Mersin’de 43 yıldır PVC ve alüminyum doğrama işi yapan Soner Tümer, mesleğin bugün en büyük sorununun eleman ve çırak eksikliği olduğunu söyledi. 1983 yılında başladığı mesleği aynı sokakta yıllardır sürdürdüğünü anlatan Tümer, “Bu işi sevmesek bu kadar yıl yapmayız. Sabah 8 akşam 5 çalışıyoruz, kesim, imalat, sevkiyat derken günümüz sürekli üretimle geçiyor” dedi.

“Her işin bir sırası var”
PVC doğrama, pencere, kapı, sineklik ve cam balkon üretimi yaptıklarını anlatan Tümer, üretimin göründüğünden daha fazla emek istediğini belirterek, “Bir pencerenin tamamlanması 2-3 saati buluyor. Önce kesiliyor, çapakları alınıyor, içine destek sacı konuluyor, vidalanıyor, kolları ve bilyaları takılıyor, ardından kaynağa geçiyor. Her işin bir sırası var” diye konuştu.

Tesadüfen başladı, ustalığa dönüştü
Mesleğe çocuk yaşta tesadüfen başladığını söyleyen Tümer, “Ben küçükken kuşçuydum. Patronum da güvercin besliyordu, onun yanına gittim ve bu mesleğe başladım. O günden beri devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Dört kişiyle üretimi sürdürmeye çalıştıklarını ancak bunun yeterli olmadığını belirten Tümer, sektörün geleceği konusunda kaygılı olduklarını vurgulayarak, “Şu an en büyük sıkıntı çırak yok, alttan gelen yok. Bundan 5 sene sonra eleman daha da zor bulunacak. Son nesiller bizleriz vallahi” dedi.

Gençler zanaata uzak, ustalar endişeli
Gençlerin zanaata ilgisinin azaldığını savunan Tümer, “Bizim zamanımızda çocuklar küçük yaşta işe başlardı. Şimdi ağır iş yapmak istemiyorlar, kolay para peşindeler. Oysa bizim işimiz emek istiyor. Gençler bu alanlara yönelmezse kaliteli ustalık kaybolacak” diye konuştu.
Mesleğin tamamen biteceğini düşünmediğini ancak nitelikli ustaların azalabileceğini ifade eden Tümer, “Bu iş bitmez ama sağlam usta kalmaz. Şu anda bile ‘vur gitsin, paramızı alalım’ anlayışıyla çalışanlar var. Biz öyle yapmıyoruz. Önce inceliyoruz, montajı yerinde yapıyoruz, müşterinin istediği şekle getirene kadar uğraşıyoruz” sözleriyle kaliteli işçiliğin önemine dikkat çekti.



