Duvar resimleriyle yaşam alanlarına renk katan Ressam Ümran Esiroğlu Yaman, yaklaşık 18 yıldır sürdürdüğü mesleğinde okullardan kafelere, iş yerlerinden farklı yaşam alanlarına kadar birçok mekanı kendi özgün çizimleriyle renklendiriyor. Her mekanın kendine özgü bir ruhu olduğunu ifade eden Yaman, çalışmalarını da mekanın özelliklerine ve insanların ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğini söyledi.

Yaman, yaptığı işin yalnızca bir duvara şekil ve renk vermekten ibaret olmadığını belirterek, “Resim benim için sadece bir duvara çizilen şekillerden ya da renklerden ibaret değil; insanların yaşadığı alanlara biraz olsun neşe, renk ve hayat katabilmek demek” ifadelerini kullandı.

Duvarları Resimlerle Süslüyor

Çocukların dünyasına renk katıyor

Özellikle okul ve anaokullarında yoğun talep gördüğünü dile getiren Yaman, çocukların bulunduğu alanlarda renklerin ve resimlerin önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Çocukların hayal dünyasının renkler, oyunlar ve hayal gücüyle şekillendiğine dikkat çeken Yaman, bu nedenle çalışmalarında çocukların ilgisini çekecek figürlere ağırlık verdiğini belirtti.

Anaokulu ve ilkokullarda karakterler, hayvanlar, doğa manzaraları, çiçekler ve rengarenk figürler çizdiğini anlatan Yaman, “Bir duvara resim yaparken sadece orayı güzelleştirmeyi değil, çocukların o duvara baktıklarında bir şeyler hayal etmelerini de amaçlıyorum” dedi.

Kuşları Resmediyor

Caretta carettalar ve çiçekler vazgeçilmezleri arasında

Doğanın güzelliklerini çalışmalarına taşımaya özen gösterdiğini belirten Yaman, özellikle çiçeklerin resimlerinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Renkli çiçeklerin bulunduğu duvarların insanların ruhunu açtığına inandığını ifade eden Yaman, caretta caretta figürlerini de severek resmettiğini dile getirdi.

“İlk aklıma gelen figürlerden biri caretta carettalar oluyor” diyen Yaman, bu canlıların deniz, doğa ve özgürlükle olan bağının insanlarda güzel duygular uyandırdığını kaydetti. Yaman, duvar resimlerinin çocukların doğayı ve canlıları tanıması, çevreye karşı daha duyarlı hale gelmesi açısından da önemli bir araç olduğunu söyledi.

Okul Duvaları Rengarenk

“Bir duvara sadece boya sürmüyorum, hikaye bırakıyorum”

Duvar resimlerinin sıradan ve soğuk görünen alanları tamamen değiştirebildiğini ifade eden Yaman, rengarenk çiçeklerin, hayvanların ve doğa görüntülerinin bir mekanın atmosferini kısa sürede değiştirebildiğini belirtti. İnsanların yaptığı resimleri gördüğünde yüzlerinde küçük de olsa bir tebessüm oluşmasının kendisi için çok değerli olduğunu söyleyen Yaman, “Belki çok büyük bir şey yapmış gibi görünmeyebilir ama insanların birkaç dakikalığına bile olsa daha mutlu hissetmesine vesile olmak benim için çok değerli” şeklinde konuştu.

Seçil Kauçuk’tan kadroya iki takviye
Seçil Kauçuk’tan kadroya iki takviye
İçeriği Görüntüle

Duvarların yalnızca sınır oluşturan yüzeyler olmadığını vurgulayan Yaman, “Bir duvarı boyarken aslında sadece boya sürmüyorum. Oraya bir hikaye bırakıyorum. Bazen bir çocuğun hayal dünyasına dokunuyorum, bazen bir iş yerinin atmosferini değiştiriyorum, bazen de insanların günlük hayatın yoğunluğu içerisinde kısa bir an durup güzel bir şeye bakmasını sağlıyorum” dedi.

Boya Sanatçısı

“Sanat hayatın içinde olmalı”

Yaklaşık 18 yıllık meslek hayatının kendisine sanatın yaşamın içinde olması gerektiğini öğrettiğini dile getiren Yaman, sanatın yalnızca galerilerde ve sergi salonlarında bulunmaması gerektiğini söyledi. Yaman, “Sanat sadece galerilerde, sergi salonlarında ya da özel alanlarda bulunmak zorunda değil. Bir okulun koridorunda, bir kafenin duvarında, bir iş yerinin girişinde veya çocukların oyun oynadığı bir alanda da insanlara ulaşabilir” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarındaki temel amacın beton ve gri görüntüyü renklerle değiştirmek olduğunu belirten Yaman, sözlerini şöyle tamamladı: “İstediğim şey, insanların karşısına çıkan gri ve beton duvarların yerine biraz renk, biraz doğa, biraz hayal ve biraz da mutluluk koyabilmek. Eğer yaptığım bir resim bir çocuğun yüzünü güldürüyor, bir insanın ruhunu açıyor ya da bir mekana giren kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlıyorsa, benim için yaptığım iş amacına ulaşmış demektir.”

Muhabir: Emrah Birgül