Gülnar’da traktör kredisi teslim edildi
Gülnar’da traktör kredisi teslim edildi
İçeriği Görüntüle

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2026 yılının ilk üç ayında 409,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik Başkanı Veysel Memiş, küresel ölçekte yaşanan talep daralması ve fiyat dalgalanmalarına rağmen sektörün yön değiştirerek daha dengeli bir yapıya evrildiğini vurguladı. Özellikle katma değeri yüksek ürünlere yönelimin hız kazandığını belirten Memiş, bu dönüşümün kısa vadede dalgalanma yaratsa da uzun vadede daha sürdürülebilir bir ihracat modelinin temelini oluşturduğunu ifade etti. Türkiye genelinde sektör ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığını da sözlerine ekledi.

İhracatta yön değişimi

Yılın ilk çeyreğinde ihracatta hem miktar hem de değer bazında sınırlı bir gerileme yaşandığını belirten Memiş, bu tablonun yalnızca olumsuz bir gelişme olarak okunmaması gerektiğini dile getirdi. Geleneksel yüksek hacimli ihracat modelinin zayıfladığına dikkat çeken Memiş, bunun yerine daha nitelikli ve markalı ürünlerin öne çıktığını söyledi.

Sektörün yeni dönemde daha seçici pazarlara yöneldiğini aktaran Memiş, ihracatçıların hızlı adaptasyon kabiliyeti sayesinde farklı coğrafyalarda varlık göstermeye başladığını ifade etti. Bu süreçte ürün çeşitliliği ve kalite standartlarının yükselmesi, rekabet gücünü artıran temel unsurlar arasında yer aldı. Kısa vadede yaşanan dalgalanmaların ise yapısal dönüşümün doğal bir sonucu olduğu değerlendiriliyor.

Pastacılık ürünleri liderliğini korudu

Ürün grupları bazında bakıldığında pastacılık ürünleri sektörün sürükleyici gücü olmayı sürdürdü. İlk çeyrekte 84,5 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 21’lik payla zirvede yer alan bu grup, özellikle işlenmiş ve katma değerli ürünlerin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Tatlı bisküvi ve gofretler, 25,2 milyon dolarlık ihracat performansıyla en fazla gelir sağlayan kalem oldu. Bu sonuç, markalı ve işlenmiş ürünlerin uluslararası pazarda daha güçlü karşılık bulduğunu gösteriyor. Sektör temsilcileri, bu alandaki büyümenin sürdürülebilir ihracat hedefleri açısından kritik rol oynadığını vurguluyor.

Bakliyatta kırmızı mercimek ağırlığı sürüyor

Bakliyat grubunda dengeli bir seyir izlendi. Toplam 84,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilen bu kategoride kırmızı mercimek, 62,4 milyon dolarlık hacmiyle ana taşıyıcı ürün olmayı sürdürdü.

Öte yandan fasulye ihracatında yüzde 209’luk artış dikkat çekti. Bu artış, ürün çeşitliliğinin ihracata olumlu yansıdığını ortaya koydu. Yeşil mercimekte ise sıfırdan başlayan ihracatın 35 bin dolara ulaşması, yeni ürünlerde potansiyelin yüksek olduğuna işaret etti. Irak, Sudan ve Cibuti, bakliyat grubunun başlıca pazarları arasında yer aldı.

Ayçiçeği tohumunda miktar düştü değer arttı
Yağlı tohumlar ve meyveler grubunda ise daha farklı bir dinamik yaşandığına dikkat çeken Başkan Veysel Memiş, bu grupta 58,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirtti. Başkan Veysel Memiş, “Ayçiçeği tohumunda miktar bazında yüzde 46’lık düşüş yaşanmasına rağmen değer bazında yüzde 2 artış kaydetmemiz, birim fiyatlarımızın yükseldiğine işaret ediyor. Yer fıstığında yüzde 52, keten tohumunda ise yüzde 1.423 gibi çok güçlü artışlar yakaladık. Buna karşılık soya fasulyesinde görülen yüzde 95’lik düşüş, bu üründe ithalata dayalı yapının ihracat performansını sınırladığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İhracatta yeni yıldızlar; Ukrayna, Cibuti ve Güney Kore
Pazar kompozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Veysel Memiş, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatın coğrafi dağılımında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktığını vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Suriye 40,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 10’luk payla ilk sırada yer alırken, Irak 34,1 milyon dolar ve yüzde 8 payla ikinci, Sudan ise 19,9 milyon dolar değer ve yüzde 5 payla üçüncü sırada konumlandı. İhracat hacminde en güçlü artış yaşanan ülkeler arasında yer alan Ukrayna, Cibuti, Güney Kore, Avusturya ve Demokratik Kongo, sektörün coğrafi çeşitlenme stratejisinin sahadaki en somut yansımalarını oluşturdu. Ukrayna pazarı, 10,9 milyon dolar değer ve yüzde 598’lik artışla dönemin en dikkat çekici çıkışını gerçekleştirdi. Bu sıçrama, yalnızca düşük baz etkisiyle açıklanamayacak ölçüde güçlü bir ivmeye işaret ederken bölgedeki tedarik zincirinin yeniden yapılanmasının Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar oluşturduğunu gösteriyor. Özellikle hızlı adaptasyon kabiliyeti, bu pazarda kısa sürede önemli bir konum kazanılmasını sağladı. Yüzde 127 artışla 9,5 milyon dolar değere ulaştığımız Cibuti ise Afrika Boynuzu’nda stratejik bir ticaret kapısı olarak öne çıkıyor. Bu pazarda kaydedilen artış, sadece ülke içi talep ile sınırlı olmayıp aynı zamanda çevre ülkelere yönelik bir dağıtım merkezi işlevi görmesi açısından önem taşıyor. Yüzde 127 artışla 3,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz Güney Kore pazarı, yüksek standartları ve rekabetçi yapısıyla dikkat çekerken, burada elde edilen artış sektörün kalite ve ürün uyumu noktasında geldiği seviyeyi ortaya koyuyor. Bu pazardaki büyüme, katma değerli ve işlenmiş ürün ihracatı açısından önemli bir referans niteliği taşıyor.”

Kaynak: Haber Merkezi