Son yıllarda e-ticaret siteleri ve kayıt dışı üreticiler aracılığıyla satılan düşük maliyetli dereceli gözlüklerin kullanımında önemli bir artış yaşanıyor. Ancak uzmanlara göre bu ürünlerin görünüşü ne kadar cazip olursa olsun, göz sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor.
Optisyen Ömer Güven, özellikle kalitesiz gözlük camlarında gözle fark edilmesi zor dalgalanmalar ve optik bozulmalar bulunduğunu belirterek, bu durumun göz kaslarının sürekli dengeleme yapmasına neden olduğunu ifade etti. Bunun sonucunda ise gün boyu devam eden göz yorgunluğu, odaklanma güçlüğü ve baş ağrılarının ortaya çıktığını söyledi.
Yanlış odak noktasıyla hazırlanan gözlüklerin de en sık karşılaşılan problemlerden biri olduğunu vurgulayan Güven, reçeteli gözlüklerde camın odak merkezinin mutlaka kişinin göz bebeği mesafesine göre ayarlanması gerektiğini dile getirdi.
Asıl önemli olan çerçeve değil, cam
Toplumda gözlük seçiminde çoğu zaman çerçevenin ön plana çıktığını belirten Güven, estetik görünüm ve kullanım konforunu çerçevenin sağladığını ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen en önemli unsurun gözlük camı olduğunu söyledi.
Kaliteli camların ışığı daha doğru kırarak renk sapmalarını en aza indirdiğini belirten Güven, çok katmanlı sert kaplamaların çizilmeye karşı daha dayanıklı olduğunu ifade etti. Düşük kaliteli camlarda ise kısa sürede oluşan mikro çiziklerin görüş kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
İnceltilmiş yüksek kaliteli camların hem daha hafif hem de daha dayanıklı olduğuna dikkat çeken Ömer Güven, özellikle yüksek numaralı gözlük kullanan kişiler için bu teknolojilerin önemli avantaj sağladığını belirtti.
Kaliteli cam uzun vadede hem gözü hem bütçeyi koruyor
Vatandaşların gözlük satın alırken çoğunlukla fiyatı ön planda tuttuğunu söyleyen Optisyen Ömer Güven, kaliteli gözlük camlarının uzun vadede daha ekonomik olduğunu ifade etti.
Kaliteli optik camların göz kaslarının gereksiz çalışmasını önleyerek göz yorgunluğu ve baş ağrılarını azalttığını belirten Güven, UV400 korumasının güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınlarını filtrelediğini, mavi ışık filtrelerinin ise bilgisayar, telefon ve tablet kullanan kişilerde dijital göz yorgunluğunu önemli ölçüde azalttığını söyledi.
Ayrıca kaliteli kaplamaların gece araç kullanan sürücüler için büyük avantaj sağladığını belirten Güven, karşıdan gelen farların oluşturduğu rahatsız edici parlamaların antirefle kaplamalar sayesinde önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi.
Yanlış hazırlanan gözlük ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor
Yanlış numara veya hatalı odak ölçüsüyle hazırlanan gözlüklerin yalnızca net görmeyi engellemediğini ifade eden Ömer Güven, sürekli baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, denge kaybı, bulanık ya da çift görme gibi ciddi şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Özellikle odak merkezinin göz bebeğiyle örtüşmemesinin göz kaslarını sürekli zorladığını belirten Güven, bunun da konsantrasyon kaybına ve günlük yaşam kalitesinin düşmesine neden olduğunu ifade etti.
Çocuklarda gözlük seçimi daha fazla özen gerektiriyor
Çocuklarda görme sisteminin gelişim aşamasında olduğuna dikkat çeken Güven, yanlış seçilen gözlüklerin göz tembelliği gibi kalıcı sorunlara neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle çocuk gözlüklerinde kırılmaya dayanıklı polikarbonat veya Trivex camların tercih edilmesi gerektiğini belirten Optisyen Ömer Güven, çerçevenin ise esnek, hipoalerjenik ve çocuğun yüz yapısına tam uyumlu olması gerektiğini ifade etti.
Dijital ekranlar gözleri yoruyor
Bilgisayar, tablet ve telefon kullanımının her geçen gün arttığını belirten Güven, uzun süre ekrana bakmanın göz kırpma refleksini azalttığını ve bunun göz kuruluğuna neden olduğunu söyledi.
Mavi ışığın biyolojik ritmi de etkileyebildiğini ifade eden Güven, ekran karşısında uzun süre çalışan kişilere mavi ışık filtreli ve yüksek kaliteli antirefle kaplamalı camları önerdi.
Ayrıca herkesin uygulayabileceği 20-20-20 kuralını hatırlatan Güven, her 20 dakikada bir yaklaşık 6 metre uzağa 20 saniye bakmanın göz kaslarını dinlendirdiğini söyledi.
Kaliteli gözlük nasıl anlaşılır?
Tüketicilerin satın alacakları gözlüklerin Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kaydını ve üretici sertifikalarını mutlaka sorgulaması gerektiğini belirten Güven, kaliteli optik camlarda üreticiye ait lazer markalamalarının bulunduğunu söyledi.
Optik mağazası seçerken yalnızca fiyatın değil, dijital odak ölçüm sistemleri kullanan, satış sonrası teknik destek veren ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırılmış optisyenlik müesseselerinin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.
"Hazır okuma gözlükleri masum değil"
Toplumda gözlük kullanımıyla ilgili birçok yanlış bilginin dolaştığını belirten Güven, gözlük takmanın göz numarasını artırmadığını söyledi.
Halk arasında "dinlendirici gözlük" olarak bilinen gözlüklerin tıbbi bir tanım olmadığını ifade eden Ömer Güven, marketlerde ve işportada satılan hazır okuma gözlüklerinin ise kişiye özel odak ölçüsü yapılmadan üretildiği için uzun vadede göz sağlığı açısından risk oluşturabileceğini dile getirdi.
"Gözlük bir aksesuar değil, sağlık ürünüdür"
Güven, gözlüğün yalnızca daha iyi görmek için kullanılan bir aksesuar olmadığını, doğrudan göz sağlığını etkileyen tıbbi bir ürün olduğunu vurguladı.
Vatandaşlara internetten veya yetkisiz satıcılardan gözlük almamaları çağrısında bulunan Güven, düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, yetişkinlerin yılda en az bir kez, çocukların ise gelişim döneminde altı ayda bir göz kontrolünden geçmesini tavsiye etti.
"Kaliteli gözlük yalnızca net görmeyi sağlamaz; göz sağlığını korur, yaşam kalitesini artırır ve uzun vadede çok daha doğru bir yatırım olur." sözleriyle açıklamalarını tamamladı.


