Mersin’in çok kültürlü tarihi kimliğini yansıtan anıtsal yapılar, yürütülen yoğun restorasyon çalışmalarıyla yeniden kent hayatının merkezine yerleşiyor. Büyükşehir Belediyesinin başlattığı koruma ve ihya seferberliği kapsamında, kentin simge binaları aslına uygun olarak yenilenirken aynı zamanda turizme ve sosyal yaşama hizmet edecek işlevlerle donatılıyor. Kent hafızasını geleceğe aktarmayı hedefleyen bu çalışmalar, Mersin’in tarihi çarşı ve sokaklarına yeniden hayat veriyor.

Taş Bina müze oluyor: Mersin’in hafızası bu çatıda buluşacak

Kentin kalbinde yer alan ve 1900’lü yılların başından bu yana tuz deposu, konut, fabrika ve belediye binası gibi çok farklı amaçlarla kullanılan Taş Bina, restorasyonun ardından Kent Müzesi olarak kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda titizlikle yürütülen çalışmalar kapsamında Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, yapının orijinal mimari karakterini koruyarak dış cepheyi eski görkemine kavuşturuyor. Her katın farklı bir kullanım alanına sahip olacağı müzede, Mersinliler tarihle iç içe vakit geçirebilecek.

Whatsapp Image 2026 05 26 At 17.52.53 (2)

Karamancılar Konağı mutfak kültürü evi olarak yenileniyor

Uray Caddesi üzerinde yer alan ve 19. yüzyıldan günümüze ulaşan sivil mimarinin en önemli örneklerinden Karamancılar Konağı, "Mersin Mutfak Kültürü Evi" olarak yeniden doğuyor. Kamulaştırılan 2300 metrekarelik alana sahip taşınmazın restorasyonunda son aşamaya gelinirken, yapının yeni yüzü zengin bir içeriğe ev sahipliği yapacak. Konağın zemin katında Yörük, Ortadoğu, Girit ve Akdeniz mutfaklarının tanıtıldığı bir Gastronomi Müzesi ile Atatürk anısına oluşturulan canlandırma alanı yer alacak. Üst katta ise restoran-kafe, müze idari birimi ve yemek kurslarının verileceği atölyeler bulunacak.

Kurban atıklarını çöp konteyneri yerine çukura atın çağrısı
Kurban atıklarını çöp konteyneri yerine çukura atın çağrısı
İçeriği Görüntüle

Turizmin yeni rotası tarihi Kasaplar Çarşısı

Kentin tarihi ruhunu canlandırmak adına kamulaştırılan Kasaplar Çarşısı, restorasyonun ardından turistik bir çekim merkezine dönüşecek. Proje kapsamında her dükkana farklı bir fonksiyon yüklenerek; hediyelik eşya dükkanları, kafeler ve restoranlarla bölgenin hem gece hem gündüz yaşayan bir mekan olması hedefleniyor. Bu sayede tarihi çarşı, kent turizminin en önemli uğrak noktalarından biri haline getirilecek.

Whatsapp Image 2026 05 26 At 17.52.54

Gastronomi Konağı eleştiriden doğan bir başarı hikayesi oldu

Geçmişte restorasyon yaklaşımı nedeniyle tartışmalara konu olan eski Gülnar Oteli, bugün Mersin’in en başarılı projelerinden biri olarak kabul ediliyor. Kapılarını açan Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı, sadece bir restoran değil, "yaşayan müze-restoran" modelinin öncüsü oldu. Konak, özellikle yaşanan büyük deprem felaketi sonrası sergilediği dayanışma ile dikkat çekiyor. Hataylı esnaftan alınan malzemeler, Mersinli ve Hataylı aşçılar tarafından hazırlanarak misafirlere sunuluyor. Mersin ve Hatay lezzetlerini aynı sofrada buluşturan yapı, bölge mutfağının tanıtımına ve kültürel köprü kurulmasına büyük katkı sağlıyor.

Atıl kalan miras Taş Mektep çözüm bekliyor

Büyükşehir Belediyesinin "yaşayan mekan" stratejisinin aksine, Mezitli’de bulunan ve Cumhuriyetle yaşıt olan Eski Taş Mektep, doğru bir işlevlendirme yapılamadığı için çürüme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Mersin Valiliğinin desteğiyle restore edilen ancak üniversitelere tahsis edilip sonra tekrar boşaltılan bina, şu an işlevsiz durumda kaderine terk edilmiş görünüyor. Yapının "Kent Müzesi" olması fikrine ise konumu nedeniyle halk ve uzmanlar tarafından "ilgi görmez" gerekçesiyle mesafeli yaklaşıyor. Mersin'in tarihi yapıları için asıl meselenin sadece duvarları onarmak değil, o duvarların içine hayatı yeniden doldurmak olduğu; Gastronomi Konağı’nın başarısı ve Taş Mektep’in sessizliği ile bir kez daha tescillenmiş oluyor.

Muhabir: Seyrani Solugan