Anamur Muz ve Çilek Üreticileri Derneği Başkanı Ali Ufuk Yılmaz, yaptığı sosyal medya paylaşımında, geçen yıl bugün 48 TL olan muzun bugün 42 TL'ye gerilediğini, ancak girdi maliyetlerinin katlandığını hatırlatarak “Bir yıl önce bugün 48 TL olan muz, bugün 42 TL. Üretim maliyetlerimiz yükseldi, fiyat ise geriledi. Siyasetçilerimiz ve oda başkanlarımız üreticiyi görmezden gelemez; emlak vergisi alıyor, aidat topluyorsanız, üreticinin sorunlarını çözmek için emek ve çaba göstermek zorundasınız. Üretici de önce kendini düşünecek, ‘bu benim partim, bu benim başkanım’ demeyi bırakacak; yoksa seneye 20 TL’ye satarız” demişti. Ancak aradan henüz 15 gün bile geçmeden market reklamlarını “Yerli muz 19.90 TL” olarak paylaşmaya başladı. Ali Ufuk Yılmaz, reklamda 19.90’dan satılacağı duyurulan muzun muhtemelen raf ömrünü tamamlamış ya da tamamlamaya yakın olan olabileceğini söyledi.

“Üreticinin sesini dinleyen kimse yok”
Zaman zaman marketlerin üreticinin elinde kalan ve olgunlaşmasını tamamlamış muzları 15-20-25 TL’den toplayıp tüketiciye sunduklarını belirten Yılmaz, “Sürümden kazanıp muz reklamını görüp gelen tüketiciye başka ürünleri satarak oradan kar ediyorlar. Bu durumun çözülmemesine sebep kendi tüketicinin içinde. Manavgat’ta 46 TL olan muz alım fiyatı Anamur’da 42 TL. Hal yok, düzgün bir piyasa yok. Üretici saçma sapan kişilerin elinde kalmış. Üreticinin sesini dinleyen kimse yok. Ülkedeki enflasyonun yanında piyasanın belirli kişilerin elinde kalması üreticinin tüm direncini kırıyor. Bu sistem böyle gidemez. Üç saattir üretici arıyor dertli. Bugün sabah Antalya’dan fotoğraf gönderdiler; Antalya’da çilek 299 TL iken bizde 80 TL. Yine muzda olduğu gibi çilekte de aynı sistem, aynı kişiler. Piyasayı istedikleri gibi yönlendiriyorlar” diye konuştu.
“Üreticinin halini dinleseniz oturur ağlarsınız”
Tarımın durumunun içler acısı bir hale geldiğine vurgu yapan Yılmaz, “Üzücü bir durum. Üreticinin çaresizliği. 42 TL tüketici açısından baktığınızda çok gibi görünebilir. Ama maliyet 40 TL olduğu yerde nasıl olacak başka türlü. Bu işleri yapmakta üreticinin durumunu gördüğümüz için üzülüyoruz. Üretici çocuk okutamıyor. Bir dinleseniz üreticiyi oturur ağlarsınız. Ama üreticinin yapacak başka şeyi yok. Bunu yapmak zorunda. Ama ne kadar yapabilir?” dedi.



