Olay, 21 Nisan’da kentteki bir rehabilitasyon merkezinde meydana geldi. B.Y. ve S.Y. çiftinin, 2,5 yıldır eğitim gören oğulları K.Y.’nin merkeze gitmek istememesi ve huzursuz davranışlar sergilemesi üzerine şüphelenmesiyle olay ortaya çıktı. Aile, çocuklarının vücudundaki darp izlerini fark ederek merkez yönetiminden güvenlik kamera kayıtlarını istedi. Görüntülerde eğitmen Seda Pırıl C.’nin K.Y.’ye şiddet uyguladığı görüldü. Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan Seda Pırıl C., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
6 aylık kayıtlar incelendi
Sanık hakkında ‘Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki bir kişiye yönelik kasten yaralama’ suçundan dava açılırken, dosyanın 5’inci duruşması Mersin Adliyesi 25’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada hakim, olaydan geriye dönük 6 aylık kamera kayıtlarının incelenmesinin ardından, farklı tarihlerde de çocuğa şiddet uygulandığının bilirkişi raporuna yansıdığını belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün suç duyurusu üzerine hazırlanan yeni iddianamede sanığın ‘eziyet’ suçundan cezalandırılması talep edildi. Dosyaların birleştirildiği bildirildi.
Sanık: Kasten yaralayacak bir şey yapmadım
Seda Pırıl C., 10 yıllık meslek hayatında ‘eziyet’ suçlamasıyla karşı karşıya kalmasının kendisi açısından üzücü olduğunu söyledi. Otizmli çocuklarla çalışmanın yakın temas gerektirdiğini savunan sanık, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Seda Pırıl C., “Çocuğu kasten yaralayacak bir şey yapmadım. Amacım çocuğu eğitmek, Allah rızası almak, ailesini mutlu etmekti. 5 aydır kimseye zarar vermediğimi anlatmaya çalışıyorum. Artık bir karar verilsin. Tahliyemi istiyorum” dedi.
K.Y.’nin annesi S.Y. ise sanığın yaptıklarını farklı gerekçelerle açıklamaya çalıştığını belirterek, “Sanık her şeye bir kılıf buluyor fakat çocuğumun kulağını çekerken nasıl bir eğitim veriyordu? Bunu anlamıyorum. Türk adaletine güveniyorum” diye konuştu. Baba B.Y. de sanığın cezalandırılmasını istedi.
Savcı: ‘İşkence’ kapsamında değerlendirilmeli
Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın sözleşmeli personel olarak çalıştığı kurumda ‘kamu görevlisi’ sıfatının bulunduğunu belirtti. Savcı, mağdur çocuğa ısrarlı ve sistematik şekilde insan onuruyla bağdaşmayacak biçimde şiddet uygulandığı gerekçesiyle eylemlerin ‘işkence’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Mahkeme hakimi, savcının görüşü ve tarafların beyanlarının ardından görevsizlik kararı vererek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.





