“Ekran kullanımını değerlendirirken çocuğun yalnızca yaşı değil, bilişsel olgunluğu, dikkat süresi ve duygu düzenleme becerileri birlikte ele alınmalıdır” diyen Arkadaş “ Özellikle erken çocukluk döneminde, öğrenmenin temel yolu doğrudan deneyim ve ilişki olduğu için ekran kullanımı sınırlı ve bir yetişkinin eşliğinde olmalıdır. Bu bağlamda 0–2 yaş döneminde mümkün olduğunca ekrandan kaçınılması, 2–5 yaş döneminde sınırlı ve eşlikli kullanım önerilmektedir. Okul çağında ekranın çocuğun akademik sorumlulukları, sosyal ilişkileri ve uyku düzeniyle dengede olacak şekilde ayarlanmalıdır. Ergenlik döneminde ise ekran, kimlik gelişimi ve akran ilişkilerinin bir parçası haline geldiğinden tamamen sınırlamak gerçekçi değildir. Yasaklar ya da katı sınırlar yerine bilinçli ve amaçlı kullanım teşvik edilmelidir” dedi.

"Ekran tamamen ortadan kaldırılmamalı"
Bazı çocukların ekranı sıkıldıklarından kaynaklı kullandıklarını belirten Arkadaş “Ekran konusunda çocuğun hangi ihtiyacını karşılama amacıyla ekranı kullandığını anlamak gerekir. Bazı çocuklar ekranı sıkıldıklarında kendilerini meşgul etmek için kullanırken, bazıları yoğun duygulardan uzaklaşmak ve dikkatlerini dağıtmak amacıyla, bazıları da akranlarıyla bağlantı kurmanın yolu olarak kullanıyor olabilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde çocuğun duygusal ihtiyaçları, akran ve aileleri ile ilişkileri dikkatle incelenmelidir. Ekranı tamamen ortadan kaldırmak yerine çocuğun yaşadığı zorluklarla baş etmesinin daha işlevsel yolları araştırılmalı ve bu konuda onlara rehberlik edilmeli, gerekirse uzman yardımına başvurulmalıdır” ifadelerine yer verdi.
"Ekranla ilgili konularda tutarsızlık sergilenmemeli"
Ailelerin çocuklarının ekran kullanımını sınırlarken en sık yaptığı hatalara da değinen Arkadaş, bu hataların yerine nasıl bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini de belirtti. Psikolog Arkadaş “Bu konuda en zarar verici tutum ekranla ilgili kurallarda tutarsızlık sergilemektir. Net sınırlar koymak, bunu çocukla birlikte konuşarak belirlemek ve bu kuralları ailedeki tüm bireylerin takip etmesi en sağlıklı olandır. Ayrıca ebeveynin kendi ekran kullanımının yüksek olması, model alma yoluyla çocuğun davranışını doğrudan etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Evde belirlenecek kurallara ebeveynin de uyum göstermesi daha sağlıklı bir yaklaşım sunar” dedi.

"Uykudan 1 saat önce ekran bırakılmalı"
Arkadaş “Ekran süresini tek başına azaltmaya odaklanmak yerine, çocuğun ne izlediği, ne oynadığı ve bunu hangi koşullarda yaptığına dikkat edilmelidir. Ebeveynin zaman zaman çocukla birlikte içerik tüketmesi özellikle küçük yaşlarda önemlidir. Böylece hem içerik denetimi sağlanmış olur hem de içerik üzerine konuşma fırsatı yaratır. Bu konuşmalar, çocuğun eleştirel düşünme ve dijital dünyayı anlamlandırma becerisini geliştirir. Bunun yanında günlük yaşamda ekran dışı alternatiflerin çocuklara sunulması gerekir. Bunlar çocuğun kendi başına ilgilenebileceği hobi ve yaratıcı aktivitelerin yanı sıra daha etkileşim ve ilişki odaklı aile ya da akranlar ile yapılacak sosyal aktiviteler olabilir. Ayrıca ekran konusundaki sınırların netleştirilmesi oldukça önemlidir. Yatak odasında ekran bulundurmamak, yemek saatlerini ekransız zaman ilan etmek ya da uykudan en az 1 saat önce ekranı bırakmak iyi birer örnek olabilir. Bu tür cihazsız alanlar ve zamanlar, çocuğun duygularını düzenleme becerisini de güçlendirir. Evdeki diğer aile üyelerinin de belirlenmiş bu sınırlara uyarak çocuklarına model olması da kıymetlidir” sözlerine yer verdi.

"Ebeveynler, çocuklara rehberlik etmeli"
“Dijital ekran kullanımı günümüz gelişimsel bağlamının doğal bir parçasıdır ve tamamen ortadan kaldırılması gerçekçi değildir” diyen Arkadaş “Bu nedenle temel hedef, yasaklayıcı bir yaklaşım yerine farkındalık ve öz düzenleme becerileri kazandıran dengeli yaklaşımdır. Çocuğun bireysel özellikleri, aile içi etkileşim örüntüleri ve çevresel faktörler birlikte ele alındığında daha sürdürülebilir çözümler üretilebilir. Bu süreçte ebeveynin sınır koyan ancak aynı zamanda rehberlik eden ve ilişki kuran rolü belirleyici bir faktördür” diyerek sözlerini tamamladı.




