Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Hızlı Tren Projesi’nde çalışmalar tüm hızıyla sürerken, dev altyapı yatırımında stratejik bir makas değişikliğine gidildi. Sanayi ve lojistik koridorunu birbirine bağlayacak hattın, ilk aşamada yolcu taşımacılığı yerine tamamen yük trafiğine açılmasının planlandığı öğrenildi. Bölge ekonomisinde çarpan etkisi yaratması beklenen bu kararla birlikte, demiryolu ağının öncelikli olarak üretim ve ihracat üslerine can suyu vermesi hedefleniyor.
Sanayi ve lojistik merkezler birbirine bağlanıyor
Edinilen bilgilere göre, proje kapsamında öncelik Mersin Limanı, Yenice Lojistik Merkezi, organize sanayi bölgeleri ve Çukurova Havalimanı bağlantılı yük trafiğine verilecek. Devreye alınacak bu lojistik hat sayesinde, bölgedeki sanayi üretiminin limanlara ve uluslararası pazarlara erişimi olağanüstü hız kazanacak. Yolcu taşımacılığı sisteminin ise hummalı çalışmaların devam ettiği ilerleyen süreçte, aşamalı olarak devreye alınması bekleniyor. Projenin tamamen hayata geçmesiyle birlikte, bölgedeki lojistik taşımacılığın çok büyük bir kısmının karayolundan demiryoluna kaydırılması ve böylece hem maliyetlerin düşürülmesi hem de karbon emisyonunun azaltılması hedefleniyor.

En kritik viraj Tarsus geçişi
Projenin fiziki olarak en zorlu ve mühendislik açısından en yoğun mesai harcanan noktasını ise Tarsus oluşturuyor. Özellikle Tarsus geçişinin, hem şehir içi trafik düzenlemeleri hem de yoğun yer altı geçiş çalışmaları nedeniyle projenin en kritik ve titizlik gerektiren etaplarından biri olduğu belirtiliyor. Bölgede konuşulan kulis bilgilerine göre, 2026 yılı sonunda ilk olarak yük trenlerinin hatta alınması, bu deneme ve lojistik işletim sürecinin ardından hızlı yolcu taşımacılığı sisteminin tam kapasiteyle devreye girmesi planlanıyor.

Bölge ekonomisinde yeni bir dönem başlayacak
Ekonomi uzmanları, yolcu taşımacılığından önce yük taşımacılığının başlamasının bile Tarsus ekonomisine ve ticaret hacmine çok kısa sürede önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyor. Demiryolu lojistiğinin bölgeye gelmesiyle birlikte yeni lojistik merkezler, dev depolama alanları, nakliye sektörü ve sanayi yatırımlarında büyük bir hareketlilik yaşanması bekleniyor. Projeyle birlikte Mersin ile Gaziantep arasındaki ulaşım süresinin önemli ölçüde azalması hedeflenirken, Tarsus’un da bu devasa ağın tam ortasında yer alarak bölgesel bir ulaşım ve lojistik üssü haline gelmesi öngörülüyor.



