Küresel enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İran hattında tırmanan yeni bir gerilime sahne oluyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhammed Bakıri Zülkadr ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından yapılan son açıklamalar, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarını ve Boğaz üzerindeki stratejik pazarlığı gözler önüne serdi.
İran’dan ABD’ye ağır şartlar: "Davranışlarını düzeltmedikçe Boğaz açılmayacak"
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhammed Bakıri Zülkadr, yaptığı yazılı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın geleceğinin tamamen ABD'nin geri adım atmasına bağlı olduğunu vurguladı. ABD’nin politikalarını değiştirmemesi halinde boğazın kapalı kalacağını belirten Zülkadr, yeniden açılma süreci için Tahran'ın taleplerini sıraladı.
Zülkadr; ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkları koşulsuz serbest bırakması, deniz ablukasını kaldırması, askeri unsurlarını bölgeden çekmesi ve yaptırımları sonlandırması gerektiğini belirtti. Ayrıca İran'a karşı yürütülen son iki savaşın tazminatının ödenmesini talep eden Zülkadr; Filistin, Lübnan, Yemen ve Irak'taki İran müttefiklerine yönelik askeri operasyonların durdurulması, tehditlerin son bulması ve kutsal değerlere saygı gösterilmesi şartlarını koştu.
ABD kararlı: "Petrol ve gaz akışını en üst seviyeye çıkaracağız"
İran tarafının sert çıkışına karşılık Amerikan basınından konuşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasalarını rahatlatma mesajı verdi. İran ile iletişimin sürdüğünü ifade eden Vance, "Amerikalıların daha düşük enerji fiyatlarından faydalanabilmesi için Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrol ve doğal gaz miktarını en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz" dedi.
İran’ın uzun vadeli ilişki kurma konusundaki niyetini anlamaya çalıştıklarını kaydeden Vance, "Eğer istekli değillerse, elimizden gelen her türlü baskıyı uygulamaya devam edeceğiz. İran konusunda diplomatik, ekonomik ve askeri tüm araçlar devreye sokuldu" ifadelerini kullandı. Vance ayrıca, muhtemel bir anlaşma durumunda hedeflerinin sevkiyatı çatışma öncesi seviyelere getirmek olduğunu ve İran tarafının da bu konuda mutabık olduğunu savundu.




