Tarım sektöründe Nisan ayı ile birlikte başlayan hasat dönemi, beraberinde ciddi bir ekonomik krizi de getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot gibi üretim maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde, ürün fiyatlarının hızla gerilemesi çiftçiyi üretimi bırakma noktasına getirdi.
Antalya’dan gelen birinci sınıf domatesin toptan çıkış fiyatının 100 TL olduğunu, İstanbul’da 120-150 TL bandında satılmasının normal olduğunu belirten üreticiler; nakliye, paketleme ve komisyon giderlerinin fiyatları şişirdiğini, ancak tarladaki fiyatın çiftçiyi kurtarmadığını vurgulandı.
Üreticiler, bir bardak çay veya kahveye 200-300 TL verilirken, temel gıda maddesi olan sebze ve meyveye verilen paranın çok görülmemesi gerektiğini, aksi takdirde üretim yapacak çiftçi bulunamayacağı uyarısında bulundu.
Çilek ve limonda ıskarta tartışması
Silifke ve Anamur’un en önemli geçim kaynağı olan çilek, İstanbul Fatih’teki Çarşamba pazarında 75 ile 90 TL arasında alıcı buluyor. Üreticiler, bu satış fiyatlarıyla üretim masraflarını karşılamanın imkansız olduğunu belirtiyor.
Limon üretiminin merkezi Erdemli’de ise üretici Cengiz Kale, "İkinci kalite ürünü toptan 25 TL’ye verdim, ama İstanbul’da ıskarta limon 45-65 TL arasında satılıyor. Erdemli’de bile ıskartası 60 TL" diyerek fiyat dengesizliğine dikkat çekti. Niyazi Ak ise tezgahtaki ürünlerin kalitesine vurgu yaparak, "65 TL normal, burada da limon 45-50 TL" ifadelerini kullandı.
"Mandalina ve avokado üreticisi zararda"
Mevsimin son mandalinaları İstanbul’da 25 TL’den satılırken, üretici Murat Yaşa bahçe sahiplerinin büyük zarar ettiğinin altını çizerek, "Üretici yaptığı masrafı geri alamadı. Fiyatlar yüksek demeden önce ne zorluklarla yetiştiğini düşünün" dedi.
Avokado üreticisi İsmet Can ise kalite-fiyat çelişkisine değinerek, "Benim avokadolarımın kalitesi çok yüksekti ama kilosunu bu fiyata satamadım. İstanbul İstinye pazarında tanesi 250 TL iken, bazı zincir marketlerde 29 TL'ye kadar düştü" ifadelerini kullandı.
"Kışın pahalı, yazın zararına"
Sera üreticisi Mustafa Taş, tarım sektöründeki çözümsüzlüğü sert bir dille eleştiriyor. Kışın fiyatlar yükseldiğinde tepki gösterenlerin, fiyatlar düştüğünde çiftçinin zararını görmezden geldiğini savunan Taş, "Hasat başlangıcında fiyatlar düşmeye, zarar yazmaya başladı. Önümüz sıcak aylar, çiftçi aylarca zarar edecek. Bu zararı kim karşılayacak? Çiftçi sayısı her sezon azalacak. Kış gelince yine 'Neden patlıcan, biber pahalı?' haberlerini duyacağız. Bu kısır döngü hep böyle devam eder. Kolaysa gelin kendiniz yapın" diyerek tepkisini gösterdi.





