Avukat Ayşe Doğan, kendisine ulaştırılan bilgi ve görseller üzerinden yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin yönetiminde olduğu belirtilen işçi kampının atıklarının hiçbir arıtma işlemine tabi tutulmadan dereye bırakıldığını ve buradan denize karıştığını öne sürdü.

Doğan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:“Akkuyu Nükleer Santrali’nde çalışan işçilerin konakladıkları yerlerden, Türk şirketlerinin yönetiminde olan işçi kampının atık su ve foseptik atıklarının bu şekilde doğrudan dereye boşaltıldığı ve oradan denize karıştığı şeklinde bir bilgi ulaştırıldı. Doğruluğunun yetkili kurumlarca kontrol edilmesi ve bu bilgi doğru ise ivedilikle önlenmesi gereken bir durum. Kolay ve maliyetsiz yöntemlerle kimsenin doğayı kirletmeye ve halkın sağlığını riske atmaya hakkı yok.”

Atık su iddiasının boyutları: Deniz canlıları ve balıkçılık tehdit altında

Çevre aktivistlerine göre, eğer iddialar doğruysa bu durum sadece bir çevre ihlali değil, aynı zamanda halk sağlığını doğrudan tehdit eden bir skandaldır. Dere yoluyla denize ulaşan atık suların yaratacağı tahribatın boyutları ise oldukça ciddi.

Deniz ekosistemine geri dönüşü olmayan zarar

Uzmanlar, foseptik atıkları ve kontrolsüz deşarj edilen atık suların deniz ekosisteminde şu tahribatlara yol açabileceği konusunda uyarıyor: Ötrofikasyon (aşırı besin tuzu artışı): Atık sulardaki azot ve fosfor, deniz yosunlarının ve alglerin aşırı şekilde çoğalmasına neden oluyor. Bu durum su yüzeyini kaplayarak güneş ışığının derinlere ulaşmasını engelliyor. Oksijen tükenmesi: Alg patlamalarının ardından bu canlılar öldüğünde, çürüme süreci sudaki oksijeni tüketiyor. Bu da balıkların, yengeçlerin, midyelerin ve diğer deniz canlılarının toplu halde ölümüne yol açıyor.

Mersin’de 28. İnanç, Barış ve Kardeşlik Buluşması: “Farklı diller, dinler ve kültürler sevgiyle dokunuyor”
Mersin’de 28. İnanç, Barış ve Kardeşlik Buluşması: “Farklı diller, dinler ve kültürler sevgiyle dokunuyor”
İçeriği Görüntüle

Bölgedeki balıkçılık faaliyetleri vurulacak

Mersin Körfezi, Akdeniz'in en önemli balıkçılık alanlarından biri konumunda bulunuyor. Atık suların denize karışması durumunda: Balık göç yolları bozulacak: Kirlilik nedeniyle birçok tür üreme ve beslenme alanlarını terk edecek. Av verimi düşecek: Kirlenen sularda balık popülasyonları hızla azalacak, bölgedeki balıkçıların geçim kaynağı tehlikeye girecek. Halk sağlığı riski: Kirlenen sulardan avlanan balıkların tüketilmesi, ağır metal ve patojen içeriği nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek.

Turizm ve rekreasyon alanları tehlikede

Mersin'in özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi alan sahil şeridi, atık su deşarjı nedeniyle risk altında. Yetkililer, kirlenen plajların yüzme ve su sporlarına kapatılması gerekebileceğini, bunun da bölge turizmine milyonlarca liralık zarar verebileceğini belirtiyor.

Kaynak: ahmet atala