Mersin’in mahreç işaretiyle tescillenen geleneksel lezzeti kerebiç, hem kent sakinlerinin hem de ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlılar arasında yer alıyor. Kökeni Osmanlı dönemine kadar uzanan ve özellikle bayram sofralarının vazgeçilmezleri arasında bulunan kerebiç, bugün Mersin’in gastronomik kimliğinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

“Mersin’in en özel lezzetlerinden biri”
Kerebiç ustası Mehmet Dönmez, kerebicin yıllardır Mersin kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Kerebiç bu şehrin en özel lezzetlerinden biri. Mahreç işaretiyle tescillenmesi de bunun ne kadar değerli bir ürün olduğunu gösteriyor. Şehir dışından gelen ziyaretçiler ve turistler tarafından da yoğun ilgi görüyor” dedi.
Geleneksel üretim sürdürülüyor
Kerebiçin yapımında kullanılan malzemelerin kaliteye doğrudan etki ettiğini ifade eden Dönmez, üretimin geleneksel yöntemlerle sürdürüldüğünü söyledi. Çöven otu kökünden elde edilen köpüğü, irmikli hamuru ve ceviz ya da Antep fıstığıyla hazırlanan iç harcıyla kerebiçin kendine özgü bir lezzete sahip olduğunu kaydetti.

Fiyatlar içeriğine göre değişiyor
Kullanılan malzemelerin maliyetlerinin arttığını belirten Dönmez, buna rağmen talebin sürdüğünü ifade etti. Dönmez, “Fıstıklı kerebiçin kilogramı 1.200 lira, cevizli kerebiçin kilogramı 650 lira, karışık kerebiç ise 925 liradan satışa sunuluyor. Vatandaşlar özellikle özel günlerde ve şehir dışına gönderimlerde kerebiçi tercih ediyor” diye konuştu.
Coğrafi işaretle koruma altında
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işaretiyle tescillenen Mersin kerebici, yüzyıllardır süregelen üretim geleneğiyle kentin en önemli gastronomi değerleri arasında yer alıyor. Kendine özgü köpüğü ve eşsiz lezzetiyle kerebiç, Mersin mutfağını tanıtan ürünlerin başında geliyor.






