Mersin emlak piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Gayrimenkul Danışmanı Serkan Barut, özellikle kira fiyatlarındaki gerilemenin dikkat çekici olduğunu söyledi. Barut, “Mersin’de yabancıların gidişiyle kiralık daire sayısında ve kirada olan dairelerin kira artış hızında ciddi bir yavaşlama ve hatta yer yer düşüşler yaşandı” dedi. Ev sahiplerinin eskiye oranla elinin zayıfladığını vurgulayan Barut, “Ev sahipleri eskisi gibi agresif kira artışları yapamayacak duruma geldi. Bu da emlak piyasasını yavaşlatmakla beraber yatırım amacıyla gayrimenkul alımlarını durma noktasına getirmektedir” ifadelerini kullandı.

Yatırımlık konutta fiyat-kira uçurumu

Yatırım amaçlı konut alımlarının durma noktasına gelmesinin temel sebebini, gayrimenkul değerleri ile kira getirileri arasındaki makasın açılmasına bağlayan Barut, Mersin’in farklı bölgelerinden çarpıcı örnekler verdi. Barut, “Şu an Yenişehir’in üst bölgelerinde 12-13 milyon TL değerindeki bir gayrimenkulün aylık kira getirisi 50-60 bin TL civarında. Pozcu Alanya Fırın Sokağı civarındaki 40 yaşındaki bir gayrimenkulün en düşük değeri 2.5 milyon TL civarında olup, bu dairenin aylık kira getirisi ise 17 bin TL bandında” diye konuştu.

Toroslar Belediyesi’nde bayramlaşma coşkusu: Başkan Yıldız’dan personele teşekkür
Toroslar Belediyesi’nde bayramlaşma coşkusu: Başkan Yıldız’dan personele teşekkür
İçeriği Görüntüle

Mevcut piyasa koşullarında anaparanın bankada değerlendirilmesiyle elde edilen faiz getirisinin, kira getirisinin çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Barut, “Gayrimenkullerin değeri ve kira getirisi oranı ile bu anaparanın faiz getirisi arasında uçurum mevcut. Satıcılar da gayrimenkullerini piyasanın altında vermek istemedikleri için alıcı ve satıcı arasında ciddi bir kopukluk yaşanmaktadır” dedi.

Jeopolitik riskler ve faiz vurgusu

Küresel ekonomik gelişmelerin de sektöre olumsuz yansıdığını belirten Barut, ABD-İran arasındaki savaş ve petrol arz şokuna da değindi. Barut, uluslararası ekonomik sıkıntıların alım iştahını düşürdüğünü belirterek, yurt içindeki faiz politikalarına yönelik de şunları söyledi:
“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indiriminin savaş nedeniyle ertelenmesi, bankaların konut faiz indirimlerini askıya almalarına yol açtı. Bu da ilk dairesini alacak vatandaşların hayallerini ertelemesine neden oluyor.”

“Sektör olumsuz ayrışıyor”

Tüm bu veriler ışığında inşaat sektörünün ekonomiden negatif yönde ayrıştığını belirten Barut, çözüm için umutlu olunması gerektiğini fakat toparlanmanın zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Barut, “Çözüm olarak savaşın bitmesi, Türkiye ve uluslararası piyasada ekonomiye olan güvenin artması emlak piyasasında hareketi olumlu etkileyecektir. Temel faktör, arz-talep ve faiz dengesi üzerinden çalışır. Bu dengenin sağlanması gayrimenkul sektörünü ciddi şekilde rahatlatacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: gamze demir