Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı trenini raya indirmenin gurunu yaşadığını söyleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre bölünmüş demiryolumuz vardı. Bunun 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekleyerek 14 bin kilometreye yükselttik. Avrupa’nın 6’ıncı, dünyanın 8’inci hızlı tren işletmecisi ülke konumuna geldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik, yetinmiyoruz. Devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da neredeyse sil baştan yenileyerek modernize ettik. Sinyalli hat uzunluğunu 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıkardık. Elektrikli hat uzunluğunu ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükselttik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek mevcut altyapımızı dünya standartlarında; güvenli, hızlı, konforlu bir sisteme dönüştürdük. İstanbul Halkalı-Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum hızlı tren hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolu hattı gibi çok önemli yeni demiryolu projelerinin yapımına da bir taraftan devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılına kadar ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi planladık. Ancak bizim vizyonumuz sadece demiryolu ağ uzunluğunu artırmak değil; bu hatlarda kullanılan her aracı, her bileşeni de yerli ve milli imkanlarla üretmek, geliştirmek. Bu vizyonun en somut temsilcisi ise yüzyılı aşan tecrübesiyle ana ve kritik demiryolu bileşenlerini üreten, bölgemizin en büyük raylı sistem araç üreticisi TÜRASAŞ’tır” diye konuştu.

‘95 elektrikli milli demiryolu lokomotifimizi ailemize kazandırmış olacağız’
TÜRASAŞ’ın 2025 yılını başarılarla geçirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti: “Farklı türlerde toplam 801 adet vagon üreterek tüm zamanların rekorunu kırdık. Askeri tank taşıma vagonu projesinde 2 yıllık üretimi sadece 1 yılda tamamlayarak 100 adet vagonu teslim ettik. Bunun yanı sıra; 6 adet 160 kilometre saat milli elektrikli tren, 20 adet E5000 milli elektrikli anahat lokomotifi, 8 adet milli banliyö treni ve 6 adet akülü manevra aracı üretimi ile gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde devam eden E5000 elektrikli milli anahat lokomotifi projesi kapsamında ilk etapta 2025 yılı sonuna kadar 20 lokomotifin tamamını üreterek Taşımacılık Genel Müdürlüğümüze teslim ettik. İnşallah bu yıl 30 adet, önümüzdeki yıl da 45 adet olmak üzere toplam 95 elektrikli milli demiryolu lokomotifimizi ailemize kazandırmış olacağız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için GAZİRAY projesi kapsamında 1 yıl içerisinde 8 banliyö setinin tamamını üreterek Gaziantep’e sevk ettik, teslim ettik. Aynı setlerden TCDD Taşımacılık için de 2027 ve 28 yıllarında 16 adet üreterek yine raylarımızda taşımacılık hizmetine sunacağız. Bu yıl ayrıca; 43 adet yataklı yolcu vagonu, 3 adet lüks yataklı vagon, 944 adet çeşitli tipte yük vagonu toplamda bin 40 vagon üreterek inşallah yeni bir rekora da imza atmış olacağız.”
Yeşil ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda hidrojen yakıtlı tren teknolojisine önem verdiklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu kapsamda İngiltere ile imzaladığımız iş birliği protokolüyle hidrojen yakıtlı tren geliştirme projesini başlattık geçtiğimiz aylarda. TÜRASAŞ’ımız projede prototip üretim merkezi olarak merkez rol üstlenecek; tüm haklar yine bizim kurumumuza ait olacak. Bu Ar-Ge projesiyle yerli mühendislik kabiliyetlerimizi daha da ileriye taşıyacak, TÜRASAŞ’ı hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez haline inşallah getirmiş olacağız. Sakarya Bölge Müdürlüğümüzde Milli Elektrikli Hızlı Tren üretim fabrikamızın inşaatı da hızlıca ilerliyor; ben gelirken gördüm. İnşallah orada da yakın zamanda fabrikamızı bitireceğiz. Yaklaşık 18 bin metrekarelik bu modern tesisin yapım çalışmalarına sadece 4 buçuk ay önce başlamıştık ve yarısına yakınını tamamladık. Yılda 12 hızlı tren seti üretme ve test kapasitesiyle yaklaşık 250 kişiye yeni istihdam oluşturacak ve ekonomiye yıllık 3 buçuk milyar lira inşallah katkı sağlayacak. Küresel hızlı tren araç altyapı ve sistemleri pazarının günümüzde yaklaşık 208 milyar dolar; bu değerin 2030’da karşılığı ise 310 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Türkiye’nin 2035’e kadar tahmini hızlı tren seti ihtiyacı 81 adet; toplam 648 araç. Bu da yılda ortalama 65 araç demektir. Bu noktada yılda 12 set, yani 96 araçlık kapasitesiyle TÜRASAŞ bundan sonra inşallah dünya pazarına da açılacak. Sadece bizim ihtiyacımızı değil, dışarıya da inşallah ihraç etme imkanını sağlamış olacak. Böylece fabrikamızın kapasitesi sayesinde bu alandaki hem dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de bahsettiğim gibi ihracat imkanı da sağlamış olacağız. İnşallah fabrikamızın yapım çalışmalarını bu yıl bitirip hızlı tren setlerimizin seri üretimine de orada başlamış olacağız. Ayrıca fabrikamız üretimde ihtiyaç duyduğu enerjiyi de güneşten alacak. Çevreci ve sürdürülebilir bir modelle çalışarak inşallah üretime başlamış olacak.”
'ASELSAN ile tamamen yerli ve milli olarak tasarladık'
577 yolcu kapasiteli, alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan tren setinin özelliklerine değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu giriş kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar, işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme ve kamera sistemleriyle donatılmış durumdadır. En önemli ve kritik sistemlerden olan tren kontrol ve yönetim sistemlerini ASELSAN ile tamamen yerli ve milli olarak tasarladık ve ürettik. Huzurlarınızda ASELSAN’ımıza hem diğer ülkemizde yaptığı işler için hem de bu projeye verdiği destek için teşekkür ediyorum. Trenle seyahat edecek yolcularımızın rahatlıkla kullanabilmeleri için Wi-Fi erişimi, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilecekleri otomatlar ve mutfak bölümlerini de yine setlerimize yerleştirmiş durumdayız. Ayrıca bu araçlarımızda engelli vatandaşlarımız için de 2 adet yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyeleriyle platformdan araca ve araçtan platforma inip binebilmelerini sağlayan asansörlere de yer verdik. Trenlerimizi yüksek konfor ve inovasyon ile mevcut ve gelecekte var olacak ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladık ve üretiyoruz. Hiç şüphesiz mühendislerimizin aklı, işçi kardeşlerimizin alın teri ve kararlılığıyla yoğrulmuş bu trenlerimiz artık sadece bir araç değil; milli teknolojimizin raylardaki yeni zaferlerinden birisi olacak. Türkiye Yüzyılı’nın simgesi, bağımsızlığımızın ve özgüvenimizin somut bir nişanesidir bu. Bu hizmetimiz inşallah Sakarya’mıza, Türkiye’mize, bölgemize hayırlar getirecektir”




