Mersin’de tropikal meyve üretimine yönelik yatırımlar her geçen yıl artarken, Ziraat Mühendisi Soner Cengiz, sınırsız yatırım imkânı bulunması halinde tercih edeceği ürünün yüksek teknoloji seralarında yetiştirilecek mango olacağını ifade etti. Cengiz, Avrupa pazarına yakınlık, iklim avantajı ve modern sera teknolojilerinin bir araya gelmesiyle Mersin’in katma değeri yüksek tropikal meyve üretiminde önemli bir merkez haline gelebileceğini dile getirdi.

Mersin’in Tropikal Tarım Rotası Mango Olabilir

“Avrupa pazarına taze ulaşma avantajı sağlıyor”

Mersin’in lojistik konumunun mango üretiminde önemli bir avantaj sunduğunu ifade eden Cengiz, “Avrupa ülkeleri mangoyu çoğunlukla Güney Amerika ve Asya’dan uzun süren deniz taşımacılığıyla ithal ediyor. Mersin’de dalında olgunlaşan kaliteli bir mango ise kara yolu ile birkaç gün içerisinde Avrupa pazarına ulaştırılabilir. Bu durum hem ürün kalitesini koruyor hem de üreticiye yüksek katma değer sağlıyor” dedi.

“Yüksek teknoloji iklim riskini azaltabilir”

Mango yetiştiriciliğinde en önemli risklerden birinin düşük sıcaklıklar olduğuna dikkat çeken Cengiz, modern sera teknolojilerinin bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırabileceğini belirtti. Cengiz, “Yapay zeka destekli iklimlendirme sistemleri, otomatik havalandırma, gölgeleme, ısıtma ve nesnelerin interneti tabanlı sensörlerle yönetilen seralarda üretim yapmak mümkün. Topraksız tarım sistemleriyle birlikte su ve gübre kullanımı da optimize edilerek yüksek verim elde edilebilir” ifadelerini kullandı.

Hasat boşluğu yüksek kazanç sağlayabilir

Dünya genelindeki hasat dönemlerinin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Cengiz, “Akdeniz’in en önemli avantajlarından biri hasat boşluğu yakalayabilmesidir. Hindistan ve Mısır gibi büyük üretici ülkelerde sezonun sona erdiği dönemlerde pazara taze mango sunulabilirse ürünün değeri önemli ölçüde artabilir. Doğru zamanda piyasaya giren ürün yüksek fiyat avantajı yakalayacaktır” diye konuştu.

Mango

“Neden mango?”

Son yıllarda avokado ve ejder meyvesine yoğun yatırım yapıldığına işaret eden Cengiz, mango üretiminin ise yüksek yatırım maliyeti nedeniyle daha sınırlı kaldığını söyledi. Cengiz, “Avokado ve ejder meyvesi de karlı ürünler. Ancak bu alanlara son yıllarda ciddi yatırım yapıldı. Mango ise yüksek teknoloji ve büyük sermaye gerektirdiği için herkesin girebildiği bir alan değil. Bu nedenle doğru yatırımla ihracat açısından önemli fırsatlar sunabilir” dedi.

Mersin’de YENİ PARTİ’nin ilk tabelası Kazanlı’da asıldı
Mersin’de YENİ PARTİ’nin ilk tabelası Kazanlı’da asıldı
İçeriği Görüntüle

“Altın değerindeki meyve can eriği”

Türkiye’de sezonun ilk ürünlerinin her zaman yüksek fiyatla alıcı bulduğunu belirten Cengiz, özellikle turfanda can eriğinin dikkat çektiğini söyledi.

Cengiz, “Türkiye şartlarında altın değerindeki meyve denildiğinde ilk akla gelen ürünlerden biri can eriğidir. Özellikle mart ayı başında veya kış döneminde seralarda sınırlı miktarda yetiştirilen can eriği çok yüksek fiyatlardan satılabiliyor. Paket içerisinde birkaç adet bulunan ürünlerin dahi oldukça yüksek bedellerle alıcı bulduğu dönemler yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

İlk çıkan kiraz ve çağla da yüksek değer görüyor

Turfanda ürünlerin pazardaki değerine dikkat çeken Cengiz, “Can eriğinin yanı sıra sezonun ilk kirazı ile çağla da piyasaya ilk çıktığında kilogram fiyatı oldukça yüksek seviyelere ulaşabiliyor. Erken hasat edilen kaliteli ürünler üretici açısından önemli gelir potansiyeli oluşturuyor” dedi.

Muhabir: Emek Ezgi Kıdış