Türkiye’nin dış ticaret haritasında dev ölçekli girişimlerin ağırlığı her geçen gün belirginleşiyor. Resmi dış ticaret verileri ile iş kayıtları sisteminin eşleştirilmesiyle hazırlanan 2025 yılı "Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri" sonuçlarına göre, toplam ihracatın yüzde 46,1’ini ve ithalatın yüzde 59,4’ünü 250’den fazla çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler üstlendi. Toplam dış ticaretteki yoğunlaşma dikkat çekerken, ülkenin toplam ihracatının yüzde 51,0’ını, ithalatının ise yüzde 64,8’ini tek başına en büyük ilk 500 firma gerçekleştirdi. En çok ihracat yapan ilk 5 girişim toplam dış satımın yüzde 8,9’unu sağlarken, ithalatta ilk 5 firmanın payı yüzde 13,8 olarak kayıtlara geçti.

Yıl boyunca 166 bin 459 girişim ihracat, 323 bin 769 girişim ise ithalat koridorunda faaliyet gösterdi. İhracatçı tabanının yüzde 74,2’lik ezici çoğunluğunu 1 ile 9 kişi arasında istihdam sağlayan mikro ölçekli girişimler oluşturmasına rağmen, bu grubun toplam ihracattan aldığı pay yüzde 18,3’te kaldı. Küçük ve orta ölçekli girişimlerin dış satımdaki payı sırasıyla yüzde 17,3 ve yüzde 18,3 seviyesinde gerçekleşti. İthalat tarafında ise tablo çok daha keskin bir yoğunlaşmaya işaret etti; toplam ithalat yapan firmaların yalnızca yüzde 1,1’ini oluşturan büyük ölçekli devler, toplam ithalatın yaklaşık yüzde 60'ına imza attı. Mikro işletmelerin ithalattaki payı yüzde 10,7, küçük ölçekli işletmelerin yüzde 11,9 ve orta ölçekli işletmelerin payı yüzde 18,0 oldu.

Sektörel dağılımda sanayi çarkları ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdü. Girişimlerin ana faaliyet alanlarına bakıldığında, ihracatın yüzde 57,6’sını ve ithalatın yüzde 45,4’ünü sanayi sektöründe yer alan firmalar üstlendi. Ticaret sektöründeki girişimler ihracatta yüzde 37,7, ithalatta ise yüzde 37,8 pay sahibi oldu. Sanayi ihracatında dev tesisler yüzde 70,3’lük payla başı çekerken, ticaret sektöründeki ihracatta ise yüzde 89,0’lık oranla KOBİ’lerin belirgin hakimiyeti korundu. İmalat sanayi ürünlerinin ihracatında ana faaliyeti sanayi olan firmalar yüzde 59,5 ile aslan payını alırken, bu gruptaki şirketlerin ürettiği ürünlerin yüzde 97,6’sını doğrudan imalat sanayi malları oluşturdu. İmalat ürünleri ithalatında ise ticaret sektörü yüzde 43,5 ile sanayi sektörünü kıl payı geride bıraktı.

Pazar çeşitliliği ve küresel erişim ağlarında ise Avrupa Birliği ana rotadaki yerini korudu. Sanayi girişimleri ihracatlarının yüzde 49,2’sini 27 üyeli AB coğrafyasına yaparken, bunu yüzde 14,3 ile AB üyesi olmayan diğer Avrupa ülkeleri ve yüzde 10,9 ile Yakın ve Orta Doğu takip etti. Türkiye'den AB'ye yapılan toplam ihracatın yüzde 66,3'ü sanayi, yüzde 30,5'i ise ticaret firmaları tarafından sağlandı. İthalat kanallarında sanayi devleri en çok AB (yüzde 35,3) ve Diğer Asya ülkelerinden (yüzde 25,9) tedarik sağladı.

Gülcan Kış’tan 2027 bütçesine tepki: “Rakamlar başka bir tabloyu gösteriyor”
Gülcan Kış’tan 2027 bütçesine tepki: “Rakamlar başka bir tabloyu gösteriyor”
İçeriği Görüntüle

Lojistik ağların genişliği açısından bakıldığında, ihracatçı girişimlerin yüzde 39,0’ının yalnızca tek bir ülkeye satış yaptığı görüldü. Buna karşın, 20 ve daha fazla ülkeye ihracat yapabilen yüzde 3,2’lik nitelikli azınlık, toplam ihracat gelirinin yüzde 57,4’ünü kasasına koydu. İthalat tarafında ise bağımlılık çok daha belirgin hatlarla çizildi; ithalatçı girişimlerin yüzde 84,6’sı alımlarını tek bir ülkeden gerçekleştirdi. 20 ve üzeri ülkeden ithalat yapan sadece yüzde 0,8’lik kesim ise toplam ithalat hacminin yüzde 52,5’ini yönetti.

Kaynak: Haber Merkezi