Programın ilk konuşmacısı Dr. Öğretim Üyesi Ulus Tepebaş, “Tarsus Müzesi Heykeltraşlık Eserlerinin Antik Dönemde Sergilendikleri Alanlar” başlıklı sunumunda, müzede yer alan heykel ve heykeltraşlık eserlerinin antik çağda hangi mekanlarda sergilendiğini, bu eserlerin dönemin toplumsal ve kültürel yaşamındaki yerini detaylarıyla anlattı. Tepebaş, heykellerin yalnızca estetik unsurlar olmadığını, aynı zamanda dönemin inanç, siyaset ve günlük yaşamına dair önemli ipuçları sunduğunu vurguladı.
Etkinliğin ikinci bölümünde ise Prof. Dr. Deniz Kaplan, “Tarsus’tan Lambron’a” başlıklı konuşmasıyla katılımcıları tarihsel bir yolculuğa çıkardı. Kaplan, Tarsus ile Lambron (günümüzde Namrun/Çamlıyayla) arasındaki tarihsel, kültürel ve stratejik bağlara değinerek, bölgenin Orta Çağ’dan günümüze uzanan önemini ele aldı.

Etkinlik sonunda konuşmacılara teşekkür eden Müze Müdürü Doğukan Bekir Alper, Tarsus Müzesi’nin yalnızca eserlerin sergilendiği bir mekan değil, aynı zamanda bu eserlerin hikayelerinin anlatıldığı yaşayan bir kültür merkezi olduğunu ifade etti.
“Müzede sadece eserler değil, hikayeler de sergileniyor” anlayışıyla düzenlenen Müzelik Sohbetler etkinliğinin, önümüzdeki aylarda da farklı konu ve konuklarla devam edeceği bildirildi.




