Kriz ve afet gibi olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği sorumluluğun geleceğin gazetecilerine aktarılması; doğru bilgi, etik yayıncılık ilkeleri ve sorumlu habercilik anlayışının önemine dikkat çekilmesi amacıyla düzenlenen “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programla devam etti.
Gazeteciliğin en kritik sınavı kriz dönemleridir
Programın açılış konuşmasını yapan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, 15 Temmuz’u millet ve devlet için bir dönüm noktası olarak nitelendirerek, Türkiye’nin bölgesel istikrarsızlıklar içinde bir güven adası olduğunu; toplumsal huzurun korunması gerektiğini belirtti. 15 Temmuz gecesinde medyanın aldığı sorumluluğu anlatan Doğan, özellikle kriz anlarında doğru bilgi akışının toplumsal bir rehber olduğunu vurguladı. Gazetecilik faaliyetinin önemine değinen Doğan, “Toplumun olayları doğru bir şekilde öğrenmesi ve gerçekleri yansıtan bilgilere ulaşması temel esastır. Gazetecilik, toplumun yaşanan olaylardan ders çıkarabilmesi için köprü vazifesi görür. Gazeteciliğin en kritik sınavı kriz dönemleridir. Bu süreçlerde toplumun manipülasyondan uzak, şeffaf ve doğru bilgilendirilmesi hayati bir önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Proje ve iş birlikleriyle geleceğe yatırım yapıyoruz

Basın İlan Kurumu Gaziantep Bölge Müdürü Arda Aşkın, konuşmasının başında Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın selamını ve mesajını katılımcılarla paylaştı. Kurum olarak iletişim fakültesi öğrencilerinin sektöre donanımlı birer gazeteci olarak adım atmasını hedeflediklerini ve atölye çalışmasını da bu anlayışın önemli bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Aşkın, üniversitelerle iş birlikleri kurarak mesleğin geleceğine yatırım yaptıklarını belirtti. Olağanüstü dönemlerde gazetecilik mesleğinin önemine dikkati çeken Aşkın, “Yaşadığımız çağda bilgiye ulaşmak kadar; doğru bilgiyle hakikat arasındaki bağı koruyabilmek de büyük önem taşıyor. Özellikle kriz dönemlerinde soğukkanlılığını muhafaza eden, teyit mekanizmasını önceleyen ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden gazetecilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
15 Temmuz, demokrasi kültürümüzün oturduğunu göstermiştir

İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuba Direkci ise “Sizler kamuoyunu anında bilgilendiren ve tamamıyla yönlendirebilen bir meslek grubuna dâhilsiniz” diyerek, iletişim fakültelerinin önemine vurgu yaptı. 15 Temmuz sürecine değinen Direkci, “15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız büyük bit imtihandır. Bu imtihanda toplumun, halkın ve devletin tutumu; demokrasi kültürümüzün ne kadar oturduğunu göstermiştir” dedi. Konuşmalarının ardından uzman eğitimciler, öğrencilere yönelik kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Bu oturumlarda; olağanüstü dönemlerde gazetecilik faaliyetlerinin kritik rolü, dezenformasyonla etkin mücadele yöntemleri ve iletişim süreçlerinde etik değerlerin korunması konuları derinlemesine ele alındı.
Sürecin seyrini siyasal iletişim değiştirdi
Programda ‘medya etiği ve dezenformasyonla mücadele’ konularında sunum yapan İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Süleyman Şahan, 15 Temmuz sürecinin Türk demokrasi tarihinin en önemli dönemeç noktalarından biri olduğunu belirterek, darbe girişiminin seyrini değiştiren unsurun ‘siyasal iletişim’ olduğunu vurguladı. Şahan, “Kriz anlarında medya çok belirleyicidir. Darbeciler ilk olarak TRT’yi ele geçirmeye çalıştı. TRT’de sözde darbe bildirisi okunurken Sayın Cumhurbaşkanının verdiği mesaj ve insanları sokağa çağırması, darbenin seyrini değiştirmiştir” dedi. Günümüzde dijital bir dünyada yaşandığını ve bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğunu kaydeden Şahan, “Önemli olan doğru bilgiyi nasıl alacağımızdır. Yarının medya profesyonelleri olarak sizlerin toplumdaki algıyı oluşturma gibi çok önemli bir rolünüz var. Krizler aniden çıkar ve o esnada kurumları, kitleleri doğru yönlendirmek zorundasınız” şeklinde konuştu.
15 Temmuz gecesi, bitiyor denen gazetecilik daha da güçlendi

15 Temmuz’da sadece haber yapmadıklarını; gelecek nesiller için tarihi bir belge bıraktıklarını belirten Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Kerem Kocalar, ‘Gazetecilik bitiyor mu?’ kaygısına karşın, 15 Temmuz’da mesleğin daha da güçlendiğini ifade etti. İhlas Haber Ajansı Gaziantep Bölge Müdürü Orhan Akın ise 15 Temmuz’u Mısır’daki darbeyle kıyaslayarak, krizlerde algı yönetiminin önemini anlattı. Akın, bilgi kirliliğine karşı geleneksel medya kuruluşlarının güvenilirliğini gösterdiğini vurguladı. 15 Temmuz’da stajyer olduğunu belirten DHA Bölge Müdürü Kadir Güneş de, ajansların temel görevinin krizlerde ‘ilk ve doğru bilgiyi’ kamuoyuna ulaştırmak olduğunu söyledi.
Manşetler bu kez genç iletişimcilerin elinden çıktı
Programın ikinci bölümünde öğrenciler, uygulamalı atölye çalışmasıyla gerçek bir ‘haber merkezi’ sürecini deneyimledi. Genç gazeteci adayları haber yazımı, fotoğraf seçimi, manşet belirleme ve gazetenin birinci sayfa tasarımı gibi kritik aşamalarda bizzat görev aldı. 5’er kişilik gruplar halinde çalışan öğrenciler, deneyimli gazetecilerin ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde, “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” sorusundan yola çıkarak 15 Temmuz darbe girişimini konu alan gazete sayfalarını baskıya hazır hale getirdi. 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin final programı, 14 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.




