Kahvehanede kadın devrimi: Tabular yıkıldı
Kahvehanede kadın devrimi: Tabular yıkıldı
İçeriği Görüntüle

Kaya “Sevgili basın emekçileri ve denizlerin yoldaşları, bugün 6 Mayıs, yeniden bir aradayız. Bundan tam 54 yıl önce “Devrimin en güzel yüz metresini koşanları” aramızdan alıp idam ederek emperyalizme ve faşizme karşı bağımsızlık, demokrasi ve özgürlük ateşini söndüreceklerini düşünenlere inat, onların özlemini duyduğu işçi sınıfı ve emekçilerin tam bağımsız ülkesini kurmak için bir aradayız. Onları katlederek bitireceklerini düşünenlere inat, şimdi her evde bir Deniz, Yusuf, Hüseyin Mahir, Ulaş ve İbrahim; onların bayraklarını dalgalandırmaya devam ediyor. Dünya halklarına ve emekçilere açlık, yoksulluk, sömürü ve zulüm dışında bir şey vermeyen emperyalist kapitalist sisteme karşı, başta Latin Amerika olmak üzere Avrupa ve Asya’da “yeni bir dünya mümkün” diyen gençlik hareketleri; üniversiteleri aşarak sokakları, fabrikaları doldurmaya başlamıştı. Artık sosyalizm özlemi bütün dünya halkları için gerçek bir umuda dönüşmekteydi. İşte ülkemizde ‘68 hareketi ve Denizler bu özlemi gerçeğe dönüştürmek için mücadeleye başlamışlardı. Egemenlerin ve 12 Mart darbecilerinin uykularını kaçıran, sömürü ve zulüm düzenine karşı Denizlerin yürütmüş oldukları eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin üniversite boykotlarında, köylü mitinglerinde, işçi grevlerinde hayat bulmasıydı. Egemenler örgütlü mücadeleden korktukları kadar, hiçbir şeyden korkmuyorlardı” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.14.30

"Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!”

“Darbe koşullarında yapılan yargılamaların birer formaliteden ibaret kalacağı başından belliydi” diyen Kaya “6 Mayıs 1972 yılında Deniz, Yusuf ve Hüseyin nasıl yaşadılarsa öyle de sonsuzluğa gideceklerdi. İdam sehpalarına kendileri çıkacak Türkiye halkına, işçi sınıfına ve emekçilere son sözlerini haykıracaklardı. Öyle de yaptılar. Yusuf Aslan darağacına çıkarken “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar, şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika'nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” diyecekti. Onlar şerefi ile anılmaya devam ediyorken, onları asanlar şerefsizlikleri ile hatırlanmaya devam ediyor. Hüseyin İnan "Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!"dedi. O bayrak hala Türkiye halkları ve emekçilerinin elinde dalgalanmaktadır. Deniz Gezmi̇ş’in son sözleri ise Türkiye devriminin yolunu gösteren tam bir manifesto niteliğinde olacaktı “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!" ifadelerine yer verdi.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.14.30 (2)

"Savaş makineleri halklara karşı suç işlemeye devam etmektedir"

“6 Mayıs onları anma ile birlikte aynı zamanda bir mücadele günüdür” diyen Kaya “Bugün Denizleri anmak için değil, onlara verdiğimiz sözü hatırlamak, hatırlatmak; tam bağımsız, eşit haklar temelinde bir arada yaşadığımız bir Türkiye mücadelesini yükseltmek için bir aradayız. 54 yıldır onların bize teslim etmiş olduğu o onurlu mücadelenin bayrağı eşit ve özgür bir dünya kurmak isteyenlerin ellerinde yükseldi, yükselmeye devam ediyor. Denizlerin tam bağımsız Türkiye özlemi bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Filistin hala özgür değil, emperyalist politikalar Orta Doğu’yu kan gölüne çevirdi. Afganistan, Suriye ve şimdi de İran’da, başta ABD emperyalizmi olmak üzere savaş makineleri halklara karşı suç işlemeye devam etmektedir. Kürt halkının eşit haklara dayalı yurttaşlık talepleri devam etmekte, farklı kimlik ve inançların kendini yaşama hakları yok sayılmaktadır. Ülke nüfusunun yüzde 30’u işsiz, eğitim ve sağlık paralıdır. İşçi ve emekçilere açlık sınırı altında ücret dayatılmakta, ülke kaynakları ise sermaye için seferber edilmektedir. Halk iradesi yok sayılarak seçilmişler tutuklanıp yerine kayyımlar atanmıştır. Üniversiteler, bilim, sanat, resim, müzik vs. hala özgür değildir. Gençlere geleceksizlik dayatılmakta, hak arayan sendika yöneticileri tutuklanmakta, gazetecilik yapanlar tutuklanıp yargılanmakta, işçilerin hakları için yürütmüş oldukları mücadele karşısında kolluk gaz ve cop kullanmaktadır. Sözün özü ‘68 gençlik hareketinin önderlerine karşı borcumuz ve sorumluluğumuz devam etmektedir. Yeni bir dünya, tam bağımsız bir ülke isteyen bütün toplumsal muhalefetin birleşik ortak mücadelesi bize yeni bir yaşam ve özgür bir gelecek verebilir. Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” dedi.

Kaynak: Gamze Demir