Günümüzde akıllı telefonların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, tuvalet alışkanlıklarını da değiştirdi. Sabah uyanır uyanmaz telefonunu eline alan, tuvalete girdiğinde video izlemeye başlayan ve birkaç dakikalık ihtiyacını 15-20 dakikaya uzatan kişilerin sayısı giderek artıyor. Ancak çoğu kişinin önemsemediği bu alışkanlık, bağırsak ve pelvik taban sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğurabiliyor. Pelvik Taban Fizyoterapisti Aslı Kuzu, tuvalette geçirilen sürenin ve dışkılama sırasında sergilenen davranışların sanıldığından çok daha önemli olduğunu belirterek, telefon kullanımının gereksiz yere uzun süre oturmaya neden olabildiğini ifade etti.
“Pelvik taban sağlığı bağırsak alışkanlıklarıyla ilişkili”
Pelvik tabanın mesaneyi, bağırsakları ve üreme organlarını destekleyen, idrar ve dışkı kontrolünde görev alan kas ve bağ dokularından oluştuğunu belirten Aslı Kuzu, sağlıklı bir dışkılama için bu kasların yalnızca güçlü olmasının yeterli olmadığını kaydetti. Kuzu, pelvik taban kaslarının doğru zamanda gevşemesi ve karın kaslarıyla uyum içerisinde çalışmasının gerektiğini vurgulayarak, günlük tuvalet alışkanlıklarının bu sistemin işleyişinde önemli rol oynadığını dile getirdi.
“Uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak risk oluşturuyor”
Dışkılama ihtiyacı geldiğinde bunu ertelemenin, tuvalette gereğinden fazla zaman geçirmenin ve dışkıyı çıkarmak için aşırı ıkınmanın anorektal bölgedeki basıncı artırabileceğine dikkat çeken Kuzu, özellikle uzun süreli oturma ve ıkınmanın hemoroid şikayetleriyle ilişkilendirildiğini belirtti. Aşırı ve sürekli ıkınmanın bazı kişilerde pelvik organ sarkması gibi sorunlarla da ilişkili olabileceğini ifade eden Kuzu, tuvalette geçirilen sürenin gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini vurguladı.
Telefon kullanımıyla ilgili dikkat çeken araştırma
Tuvalette akıllı telefon kullanımıyla ilgili bilimsel bulgulara da değinen Kuzu, 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada tuvalette telefon kullanan kişilerde hemoroid görülme olasılığının, telefon kullanmayanlara kıyasla daha yüksek olduğunun bildirildiğini aktardı. Bu bulgunun telefon kullanımının doğrudan hemoroide neden olduğunu kanıtlamadığının altını çizen Kuzu, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın telefon nedeniyle tuvalette geçirilen sürenin uzaması olduğunu ifade etti.
“Her pelvik taban sorunu kas zayıflığından kaynaklanmıyor”
Pelvik taban sağlığı konusunda toplumda yaygın bir yanlış anlaşılma bulunduğuna dikkat çeken Kuzu, her sorunun kasların zayıf olmasından kaynaklanmadığını vurguladı. Bazı kişilerde pelvik taban kaslarının aksine aşırı gergin olabildiğini belirten Kuzu, bu kişilerin dışkılama sırasında gevşemesi gereken kaslarının yeterince rahatlayamadığını anlattı. Bu durumun boşaltım güçlüğüne yol açabileceğini kaydeden Kuzu, tuvalette uzun süre kalmanın ve ıkınmaya devam etmenin kasların gevşemesini daha da zorlaştırabileceğini ifade etti. Kuzu, bu nedenle her bireye aynı egzersiz veya tedavi yaklaşımının uygulanamayacağını, öncelikle pelvik taban kaslarının çalışma biçiminin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Sağlıklı bağırsak, doğru tuvalet alışkanlığıyla başlar”
Bir pelvik fizyoterapist olarak özellikle bağırsak alışkanlıklarının önemine dikkat çekmek istediğini belirten Aslı Kuzu, sağlıklı bağırsak işleyişinin yalnızca beslenme ve su tüketimiyle sınırlı olmadığını söyledi.
Kuzu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Sağlıklı bağırsak alışkanlığı, yalnızca ne yediğimiz ve ne kadar su içtiğimizle ilgili değildir. Tuvalette nasıl davrandığımız da en az bunlar kadar önemlidir. Belki de bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şu: Tuvalete gerçekten ihtiyacımızı gidermek için mi giriyoruz, yoksa günün yoğunluğundan uzaklaşıp telefonumuzla baş başa kalmak için mi? Vücudumuzun doğal işleyişine saygı duymalı, yanlış alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Şimdi tuvalette geçirdiğimiz 20 dakikayı yeniden düşünme zamanı. Sağlıklı bir bağırsak, doğru çalışan bir pelvik tabanla; doğru çalışan bir pelvik taban ise bedenin doğal ritmine saygı duymakla başlar. Lütfen bedenimizin doğal ritmini ve işleyişini ertelemeyelim." dedi.


