Mersin’in en önemli arkeolojik değerlerinden biri olan Yumuktepe Höyüğü, dünya beslenme tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Doç. Dr. Burhan Ulaş, "Yumuktepe: Akdeniz Diyetinin 9000 Yıllık Mirası" başlıklı sunumuyla, insanlığın yerleşik hayata geçişinden bu yana şekillenen beslenme kültürünü gözler önüne serdi.

Başkan Aldemir sahilde vatandaşlarla buluştu
Başkan Aldemir sahilde vatandaşlarla buluştu
İçeriği Görüntüle

Akdeniz Diyetinin tüm ürünleri Yumuktepe'de tüketiliyordu


Yumuktepe’nin, modern dünyada sağlıklı yaşamın anahtarı olarak kabul edilen Akdeniz diyetinin tüm unsurlarını barındıran en eski yerleşim yeri olduğunu vurgulayan Ulaş, bu tarihi mirasın hak ettiği değeri görmesi gerektiğinin altını çizdi. Yazı öncesi dönemlere ait bitki kalıntılarından yola çıkarak kadim toplumların beslenme kültürünü çözümlediklerini belirten Doç. Dr. Burhan Ulaş, Hitit gibi büyük medeniyetlerde bile sıradan halkın ne yediğini anlamak için arkeolojik kalıntıların tek kaynak olduğunu ifade etti. Bugün milli yiyecek olarak kabul edilen kuru fasulye ve pilavın Anadolu topraklarına ancak 15. yüzyılda girdiğini ve uzun süre saray mutfağına özgü kaldıktan sonra 19. yüzyılda halk sofrasına inebildiğini hatırlatan Ulaş, Yumuktepe’nin ise çok daha köklü ve kesintisiz bir gıda haritasına sahip olduğunu söyledi. Kazılarda ulaşılan bakliyat, zeytin ve süt ürünleri kalıntılarının Akdeniz diyetinin dünyadaki ilk somut izleri olduğunu belirten Ulaş, uluslararası alanda Türkiye'nin bu miras listelerinde hak ettiği yerde bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu dile getirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 05 18 173257

İlk evcil hayvan ve tarım Yumuktepe'de tespit edildi


Yumuktepe’nin dünyada ilk evcil hayvanların ve tarım bitkilerinin bir arada görüldüğü, aynı zamanda en eski bakır eritme tesisine ev sahipliği yapan öncü bir merkez olduğunu aktaran Doç. Dr. Ulaş, kazılarda günümüzde artık üretilmeyen özel buğday türlerine rastladıklarını belirtti.

Önce tahıllar sonra meyveler evcilleştirildi


İnsanoğlunun milattan önce 8500’lerde bitkileri evcilleştirmesine rağmen meyvelerin ancak 5000 yıl sonra evcilleştirilebildiğini söyleyen Ulaş, Yumuktepe’deki 33 arkeolojik katmanın tamamında zeytin izine rastladıklarını müjdeledi. Antik DNA çalışmalarıyla zeytinin bu topraklardaki evrimini bilim dünyasına sunmaya hazırlandıklarını ifade eden Ulaş, höyükte nar, badem, üzüm, incir ve siyez buğdayı gibi zengin bulgulara ulaştıklarını, 9 bin yıl önceki bu beslenme modelinin günümüzde bile hâlâ en ideal yaşam şekli olduğunu vurgulayarak yerel mirasa daha çok sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Kaynak: Seyrani Solugan