Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesi, kentteki bir ilçe milli eğitim müdürlüğünde usulsüzlük iddialarını gündeme getirdi. idari personel H.A., kurum bünyesindeki evraklarda; sigortası ve muayenesi bitmiş araçların sisteme sahte tarihlerle işlenerek hizmete alındığını, sahte sabıka kaydı girişleri yapıldığını ve haksız atamalarla kamu zararına yol açıldığını tespit etiğini belirterek durumu yargıya taşıdı. Usulsüzlükleri ortaya çıkardığı için yönetim tarafından tehdit ve baskılara maruz kaldığını, görev yerinin değiştirilmek istendiğini ileri süren memur, can güvenliği ve iş huzuru gerekçesiyle tayin talebinde bulundu.
Evrakta sahtecilik ve kamu zararı iddiaları
Mersin'de bir ilçe milli eğitim müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni (VHKİ) olarak görev yapan H.A., kurumun özel öğretim bürosundaki evrakları incelerken muhasebe ve idari birimler arasında usulsüz para aktarımları yapıldığını tespit ettiğini savundu. İddiaya göre, geçmişte muhasebe birimindeki para akışıyla ilgili başlatılan bir soruşturmanın kurum müdürü S.D. tarafından kapatıldığını savunan memur, on ay süren incelemeleri sonucunda bir dizi usulsüzlüğü dosyaladı. İhbar dilekçesinde, bazı şüphelilerin kişisel alışverişlerini ve üçüncü şahıslara aldıkları hediyelerin faturalarını kuruma keserek ödemelerini kurum bütçesinden tahsil ettikleri ileri sürdü.
Sürücü kursu araçlarında usulsüzlük zinciri
Soruşturma dosyasına yansıyan iddialar arasında, Motorlu Taşıt Sürücü Kursu (MTSK) sınavlarında sigorta ve muayene süresi dolmuş araçların sistem üzerindeki tarihleri değiştirilerek sınavlara dahil edildiği, sınav bitiminde ise yeniden sistem dışı bırakıldığı yer aldı. Ayrıca, adli sicil kaydı bulunan bir kişinin sisteme "sabıkasız" olarak girildiği, geçmişe dönük süresi geçmiş sağlık raporları, sahte diplomalar ve usulsüz evrakların kabul edildiği iddia edildi. Dosyadaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise bir sürücü kursuna ait 33AGM028 plakalı aracın, özel öğretim bürosu şefi N.A. tarafından yetkisi kötüye kullanılarak 2,5 yıl boyunca şahsi işlerinde usulsüzce kullanılması oldu. Bunun yanı sıra, kurum müdürü S.D.'nin mevzuata aykırı şekilde işçi kadrosundaki bazı personeli memur olarak çalıştırdığı ve ihtiyaç bulunmadığı halde haksız şef atamaları yaparak kamu zararı oluşturduğu öne sürüldü.
"Konuyu kapat yoksa hepimizin başı yanar"
Cumhuriyet Savcılığına yapılan başvuru tutanağında yer alan bilgilere göre Sistem üzerinden yapılan sorgulamalarda, adli sicil kaydı bulunan bir şahsın verilerinin silindiğini ve sisteme "sabıkası yoktur" ibaresinin işlendiğini fark eden H.A., durumu ilk olarak Şube Müdürü C.G.'ye bildirdi. Ancak şube müdüründen beklemediği bir tepki alan memur, "Konuyu kapat, yoksa hepimizin başı yanar; geçmişe dönük tüm usulsüzlükler ortaya çıkar" denilerek uyarıldığını iddia etti. Bu görüşmeden iki hafta sonra, kurumda yapısal değişikliğe gidileceği gerekçesiyle görev yeri değiştirilmek istenen H.A., bu karara tepki gösteri. Yeni usulsüzlüklere şahit olmaması ve bilgi belgelere erişiminin engellenmesi amacıyla yerinin değiştirildiğini savunan memur, usulsüzlüklere karıştığı ileri sürülen ve 17 yıldır aynı birimde çalışan kişilerin yerlerinde sabit kaldığını belirtti.
"Delilin yok seni sürgün ettiririz" tehdidi
Şube müdürünün kendisine, "Senin iyiliğin için yapıyorum, bir abi olarak sana sahip çıkıyorum" dediğini, hukuki yollara başvuracağını söylediğinde ise "Ne yaparsan boş, delilin yok. Biz de sana dava açar, tazminat alır ve seni sürgün ettiririz" şeklinde tehdit edildiğini öne sürdü. Uğradığı sistemli baskılar ve usulsüz çalışma ortamı nedeniyle tayin dönemini bekleyen H.A., can güvenliği endişesiyle Toroslar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne tayinini talep etti. Yeni görev yerine başlamadan önce hukuki süreci başlatan mağdur memur, avukatları aracılığıyla Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Adliyede resmi hukuk mücadelesi başladı
Dilekçede, söz konusu ilçe milli eğitim müdürlüğü bünyesindeki usulsüz idari işlemleri yürüttükleri ileri sürülen Kurum Müdürü S.D., Şube Müdürü C.G. ve Şef N.A. başta olmak üzere tüm sorumluların cezalandırılması istendi. Savcılığa sunulan metinde, kuruma atanan muhakkike ifade verecek olan diğer memurlara da Kurum Müdürü S.D. tarafından baskı uygulandığı, müdürün ucu kendisine dokunan tüm idari soruşturmaların üzerini kapattığı iddia edildi. Şüpheliler hakkında "görevi kötüye kullanma", "evrakta sahtecilik" ve "kamu kurumunu zarara uğratma" suçlarından iddianame düzenlenerek kamu davası açılması talep edildi. Yolsuzluk iddialarını ortaya çıkardığı için baskılara dayanamayarak yerini değiştiren memurun adliyeye taşınan hukuk mücadelesi resmi olarak başladı.



