DEM Parti Mersin İl Örgütü, “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasının startını vermek amacıyla Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. “2027 Bütçesinin emekçiye vergi, sermayeye ayrıcalık, faize trilyonlar!” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamayı DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Adnan Şahin okudu.
2027 Merkezi Yönetim Bütçesi’nde iktidarın ekonomi politikalarında herhangi bir değişiklik olmadığını ifade eden Şahin, emekçilerin vergilendirildiği, kamu kaynaklarının faiz ödemelerine aktarıldığı ve savunma harcamalarının artırıldığı bir bütçe anlayışının sürdüğünü belirterek, “Emekçinin sırtına vergi yükleyen, kamu kaynaklarını faiz ödemelerine aktaran, savunma harcamalarını hızla artıran, sermayenin çıkarlarını koruyan anlayış 2027 bütçesinde de devam ediyor. İktidar, yanlış ekonomi politikalarında ısrar ederek bir kez daha aynı bütçeyi önümüze koyuyor” dedi.

“Faize kaynak aktaran ve güvenlikçi harcamaları büyüten bir bütçedir”
2027 yılında merkezi yönetim bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar liraya, bütçe gelirlerinin 23 trilyon 408 milyar liraya ulaşmasının öngörüldüğünü belirten Şahin, bütçe açığının ise 3 trilyon 868 milyar lira olarak hesaplandığını kaydetti. Şahin, enflasyon hedefinin yüzde 21 olduğu bir yılda bütçe giderlerinde yüzde 44,09, gelirlerinde yüzde 44,35 ve bütçe açığında yüzde 42,57 artış öngörüldüğüne dikkat çekti.
İktidarın bütçe tercihlerinin değişmediğini vurgulayan Şahin, “Kaynaklar yine emekçilerden ve halktan toplanıyor ancak bu kaynakların kullanımında emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, kadınların, gençlerin ve yoksulların ihtiyaçları değil, sermayenin ihtiyaçları önceleniyor. Bu bütçe, iktidarın iddia ettiği gibi bir refah bütçesi değildir. Sermayeyi koruyan, emekçiyi vergilendiren, faize kaynak aktaran ve güvenlikçi harcamaları büyüten bir bütçedir” diye konuştu.
“Vergi yükü emekçilerin sırtında”
2027 bütçesindeki vergi politikalarının adaletsizliği açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Şahin, gelir vergisi gelirlerinin 5 trilyon 533 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini, bu tutarın toplam bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 23,6'sına karşılık geldiğini belirtti. Gelir vergisinin yaklaşık yüzde 90'ının ücretli çalışanların gelirlerinden elde edildiğini söyleyen Şahin, şirketlerden alınması beklenen 2 trilyon 223 milyar liralık kurumlar vergisinin, emekçilerden alınacak gelir vergisinin yaklaşık yüzde 40'ına denk geldiğini kaydetti.
Gelir vergisinde geçen yıla göre yüzde 57,35 artış öngörülürken kurumlar vergisindeki artışın yüzde 37,82'de kalmasına tepki gösteren Şahin, “Emekçiler enflasyon karşısında eriyen gelirleriyle yaşam mücadelesi verirken vergi yükünü de taşımaya devam ediyor. İktidar, konu emekçilerin maaş artışına geldiğinde enflasyon hedeflerini gerekçe gösterirken, kendi gelirlerini artırmak söz konusu olduğunda gerçek enflasyonu hesaba katıyor. Bu, var olan vergi adaletsizliğini daha da büyütmektir” şeklinde konuştu.
Adil bir vergi sisteminin az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını gerektirdiğini belirten Şahin, servetin, yüksek gelirlerin ve sermaye kazançlarının adil biçimde vergilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Dolaylı vergilerin yurttaşlar üzerindeki yükünün azaltılması çağrısında bulunan Şahin, temel tüketim ürünlerinden alınan vergilerin dar gelirli yurttaşların yaşamını daha da zorlaştırdığını dikkat çekti.

“Her 100 liranın 17 lirası faize gidecek”
2027 bütçesinde KDV gelirlerinin 5 trilyon 681 milyar liraya, ÖTV gelirlerinin ise 3 trilyon 284 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini aktaran Şahin, tüketim üzerinden alınan vergilerin bütçe finansmanında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Vergi muafiyetleri ve istisnaları nedeniyle tahsil edilmeyen vergi harcamalarının 4 trilyon 878 milyar liraya ulaşmasının öngörüldüğünü kaydeden Şahin, “Emekçilerin vergisi kuruşu kuruşuna tahsil edilirken sermayeye ayrıcalık üstüne ayrıcalık tanınmaktadır. Vergi harcamalarının bütçe giderlerinin yüzde 17,88'ine denk gelmesi, iktidarın hangi kesimler için kaynaklardan vazgeçtiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi.
Faiz giderlerine ayrılan kaynağa da dikkat çeken Şahin, 2027 bütçesinde faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ödenek ayrılmasının öngörüldüğünü, bunun 2026 yılındaki 2 trilyon 742 milyar liralık ödeneğe göre yaklaşık yüzde 45 artış anlamına geldiğini ifade ederek, “Başka bir ifadeyle, 2027 yılında toplanan her 100 liranın yaklaşık 17 lirası faiz ödemelerine gidecek. Emekçilerin, esnafın ve yurttaşların ödediği vergilerle oluşan kamu kaynaklarının böylesine büyük bir bölümünün faiz ödemelerine ayrılması, bütçenin toplumsal önceliklerinin ne olduğunu göstermektedir” diye konuştu.
“Bütçe hakkı halkındır”
Bütçenin hazırlanmasında halkın söz ve karar sahibi olması gerektiğini vurgulayan Şahin, bütçe hakkının yurttaşların kendilerinden toplanan kaynakların nerelere harcanacağını bilme, tartışma ve belirleme hakkı olduğunun altını çizerek, “Barışın, demokrasinin, eşitliğin ve toplumsal adaletin bütçesini yapmak mümkündür. Bunun için kaynakların kullanımındaki öncelikleri değiştirmek gerekir. Faiz ödemelerini ve güvenlikçi harcamaları büyütmek yerine halkın temel ihtiyaçlarına öncelik verilmelidir. Vergi yükü ücretlilerin ve dar gelirlilerin sırtından alınmalı, sermayenin ve yüksek gelir gruplarının adil biçimde vergilendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.


