Tarladan çıkan limonun Mersin’de kilogram fiyatının 15 TL, İstanbul pazarlarında ise 20 TL seviyelerinde seyretmesi üreticinin tepkisine yol açıyor. Sadece limonda değil, domates ve salatalık gibi yoğun biçimde üretimi Mersin’de gerçekleştirilen ürünlerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. İstanbul’da domates 25 salatalık ise 20 liradan pazarlarda satılmaya başlandı.
Bir kilo limon bir bardak çay etmiyor
Gübre, akaryakıt ve işçilik masraflarındaki artış karşısında gelir elde edemeyen çiftçiler, ürünlerini zararına toplamak zorunda kalıyor. Bölgedeki bir üreticinin “1 kilo limon, 1 bardak çay parası bile etmiyor” ifadeleri krizin boyutunu ortaya koyuyor.
66 yılın üretim rekoru bereketi zarara dönüştürdü
Son 66 yılın en yüksek rekor üretimi gerçekleşmesine rağmen, arz fazlası ve yüksek nakliye maliyetleri çiftçinin beklentilerinin aşağıya çekilmesine yol açtı. İstanbul Fatih Semt Pazarı’nda soğuk hava depolarından getirilen yatak limonun kilogram fiyatı 20 TL’ye kadar düştü. Benzer durum domates ve salatalık fiyatlarında da gözlenirken, büyük kentlerdeki ucuzluk üreticinin tarladaki zararı pahasına gerçekleşiyor.
“Sanki A’dan Z’ye tüm ürünler için şalter indi”
Mersin’in Tepeköy bölgesinde 40 yıldır çiftçilik yapan 52 yaşındaki Kenan Dağ, 2026 sezonunun meslek hayatında karşılaştığı en ağır dönem olduğunu vurgulayarak, “40 senedir bu üretimin içindeyim. Geçmişte de sıkıntılar yaşandı ama bu sezon başımıza gelen en ağır tablo. Eskiden biri para etmezse diğeri telafi eder, çark dönerdi. Şeftali para etmez ama domatesle zararı kapatırdık. Limon para etmezse başka bir ürettiğimiz ürünle yerini doldururduk. Bu yıl A’dan Z’ye çiftçinin emek verdiği ne varsa, sanki bir düğmeye basılmış gibi değerini kaybetti. İşçi, yakıt ve gübre masrafları ortada; hangi kesim bu şartlarda zararına çalışabilir? Türkiye’nin her yerinde üreticinin malı elinde kaldı. Bu işin sonunun ne olacağını bilmiyoruz” diye dert yandı.




