Seçer, belediye başkanlarının sadece yerel hizmet üretmediğini, aynı zamanda ülkenin geleceğini yerelden inşa eden stratejik aktörler olduğunu vurguladı.
Konuşmasına belediye başkanlığı makamının halk nezdindeki ağırlığına değinerek başlayan Seçer, vatandaşın derdine ilk dokunan makamın belediye olduğunu belirtti. Belediye başkanlığının, toplumsal sorumluluk ve halka hizmet noktasında en az cumhurbaşkanlığı kadar önemli ve kritik bir makam olduğunu ifade eden Seçer, Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu süreçte belediye başkanlarının vatandaşın umudunu diri tutan yegâne sığınak haline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin bugün boğuştuğu iki temel sorunun ekonomi ve adaletsizlik olduğunu dile getiren Vahap Seçer, bu krizlerin aşılması için yerel yönetimlerin başarılarının bir referans noktası olduğunu savundu. İktidara giden yolun belediyelerin performansından geçtiğini belirten Seçer, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Türkiye'de iki temel sorun var: Ekonomi ve adaletsizlik. Hepimiz biliyoruz ki iktidara giden yol, belediyelerin başarısından geçiyor. Bizler, siyasi saiklerle önümüze çıkarılan engellerle uğraşıyoruz ancak halkta karşılığı olan bizleriz. Gelecekte de umut olan bizleriz. Zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız."
"İktidara Yürümek Zorundayız"
Belediyelerin yaşadığı sorunların ancak genel iktidar değişimiyle kalıcı olarak çözülebileceğine işaret eden Seçer, "İktidara yürümek zorundayız. Bunu siyasetle çözmenin en temel yolu iktidar olmaktır. Hep beraber bunu başaracağız, bundan en ufak bir endişem yok" diyerek partisine ve çalışma arkadaşlarına ilk seçimler için net bir hedef gösterdi.





