Türkiye genelinde emekliler, ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve haklarının teslim edilmesi yönündeki taleplerini dile getirmeyi sürdürüyor. Mersin’de de emekliler, hak arayışlarını meydanlarda yaptıkları basın açıklamalarıyla gündeme taşıyor. Bu kapsamda 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, Yoğurt Pazarı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendikanın Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt tarafından okunan açıklamada, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilerek iktidara çağrıda bulunuldu.
“Yoksulluk ve sefaletin nedeni bir arada olamamamız”
Basın açıklamasında emeklileri, dul ve yetimleri sendika çatısı altında birleşmeye davet eden Hüseyin Kurt, “Bugün burada yapacağımız basın açıklamamızın ardından kuracağımız masada emekli dul ve yetimlerimizi sendikamıza üye olmaya, gücümüzü birleştirmeye davet edeceğiz. Niçin sendikalı olmalı ve gücümüzü birleştirmeliyiz? Cevabı ortada, bugüne kadar yeteri kadar bir arada olamadık, bundandır yaşadığımız yoksulluk, sefillik ve zillet. En fazla bir iki yıl içinde seçimler olacak; yıllardır hor görülen emekli dul ve yetimler şimdi yeniden akıllara geliyor” ifadelerini kullandı.
Emeklilerin ekonomik durumunun giderek ağırlaştığını belirten Kurt, “Emeklilerin durumu malum, bu iktidarın başlangıcından bugüne geçen sürede kaybettiklerimizi gün gün yaşadık, hiçbir hesaplamaya, istatistiğe TÜİK’in ısmarlama enflasyon oranlarına gerek yok. Hele de son altı yedi yıldır bize dayatılan yoksullaştırma dayanılmaz boyutta.” diye konuştu.

“Emekliyi muhtaç edemezsiniz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 26 Ekim 2026 tarihinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik yaptığı açıklamayı hatırlatan Kurt, 2027 bütçesinde emekliler için mali imkan oluşturulacağının ifade edildiğini belirtti. AK Parti grubunun bu doğrultuda çalışmalara başladığına ilişkin bilgileri de aktaran Kurt, yaş ve prim gün sayısına göre farklılaştırılmış refah payı veya seyyanen zam seçeneklerinin gündemde olduğunu kaydederek “Bu anlatılanlardan emeklinin durumunu gerçekten düzeltecek sonuç çıkmaz. Emeklilik, çalışma yaşamına bağlı bir haktır, çalışılan yıl/gün sayısı, ödenen primler dikkate alınmak zorundadır. Keza, çalışan memur ile memur emeklisini haklar açısından birbirinden ayıramazsınız. Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi muhtaçlık sistemini besler. Emekliyi muhtaç edemezsiniz. Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir.”
Emeklilerin ülkenin üretiminde büyük emekleri bulunduğunu vurgulayan Kurt, “O demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu. Karada denizde ve gökyüzünde var olan her şey onun el emeği göz nurudur, beyninin ışığıdır. Siz şimdi bu emekliden aldıklarınızın üzerine oturup onu yek ekmeğe muhtaç duruma getiremezsiniz. Hem böyle bir hakkınız yok, hem de biz buna izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Aylık bağlama oranının yüzde 70'e çıkarılmasını istedi
Emeklilik sisteminde yeni bir model arayışına gerek olmadığını dile getiren Kurt, mevcut sistemde emeklilerin aleyhine yapılan değişikliklerin geri alınmasını isteyerek, “Emeklilik sisteminde yeni yol aramanıza gerek yok. Eski yol bize yeter, sadece siz iktidara geldikten sonra aleyhimize yaptığınız değişiklikleri iptal edin, eskiye dönün, 'başka ihsan istemez'. Yani, sizden önceki iktidarların emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten uygulamalarını düzeltin demiyoruz. Siz, 2008 yılında düşürdüğünüz aylık bağlama oranını yeniden yüzde 70’e çıkarın yeter diyoruz” dedi.
İktidarın uyguladığı özelleştirmeci serbest piyasa ekonomi modelini eleştiren Kurt, bu modelin gelir dağılımındaki adaletsizliği artırdığına dikkat çekerek, “İktidarın tercih ettiği özelleştirmeci serbest piyasa ekonomi modeli, altta kalanın canı çıksın modelidir. Bu modelde milyonlarca emekçi yoksulluk girdabına itilirken, bir avuç holdingçi, tekelci, büyük müteahhit ile, faizciler ve foncular doymazcasına semirir” şeklinde konuştu.
Bu ekonomik modelde emekçilerin insanca yaşam koşullarından uzaklaştığını belirten Kurt, “Emekçiye insanca yaşam, emekli dul ve yetime hakça aylık, öğrenciye yurt ve bir öğün yemek, evsize konut, işsize istihdam yaratacak kaynaklar açgözlülerin kasasını tepeleme doldurur” ifadelerini kullandı.
“Ekmek herkese yetecekti”
Açıklamasında kamuoyunda gündeme gelen fon dolandırıcılıklarına da değinen Kurt, küçük birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaşların mağdur edildiğini belirterek, “Çok çarpıcıdır, bugünlerde kamuoyu, asrın fon vurgunları ile çalkalanıyor. Adına serbest piyasa dedikleri, ‘Altta kalanın canı çıksın’ sisteminin yasal görünümlü servet transferleriyle yetinememiş bu haramzadeler” dedi.

Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açgözlülükleri o kadar büyük ki, çifte çifte maaşlar, huzur hakları, ballı ihaleler yetmemiş bunlara; küçük tasarruflarını değerlendirmek isteyenleri, belki, ev, araba sahibi olabilirim diye çare arayan insanları dolandırmak üzere suç şebekesi kurmuşlar. Bir yanda özel jetler, özel yatlar; diğer yanda evsizler, işsizler ve beslenemeyenlerin olduğu bir toplumun geleceği olmaz. Toplumun gönenci, birliği ve dirliği için yoksulluğu değil varlığı paylaşmak şarttır. Bunun için ilk adım, devlet öncülüğünde planlı, üreten, kamucu ekonomik modele geçmek gerekir. Küçük ve orta işletmeler desteklenerek iflaslar önlenmeli, teşvikler verilerek tarımsal üretimden kaçış durdurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Emekliler taleplerini sıraladı
Basın açıklamasının sonunda emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin taleplerini sıralayan Hüseyin Kurt, şu çağrılarda bulundu: “Anayasa Mahkemesi önündeki dosyanın bir an önce karara bağlanarak seyyanen zam mağduriyetinin giderilmesi. En düşük emekli, dul ve yetim maaşının en düşük memur maaşına eşitlenmesi. Aylık bağlama oranının yeniden yüzde 70’e çıkarılması ve güncelleme katsayısında milli gelir artışından pay verilmesi. Emekli aylıklarının TÜİK verileri yerine bağımsız kurumların açıkladığı gerçek enflasyon oranlarına göre otomatik güncellenmesi. Emekli, dul ve yetimlere ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödenmesi. Tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılması. TBMM tarafından emekli sendikaları statü yasasının çıkarılması ve toplu sözleşme hakkının anayasal güvence altına alınması. Emekli maaşlarından yapılan muayene, ilaç ve diğer sağlık kesintilerinin kaldırılması. Şehir içi toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz yararlanma hakkı sağlanması. Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturalarından KDV alınmaması, temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanacak miktarının ücretsiz olması. Banka promosyonlarının günün koşullarına göre değerlendirilerek her yıl aylık artış oranına göre güncellenmesi. Konut sahibi olmayan emeklilere TOKİ aracılığıyla uygun fiyatlı konut sağlanması ve konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılması.”


