Özgür Çocuk Parkı'nda bir araya gelen emekliler, ellerindeki dövizler ile attıkları sloganlarla hem tepkilerini dile getirdi hemde taleplerini haykırdı. Burada emekliler adına konuşan Damla Özcan, yeni yıla yeni umutlarla girmek istediklerini ancak yine umduklarını bulamadıklarını belirterek, "2026'nın ilk haftalarında gördük ki takvim yaprakları değişse de iktidarın emekçiye, emekliye ve yoksul halka bakışı değişmemiştir. Bu coğrafyanın noel babası yine sadece zenginlerin bacasından girmiş, sermayeye, yandaşa ve patronlara hediye dağıtırken, halkın payına yine yoksulluk, yine sefalet düşmüştür. Açlık sınırının 30 bin TL'ye, yoksulluk sınırının 100 bin TL'ye dayandığı bir ülkede, bizlere dayatılan bu sefalet tablosuna sessiz kalmak, sadece kendimize değil, çocuklarımızın geleceğine ve bu halka ihanettir. Bize yıllardır 'bütçede kaynak yok', 'kemer sıkın' masallarını anlatanlara sesleniyoruz: Yalan söylüyorsunuz. Kaynak var, ama bu kaynak emekliye değil, bir avuç ranta ve faiz lobisine akıtılıyor. Rakamlar ortadadır ve bu rakamlar iktidarın utanç vesikasıdır. 2026 bütçesinden faiz lobisine ayrılan pay tam 2 Trilyon 742 Milyar TL. Bu ülkenin emektarı 16,5 milyon emeklinin aylığı ve sağlığı için ayrılan pay sadece 1 Trilyon 872 Milyar TL.
En düşük emekli aylığını hazine desteğiyle 20 bin TL'ye tamamlamak için ayrılan kaynak ise sadece 69 Milyar TL'dir. Yani faiz lobisine aktardığınızın zekatı bile değildir. Hafızamız diri, öfkemiz tazedir. 2013-2025 yılları arasındaki 11 yılda yandaş şirketlerin, sermaye gruplarının tam 8 Milyar 900 Milyon TL tutarındaki vergi borcunu ve cezasını bir kalemde sildiniz. Zengine gelince 'affettim' diyenler, iş emekliye gelince 'kasada para yok' diyemez. 15 Ocak günü planlanan sadaka tiyatrosunu reddediyoruz. İktidar 15 Ocak 2026 Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, emekliye reva gördüğü bin 62 TL'lik utanç zammını, bir 'müjde' gibi sunmaya hazırlanmaktadır. Şimdiden ilan ediyoruz. Bu bin 62 TL'lik artış bir zam değil, emeklinin aklıyla alay etmektir!
Meclis'te 'dediğim dedik, çaldığım düdük' anlayışıyla el kaldırıp indirecek vekillere sesleniyoruz. O elleriniz, milyonlarca emeklinin açlığına onay vermek için kalkacaktır. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, emekli aylıklarının sefalet ücretine
dönüşmesine karşı Meclis'te başlattığı nöbet eylemini, Devrimci Emekliler Sendikası olarak tüm şubelerimizde destekliyor ve selamlıyoruz. Ancak sadece Meclis'te değil, sokakta da bu ateşi harlayacağız" dedi.

"Tüm Emeklilere Acilen Seyyanen Zam Yapılmalıdır"
En düşük emekli maaşının derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmesini ve asgari ücretin açlık sınırının altında olmamasını isteyen Özcan, "Tüm emeklilere acilen, kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılmalıdır. Aylık bağlama oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi sisteme döndürülmelidir. Sağlıkta 'katkı payı' adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır. Bayram ikramiyeleri sembolik değil, en az bir asgari ücret tutarında olmalıdır. Evi olmayan kiracı emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı bağlanmalıdır. Kısacası emekliler, insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşmalıdır.
Sevgili dostlar, mücadele arkadaşlarımız. Bizler bir kilo peynirin hesabını yaparken, 'size müze ve ören yerlerini bedava yaptık' diyerek bizimle dalga geçenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Halkın bütçesini sermayeye peşkeş çekenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Kamu adına görev yaparken, aldığı maaşın binlerce katı servet edinen, kaynağı belirsiz zenginleşen siyasilere ve bürokratlara hakkımızı helal etmiyoruz. Bizim gençlerimiz işsizlikten kırılırken, liyakatsiz yandaşlarını, 3-5 yerden maaşa bağlayanlara hakkımızı helal etmiyoruz. Sanmasınlar ki susacağız! Emekliyi, emekçiyi açlığa ve sefalete mahkûm eden bu kara düzene, AKP iktidarının yarattığı bu enkaz düzenine karşı, o sürüngen kölelik zincirlerini tek tek, halka halka kıracağız!
"Elmanın sapı, üzümün çöpü" deme vakti geçmiştir. Gün yan yana gelme, omuz omuza durma günüdür. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere emeklilerin üretimden gelen ve sokağa taşan gücünü göstermek zorundayız" diye konuştu.

"Açlık, Sefalet Emeklinin Kaderi Değildir"
Açlık ve sefaletin emeklinin kaderi olmadığının altını çizen Özcan, "Bu hesabı soracağız. Buradan ülkeyi yönetenlere net bir mesaj veriyoruz: Emeklinin sabrını acizlik sanmayın! Bizleri köşesine çekilmiş, sesini çıkaramayan, üç kuruşa tamah edecek kitleler olarak görenler, tarihin en büyük yanılgısını yaşayacaklardır. Bu ülkenin her karışında emeği, her tuğlasında harcı olan
bizler; hakkımız olanı lütuf gibi sunmanıza artık izin vermeyeceğiz. O masalarda hakkımızı teslim etmezseniz, biz o hakkı örgütlü gücümüzle, meydanlarda almasını biliriz! 15 Ocak'ta o Meclis'ten yine sefalet kararı çıkarsa, sanmayın ki susup evimize döneceğiz. Aksine, o meydanları emeklinin haklı öfkesiyle dolduracağız. Bu ses sadece bir uyarı değil, yaklaşan fırtınanın ayak sesleridir" ifadelerini kullandı.





