CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Cumhurbaşkanlığının 2026 yılının ilk altı ayındaki bütçe harcamalarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığının Ocak-Haziran döneminde 8 milyar 486 milyon 566 bin lira harcadığını hatırlatan Kış, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde Sarayın harcamalarının ulaştığı boyutun vicdanları yaraladığını söyledi.
Cumhurbaşkanlığının harcamalarıyla emekliye yapılan zammı karşılaştıran Kış, “Türkiye’de sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kim için kullanıldığıdır. İktidar emekliye kemer sıkmayı, Saraya ise sınırsız harcamayı reva görüyor.” dedi.
“Emekliye sabır, saraya sınırsız harcama”
Cumhurbaşkanlığının ilk altı ayda yaptığı 8 milyar 486 milyon 566 bin liralık harcamanın bütçe önceliklerini açıkça ortaya koyduğunu belirten Gülcan Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Milyonlarca emekli ayın sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Markete girmeden önce cebindeki parayı hesaplıyor, pazarda fileyi değil fiyat etiketini taşıyor. Ama aynı dönemde Cumhurbaşkanlığı kasasından milyarlarca lira harcanıyor. Vatandaşa tasarruf tavsiye edenler, söz konusu Saray olunca hiçbir sınır tanımıyor.”
Kış, iktidarın yıllardır uyguladığı ekonomi politikalarının yükünün sürekli dar gelirlinin sırtına yüklendiğini belirterek, “Fedakârlık istenen hep emekli, işçi, memur oluyor. Tasarruf denildiğinde millet akla geliyor; ama Sarayın harcamalarına gelince tasarruf kelimesi sözlüğe bile uğramıyor.” ifadelerini kullandı.
“360 bin emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor”
Cumhurbaşkanlığının ilk altı aylık harcamasının büyüklüğüne dikkat çeken Kış, şu rakamları paylaştı:
- Cumhurbaşkanlığının ilk altı aylık harcaması 8 milyar 486 milyon 566 bin lira.
- Bu tutar, yaklaşık 360 bin emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor.
- Günlük ortalama harcama 46 milyon 887 bin lira.
- Saatlik ortalama harcama 1 milyon 954 bin lira.
- Dakikalık ortalama harcama 32 bin 560 lira.
Kış, rakamların ortaya koyduğu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Bir emekli bir ay boyunca 23 bin 552 lirayla yaşamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı ise bu tutarı yaklaşık 43 saniyede harcıyor. Bugün Cumhurbaşkanlığının bir saatlik harcaması yaklaşık 83 emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor. Emekliye ‘idare edin’ diyen anlayış, Saray söz konusu olduğunda milyarlarca lirayı bir kalemde harcamaktan çekinmiyor.”
“Bir tarafta ay boyunca pazara, markete, eczaneye yetişmeye çalışan emekliler var; diğer tarafta saniyeler içinde milyonların vergisini harcayan bir anlayış var. İşte bugün Türkiye’nin özeti budur.”
“Emekliye verilen zam, geçim derdini çözmüyor”
En düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildiğini hatırlatan CHP’li Kış, yapılan artışın gerçek hayat karşısında hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi.
“Emekliye toplamda 3 bin 552 lira artış yapıldı. Bunun günlük karşılığı sadece 118 liradır. Bugün bir aile markete girdiğinde yalnızca birkaç temel ürün alsa bu para kasada eriyip gidiyor. İktidar bunu zam diye anlatıyor ama vatandaş bunun zam olmadığını, market fişini eline aldığında zaten görüyor.”
Kış, emeklilerin yıllarca çalışarak bu ülkeye hizmet ettiğini belirterek, “Emekliler sadaka değil, alın terlerinin karşılığını istiyor. Kimse lütuf beklemiyor. İnsan onuruna yakışır bir yaşam talep ediyor.” dedi.
“Bu ülkenin kaynağı var, yeter ki millet için kullanılsın”
Ekonomik krizin faturasının sürekli dar gelirliye kesildiğini ifade eden Gülcan Kış, bütçe tercihlerinin değişmesi gerektiğini söyledi.
“Her zam döneminde ‘kaynak yok’ deniliyor. Emekliye gelince bütçe imkânlarından söz ediliyor. Ama Sarayın harcamalarına baktığınızda kaynak sorunu diye bir şey olmadığını görüyorsunuz. Demek ki mesele para değil, tercihtir. Siz tercihinizi emekliden değil, Saraydan yana kullanıyorsunuz.”
Kış, Cumhurbaşkanlığının yaptığı harcamaların toplumun vicdanında karşılık bulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün emekli pazardan yarım kilo meyve alırken hesap yapıyor. Torununa harçlık veremediği için mahcup oluyor. Elektrik faturasını mı ödesin, ilacını mı alsın diye düşünüyor. Böyle bir tabloda milyarlarca liralık Saray harcamalarını savunmak mümkün değildir.”
“Devletin itibarı şatafatla değil, vatandaşın refahıyla ölçülür”
Açıklamasını değerlendiren Gülcan Kış, iktidara şu çağrıyla seslendi: “Devletin itibarı; emeklisinin açlık sınırının altında yaşadığı, işçisinin ay sonunu getiremediği, gençlerin geleceğe umutla bakamadığı bir ülkede gösterişli harcamalarla korunamaz. Gerçek itibar, vatandaşına insanca yaşam sağlayan sosyal devlet anlayışıyla mümkündür.”
“Bugün milyonlarca emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Buna rağmen bütçenin önceliği emekli, işçi, üretici değil; Sarayın harcamaları oluyor. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla şatafat değil; adaletli bir bütçe, güçlü bir sosyal devlet ve vatandaşın cebini rahatlatacak gerçek ekonomi politikalarıdır.”
“Bu ülkenin kaynakları 86 milyonundur. O kaynaklar bir avuç ayrıcalıklı kesimin konforu için değil, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve dar gelirli vatandaşın insanca yaşayabilmesi için kullanılmalıdır.”




