Deniz ve kıyı kirliliğinin sürdürülebilir bir ekonomiyle bağdaşmayacağını vurgulayan Prof. Dr. Kemal Birdir, plastik atıkların denizlerle buluşmasına göz yumulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Kirliliğin çok boyutlu bir kriz olduğuna dikkat çeken Birdir, çevre sorunlarının sadece turizm sektörü ölçeğinde değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
"Yaşam hakkımıza ve tüm eko-sisteme yönelik bir saldırı"
Çevre kirliliğinin toplumsal ve ekonomik etkilerine değinen Prof. Dr. Birdir, “Plastik kirliliği sadece turizmi ilgilendiren bir konu değil; tarımdan kaliteli suya erişime kadar yaşamımızın bütün unsurlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlarımızın temiz denize ve rekreasyon alanlarına ulaşabilmesi her şeyden önce bu bölgedeki vatandaşlarımızın yaşam hakkıdır. Bu kirlilik, yaşam hakkımıza yapılmış bir saldırıdır. Sektörün yarattığı ekonomik katkı ile çevreye verilen tahribatı karşılaştırdığınızda, buna göz yumulmasının toplum nezdinde hiçbir karşılığı olamaz” dedi.
"Turizm sadece Antalya değildir; kriz Konya ve Gaziantep’i de vurur"
Turizm sektörünün geniş bir tedarik zincirine ve eko-sisteme sahip olduğuna işaret eden Birdir, kirliliğe karşı mücadelenin yalnızca Mersin ile sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Adana, Mersin ve Antalya milletvekilleri ile tüm sektör paydaşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek geçmişten örnekler veren Birdir, “2000’li yılların başında Alanya’da danışmanlık yaptığım dönemde, turizm sektörünün Konya ekonomisini ne kadar doğrudan beslediğini bizzat gözlemledim. Alanya ve Antalya’daki işletmeler ürün ve hizmetlerinin büyük bölümünü Konya ve çevre illerden tedarik eder. Nitekim 2006’da yaşanan küçük bir turizm krizinde Gaziantep Ticaret Odası Başkanı, 'Antalya turizmindeki daralma Gaziantep ihracatını olumsuz etkileyecektir' açıklamasını yapmıştı. Bu durum turizmin sadece Antalya veya tek bir kentle sınırlı olmadığını, tüm bölge ekonomisinin ve tarımın bel kemiği olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
"Mersin büyük bir turizm hamlesinin eşiğinde"
Açılan havalimanı ve tamamlanması hedeflenen ulaşım projeleriyle birlikte Mersin’in turizmde kabuk değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Kemal Birdir, kentin kirliliğe karşı daha hassas olması gerektiğinin altını çizerek, “Havalimanının açılmasıyla birlikte Mersin’de çok ciddi bir turizm hareketliliği başladı. Tarsus ve şehir merkezinde uluslararası otel yatırımları hızla yükseliyor. Ulaşım ağlarının iyileşmesiyle Tarsus’tan Silifke’ye kadar Mersin’in 7 ayrı turizm merkezinin faaliyete geçme ihtimali var. Kentimiz önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte mevcut hacminin onlarca katı büyüklüğünde yatırım çekme potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli koruyabilmek için, kirlilikten en çok etkilenen sahil kenti olarak Mersin’in bu çevre sorunlarına karşı çok daha güçlü bir duyarlılık sergilemesi şarttır” ifadelerini kullandı.
"İstihdamın anahtarı turizmdir"
Turizmin mikro işletmeleri ve yerel istihdamı destekleyen en kritik sektör olduğunu belirten Birdir, bölge kentlerinin çevre koruma ve turizm vizyonu konusunda güç birliği yaparak ortak mücadele yürütmesi gerektiğini sözlerine ekledi.



