Gülcan Kış, son günlerde yaşanan tartışmalarda sorumluluğun belediyelere yöneltildiğini ancak gıda güvenliği denetiminin mevzuata göre doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetkisinde olduğunu hatırlattı. CHP’li Kış, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’de et ve et ürünlerinin üretiminden kesimine, işlenmesinden depolanmasına ve tüketiciye sunulmasına kadar geçen tüm süreçte resmî denetim yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’na aittir. Bu denetimler Bakanlığın taşra teşkilatı olan İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan bu tablo, gıda denetim zincirinin hangi aşamada kırıldığının sorgulanmasını zorunlu hale getirmektedir.”
Kış, Mersin’de kamu kurumlarına veya belediyelere et tedarik eden işletmelerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlenip denetlenmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. “Bu işletmeler Bakanlık tarafından onaylı ve kayıtlı işletmeler midir? Son üç yılda kaç resmî denetim yapılmıştır? Bu denetimlerde kaç numune alınmış ve kaçında mevzuata aykırılık tespit edilmiştir? Mersin’de son yıllarda tek tırnaklı hayvan eti tespit edilen işletmeler var mıdır ve bu işletmeler hakkında hangi idari ve cezai işlemler uygulanmıştır? Tüm bunlar kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde açıklanmalıdır.”
Kış’ın Meclis’e taşıdığı bir diğer konu ise kamuoyunda tartışma yaratan “Smart Latch” isimli safkan yarış atı oldu. Edinilen bilgilere göre atın son yarışını 14 Ekim’de koştuğu ve yaşadığı sakatlık nedeniyle yarış kariyerinin sona erdiği belirtiliyor. Atın sahibi tarafından bir bakımevine gönderildiği ifade edilirken, daha sonra ortaya atılan iddialar hayvanın kesildiği ve etinin Mersin’de bir aşhanede kullanıldığı yönünde. Dikkat çeken bir başka nokta ise Türkiye Jokey Kulübü kayıtlarında “Smart Latch” isimli atın hâlâ “yaşıyor” olarak görünmesi. Kış, bu durumun yarış hayatı biten safkan atların takibine ilişkin ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Tek tırnaklı hayvanların kesimi ve etinin gıda amaçlı kullanımı Türkiye’de mevzuat gereği yasak. Bu nedenle bir yarış atının kesilmesi ve etinin gıda zincirine girmesi yalnızca hayvan refahı açısından değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da son derece ciddi bir durum olarak değerlendiriliyor.
CHP’li Gülcan Kış, konunun yalnızca bir hayvanın akıbetiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda denetim sistemine ilişkin ciddi bir sorunu ortaya çıkardığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Tek tırnaklı hayvanların kesimi açık biçimde yasaktır. Buna rağmen bir safkan yarış atının kesildiği ve etinin gıda zincirine girdiği iddiaları kamuoyuna yansıyor. Bu at gerçekten bakımevine gönderildi mi? Gönderildiyse hangi işletmeye gönderildi ve bu işletme Bakanlık tarafından ruhsatlı mı? Yarış hayatı sona eren safkan atların akıbetini kim takip ediyor? Yasak olan bir kesim nasıl gerçekleşti ve bu kesim hangi işletmede, hangi veteriner hekim denetiminde yapıldı? Bu soruların tamamı yanıtlanmak zorundadır.”
Kış, bakım altında olması gereken bir yarış atının kesime gönderilmesinin ciddi bir denetim zafiyetine işaret edebileceğini söyledi.
“Bakım altında olması gereken bir yarış atının nasıl olup da kesime gönderildiği ve sofralara kadar uzanan bir zincirin parçası haline geldiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu olay yalnızca bir hayvanın akıbeti değil; aynı zamanda gıda güvenliği, kamu denetimi ve devletin sorumluluğu açısından da son derece ciddi bir meseledir.”
CHP’li Gülcan Kış, ortaya çıkan tablonun ciddi bir denetim zinciri krizi olduğunu belirterek Tarım ve Orman Bakanlığı’na sert sözlerle yüklendi.
“Eğer gıda denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğundaysa ve buna rağmen yasak olan bir kesim gerçekleşmiş, bu et gıda zincirine girmiş ve denetim mekanizması bunu engelleyememişse ortada çok ciddi bir yönetim sorunu var demektir. Böyle bir denetim zinciri krizi yaşanıyorsa Tarım ve Orman Bakanı derhal oturduğu o koltuktan istifa etmelidir.”




