Büro Emekçileri Sendikası, kamu emekçileri ile halkın yoksulluğunu derinleştiren vergi adaletsizliğine karşı tepki göstermek amacıyla, Maliye Ana Hizmet Binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Sendika adına basın açıklamasını BES Şube Başkanı Doğan Yarlıgaş okudu.
Anayasanın 73. Maddesinde vergi yükümlülüğünün şeklen varlığını korumanın ötesinde bir anlam ifade etmediğini belirten Yarlıgaş,” Gelir İdaresi Başkanlığı’nca şubat ayının son haftasında kutlanan vergi haftalarının, olmayan bir şeyin kutlanması olmaktan çıkarılmasını ve maliye emekçilerinin yapısal sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir süreç olarak ele alınmalıdır. Başta emekçiler olmak üzere dar ve sabit gelirlilerin mağduriyetine dönüşen verginin yarattığı sorunların tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir içeriğe kavuşturulması gerektiğini söyledik ve bundan sonrada söylemeye devam edeceğiz. Başta biz kamu emekçileri olmak üzere tek işverenden gelir elde edenlerin gelirleri ellerine geçmeden kaynağında vergi kesintisi yapılırken, bizler başta eğitim ve sağlık giderlerimiz olmak üzere hiçbir giderimizi indirim konusu yapamazken, birden fazla işverenden yüksek gelir elde edenler dahil olmak üzere, menkul, gayrimenkul, serbest meslek gelirleri ticari kazanç elde edenler ve istisnasız kurumlar vergisi mükellefleri harcamalarının önemli bir kısmını ödeyecekleri vergilerden düşebilmektedirler. Hatta çeşitli adlar altında dernek ve vakıflara yaptıkları bağışların çoğunlukla tamamını gider olarak göstermektedirler” dedi.
İktidarın ekonomi politikasının üretimden ve istihdam yaratmaktan uzak bir anlayışla yürütüldüğünü, bu politikalarla düşük gelir gruplarından yüksek gelir gruplarına sürekli bir servet aktarımı yapıldığını ve halka derinleşen bir yoksulluğun hikayesi dayatıldığını söyleyen Yarlıgaş “2026 bütçesinde toplam harcama tutarı olarak belirlenen yaklaşık 16 trilyonluk harcama tutarının 3 trilyona yakını sadece faiz ödemelerine ayrılmış olup, 2026 yılı Ocak ayında ödenen faiz tutarı bütün zamanların rekorunu kırarak 458 milyarı bulmuştur. Maliyetlerinin kat kat fazlasına yaptırılan ve devletin kasasından bir kuruş çıkmayacağı iddia edilen araç garantili yola, köprüye, yolcu garantili hava meydanlarına 2026 yılında 238 milyar lira ayrılmıştır. 2026 bütçesinin başlangıç hesaplarında 1 trilyon 741 milyar tutarındaki kurumlar vergisinin 768 milyarlık kısmından vergi istisnası ve teşviki adı altında vaz geçilmiştir. Bu kalemler bütçenin başlangıç kısmına konulmuş olup, bütçe yılı sonunda bu tutarların çok üzerinde tutarlara ulaşılma olasılığı gözden uzak tutulmamalıdır” şeklinde konuştu.
"Gelir İdaresi Başkanlığı dahil olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Mali Hizmetler iş kolu adı altında yeniden yapılandırılmasını talep ediyoruz”
Yoksulla zenginin aynı oranda vergi ödediğini, bu adaletsizliğe bir an önce son verilmesini istediklerini belirterek hane halkının ağırlıkla kullandığı beyaz eşya, mobilya, cep telefonu ve gıda maddeleri üzerindeki KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi yönündeki uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesi talep ettiklerini ifade eden Yarlığaş, “Vergi Haftalarında verginin önemine vurgu yapan idare, vergi emekçilerinin yaşadığı sorun başlıklarını görmezden gelmeye devam etmektedir. IMF’nin 2005 yılında kredi limitlerini serbest bırakmak için gelir idaresinde şart koştuğu yeniden yapılanmanın ortaya çıkardığı sorunlar, üzerinden 20 yıldan fazla süre geçmesine yaşanmaya devam etmektedir. Mevcut yasanın yürürlüğe girmesinden sonra vergi emekçileri arasında ortaya çıkan sorunlar sağlıklı bir şekilde ele alınmadığı gibi, yasayla birlikte kurumda yoğunlukla istihdam edilen gelir uzmanlarının görev tanımları belirsizliğini korumaya devam etmektedir. Bizler yaşanan sorun başlıklarının bütünlüklü bir çerçevede ele alınması gerektiğini, bünyesinde 40 bine yakın uzman barındıran Gelir İdaresi Başkanlığı dahil olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Mali Hizmetler iş kolu adı altında yeniden yapılandırılmasını talep ediyoruz” dedi.
Yarlıgaş talepleri şu şekilde sıraladı: “Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalı ve yoksulluk sınırındaki gelirlerden alınan vergi oranı yüzde 10’a düşürülmelidir. Hane halkının yoğunlukla kullandığı tüketim mal ve hizmetlerden alınan KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi için düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. İş yerlerimizde kreş ve bebek bakım odaları açılmalıdır. Mülakat haksızlığına son verilmeli, görevde yükselme ve unvan sınavlarında yazılı puanları esas alınmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın parçalı yapısı ortadan kaldırılmalı Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak tanımlanmalı ve kariyer -liyakat ilişkisi bu unvan içerisinde yeniden düzenlenmelidir. 5510 Sayılı Yasanın yarattığı mağduriyetlerin ortadan kaldırılmalı, emekçilerin emekli olduktan sonra iyi bir emeklilik yaşamaları için kamusal emekliliğe daha fazla kaynak ayrılmalıdır.”




