Onlar vatandaşın belediye ile olan bağındaki ilk temas noktası. Belediye ile hiç işi olmayalar bile gezerken, bakkala giderken, ya da bir yere yetişmeye çalışırken turuncu kıyafetli belediye çalışanlarını mutlaka görüyor.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kentin cadde ve kaldırımlarında mesaiye başlayan temizlik işçileri, Mersin’in sadece estetiğini değil, güvenliğini ve huzurunu da koruyor. Turuncu kıyafetli bekçiler gibi çalışan ekipler, rutin görev tanımlarının ötesine geçerek mahallelerin nabzını tutarak belediyenin mahallelerdeki gözü kulağı oluyor. Sokaklarda adres soran da, bilgi soran da onları buluyor.

Belediyenin sokaklardaki gözü
Sadece çöp toplamakla yetinmeyen işçiler, görev alanlarındaki her türlü aksaklığı anında ilgili birimlere raporluyor. Gelişi güzel atılmış molozlar, inşaat artıkları, eski eşyalar veya budanan ağaç dalları gibi görsel kirlilik yaratan unsurlar, temizlik personelinin bildirimiyle hızla ortadan kaldırılıyor. Bunun yanı sıra yollardaki çökmeler, kırılan kaldırımlar veya tahrip olan banklar, çöp kovaları ve süslemeler de bu saha dedektifleri sayesinde anında kayıt altına alınıyor.

Sel tehlikesine karşı mazgal nöbeti
Kentin altyapısını koruma noktasında da kritik bir rol üstlenen turuncu ekipler, özellikle yağışlı havalarda mazgal nöbeti tutuyor. Tıkanan ızgaraları sürekli kontrol ederek temizleyen işçiler, olası su baskınlarının ve sel felaketlerinin önüne geçerek Mersinlilerin can ve mal güvenliğini koruyor.

Sokaktaki dostların gönüllü koruyucuları
Görev tanımlarında yer almamasına rağmen temizlik işçilerinin en çok takdir toplayan yönü ise sokak hayvanlarına karşı sergiledikleri şefkat oluyor. Süpürgelerinin yanından ayırmadıkları mamalarla sokaktaki dilsiz dostlarımızı besleyen işçiler; kısırlaştırma, tedavi veya yaralanma durumlarını da belediyenin veteriner hizmetlerine bildirerek gönüllü birer hayvan sever olarak çalışıyor.
Sokakta adres sorana yol gösteriyorlar, trafikte öğrenci ve yaşlıların karşıdan karşıya geçmesine yardımcı oluyorlar.








