Karar Partisi Genel Başkanı Yaşar Aydın, partisinin kuruluş gerekçelerini ve Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarını değerlendirdi. Türkiye'de siyasi sistemin kutuplaştırma üzerine kurgulandığını belirten Aydın, “100 yıldan beri bize bir tiyatro izletmişler. Vatandaş olarak biz, birbirinden farklı sandığımız siyasi partilerin sadece figüranı olmuşuz” dedi.

Partisinin kuruluş amacının Türkiye’de zihinlerde oturtulamayan temel meseleler yüzünden bu yola çıktıklarını belirten Yaşar Aydın, “Kendimi tanıtmaktan ziyade Karar Partisi’nin neden kurulduğundan bahsetmek isterim. Karar Partisi’nin kurulma sebebi şudur: Türkiye'de bir türlü zihnimizde belli bir yere oturtamadığımız meseleler var. Bu ülkede Cumhuriyet kurulduğu günden beri neden idare sağlanmadı? Neden ekonomi düzelmedi, neden biz açız? Neden hep liyakatsiz insanlar iş başında? Ve Cumhuriyet kurulduğu günden beri siyaset neden hep Atatürk, dincilik ve milliyetçilik üzerinden gelişti? Başka bir siyasi fikrin çıkışına izin verilmedi” dedi.

“Aynı derdi çekiyoruz ama siyasetçiler bizi bölüyor”

Toplumsal ayrışmanın siyaset kurumu tarafından bilerek beslendiğine dikkat çeken Yaşar Aydın, “Maalesef bu sistem kurgulanırken kutuplaştırma üzerine dizayn edilmişti. Vatandaş kutuplaşsın, birbirine selam veremez hale gelsin istediler. Sağ-sol, Sünni-Alevi, laik-antilaik, Türk-Kürt... Bu milleti birbirinden ayırabilecek ne varsa bunları kullandılar. Biz de dedik ki; biz aynı mahallede bu ülkenin Sünnisiyle, Alevisiyle, Türküyle, Kürtüyle huzur içinde oturuyoruz. Aynı mahallede aynı çileyi çekiyoruz. Yokluğu, sefaleti, adaletsizliği komşunun çocuğu da yaşıyor, benim çocuğum da yaşıyor. Derdimiz aynı, çilemiz aynı. Oturup sohbet ediyoruz, kız alıp veriyoruz da siyaseten bizden oy isteyenler ısrarla komşumu bana düşman ilan ediyor. Siyasetçiler fikri olmadığı için ısrarla bizi din, etnik identity ve ideoloji üzerinden bölüyor. Türkiye'nin ekonomisini veya adaletsizliğini nasıl çözeceklerine dair bir fikirleri yok” diye konuştu.

“Hiçbir ideolojinin artığı değiliz, insan onuru diyoruz”

Siyasi partilerin yıllardır vatandaşa bir oyun oynadığını savunan Aydın, “Baktık ki köşe başını tutmuş partilerin aslında hepsi birmiş, aynıymış. 30-40 yıl önceki iktidar ve muhalefet de böyleymış. Biz vatandaşa kurulan bu tezgahı gördük. O yüzden sırtımızı ne Atatürkçülüğe ne dinciliğe ne de milliyetçiliğe yasladık. Biz bunların dayağını çok yedik. Bizi Atatürkçüyüz, milliyetçiyiz diyerek aç bıraktılar, insanca muamele yapmadılar. Biz 'insan onuru' diye bir fikir attık ortaya. İnsan onuru uğruna mücadele edilecek en kutsal davadır. Eğer devlet kendisini insan onuru üzerine kurgulamış olsaydı, bugüne kadar yaşadığımız sıkıntıların hiçbiri olmazdı” ifadelerini kullandı.

“Güneşi iki defa keşfetmeye gerek yok. Çözüm adalet ve ahlak”

Tarihten örnekler vererek adaletin önemine vurgu yapan Yaşar Aydın, toplumun gelişmesinde adaletin önemine vurgu yaparak, “Dünyada gelmiş geçmiş tüm imparatorluklara bakın; Bizans, Roma, Selçuklu, Osmanlı... Gücünün zirvesinde olanların tamamı adalete sarılmıştır. Adaleti merkeze oturtanlar zirveye çıkmış, adaletten uzaklaşınca da yok olmuştur. Güneşi iki defa keşfetmeye gerek yok. Türkiye'de halkın huzur bulması, milli gelirin artması, paramızın ve pasaportumuzun değerli olması için ahlakı ve adaleti egemen kılmamız lazım” dedi.

Nil Şarman’ın başarısı Mersin SEM’de judo branşını açtı
Nil Şarman’ın başarısı Mersin SEM’de judo branşını açtı
İçeriği Görüntüle

“Siyaset ihale veya zenginleşme mesleği değil, bir hizmet alanıdır”

Adalette liyakatin önemine de dikkat çeken Aydın, “Bir yanda üniversiteyi birincilikle bitirmiş çocuk lokanta bulaşıkhanesinde çalışıyor, diğer yanda diploması şaibeli adamı alıp devletin en iyi makamına oturtuyorsun. Burada huzur olmaz, zulüm olur! Türkiye’deki sistem, hırsızın ve yolsuzun sırtını sıvazlayan bir mekanizmaya dönüştü. Bizim hırsızlık yapmayan, ehliyet ve liyakat sahibi insanlara ihtiyacımız var. Siyaset ihale veya zenginleşme mesleği değil, bir hizmet alanıdır” dedi.

Muhabir: Seyrani Solugan