2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt, yaklaşan bayram öncesinde yaptığı açıklamada hem dayanışma vurgusu yaptı hem de emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloya ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Emeklilerin yıllar içinde ciddi hak kaybına uğradığını belirten Kurt, verilen bayram ikramiyelerinin yetersiz kaldığını, geçmişten bugüne emekli maaşlarının nasıl eridiğine dikkat çekerken, hükümetin ekonomi politikaları da eleştirildi. Kurt, emeklilerin artık “yok sayılmayı” kabul etmediğini ve haklarını almak için mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi. Bayramın toplumsal dayanışma açısından önemine dikkat çeken Kurt, tüm olumsuzluklara rağmen insanların bir araya gelmeye devam edeceğini belirterek “bayramı zehir etmeye çalışanlara inat bu günleri kutlayacağız” ifadelerini kullandı. İran, Filistin ve Lübnan’da yaşanan çatışmalar karşısında dayanışma mesajları veren Kurt, halkların mücadelesinin er ya da geç karşılık bulacağını savunarak, eşit ve özgür bir dünya idealine vurgu yaptı. Bayramın yalnızca bir kutlama değil aynı zamanda ortak duyguların paylaşıldığı bir zaman dilimi olduğu ifade Etti.

Emekli maaşları ve “müjde” eleştirisi
“Müjde” olarak sunulan düzenlemelerin emeklilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamadığını dile getiren Kurt, “Emeklilere müjde nasıl verilir? Örneğin denir ki: ey emekliler, 2008 yılında değiştirerek yüzde otuz beşlere düşürdüğümüz Aylık Bağlama Oranlarını bizden önceki dönemdeki gibi tekrar yüzde yetmişe çıkarıyoruz. Bu aydan itibaren aylıklarınız buna göre hesaplanacak ve hesabınıza yatacak. Bunu müjde olarak kabul eder ve alkışlardık. Hazine bunun altından kalkamaz mı dediniz? Peki kabul, 2002 yılında en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde kırk fazlasıydı. Bugünün hesabıyla 39 bin 305 lira eder. Her yıl düşüre düşüre 2020 yılında önce asgari ücretle en düşük emekli aylığını eşitlediniz, bugüne geldiğimizde ise emekli aylığına yüzde kırk eklenirse ancak asgari ücrete ulaşabiliyor. Deseydiniz ki, en düşük emekli aylığına yüzde kırk ek zam yapıp asgari ücretle eşitliyoruz, diğer aylıkları da prim gün sayısı esasına göre artırarak zararlarınızı azaltmaya çalışıyoruz. Kusura bakmayın, elimizden bu kadarı geliyor. Eh, bunu da müjde olarak kabul eder ve alkışlardık” dedi.
Bayram ikramiyesinin 4 bin lira seviyesinde kalmasını da eleştiren Kurt, bu tutarın sembolik olmaktan öteye geçmediğini vurguladı. Emeklilerin küçük artışları “müjde” olarak görmediğini belirten Kurt, asıl sorunun yıllar içinde yaşanan büyük gelir kaybı olduğunun altını çizdi. Özelleştirme süreçlerinin geçmişten bugüne ekonomik yapıyı zayıflattığını savunan Kurt, kamu iktisadi teşekküllerinin tasfiyesiyle birlikte üretim gücünün gerilediğini, halkı zenginleştirmediğini, aksine gelir dağılımını bozduğunu belirten Kurt, “Ülkemizin toplam zenginliği artıyor, emeklinin geliri azalıyor. İhracat artıyor, işçilerin geliri düşüyor. Saraylar büyüyor, emekçilerin konutsuzluğu artıyor, çiftçi mahsulünü para etmediği için toplayamıyor, çocuklar okula aç gidiyor, emekli beslenemiyor. Ülkemizin dinamizmini ve enerjisini emen, servet transferleriyle zengini daha zengin edip yoksulu yek ekmeğe muhtaç eden, kendi kendine yeten az sayıdaki tarım ülkesini limon ithalatçısı yapan iktidar bugün karadeliktir” dedi.
Açıklamanın sonunda emeklilerin talepleri maddeler halinde sıralandı. Buna göre emekliler;
En düşük emekli maaşının 39 bin TL’ye çıkarılmasını
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantılı zam yapılmasını
Bayram ikramiyelerinin bir maaş tutarına yükseltilmesini
Kirada yaşayan emeklilere kira desteği verilmesini
Memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen zamların verilmesini
Dul, yetim ve 65 yaş üstü yurttaşların gelirinin artırılmasını talep ediyor
Kurt, emeklilerin sadaka değil haklarını istediğini, talepler karşılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.





