Türkiye'nin en önemli tarım kentlerinden biri olan Mersin, sahip olduğu iklim avantajı, verimli toprakları ve gelişen fidancılık sektörüyle tropikal meyve üretiminde dikkat çeken illerin başında geliyor. Mersin'in sadece narenciye üretiminde değil, tropikal meyve fidanı yetiştiriciliğinde de Türkiye'nin lokomotif şehirlerinden biri haline geldiğini belirten Cengiz, değişen iklim koşulları ve artan üretim maliyetlerinin çiftçileri daha yüksek gelir sağlayan alternatif ürünlere yönelttiğini söyledi.
Mersin'in en büyük gücü tarımsal potansiyeli
Yaklaşık 44 yıldır fidancılık sektörünün içerisinde bulunduğunu ifade eden Soner Cengiz, uzun yıllar kamu görevinde edindiği tecrübeyi bugün özel sektörde üreticilerle buluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Ben Mersin'de Akdeniz Fidancılık'ın sahibiyim. Yaklaşık 44 yıldır fidancılık sektörünün içerisindeyim. Daha önce Tarım İl Müdürlüğü ve İlçe Müdürlüklerinde 27,5 yıl görev yaptıktan sonra emekli oldum. Ardından Akdeniz Fidancılık firmasını kurarak faaliyetlerimi sürdürmeye başladım." Mersin'in sahip olduğu tarımsal alan büyüklüğünün Türkiye açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Cengiz, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2024 yılı verilerine göre ilin yaklaşık 325 bin 875 hektarlık tarımsal araziye sahip olduğunu belirtti. Mersin'in toplam yüzölçümünün 1 milyon 585 bin hektar olduğunu ifade eden Cengiz, bunun yüzde 20'sinden fazlasının tarımsal üretim amacıyla kullanıldığını söyledi. Tarımsal alanların kullanım şekillerine ilişkin bilgi veren Cengiz, meyvecilik alanlarının 160 bin 726 hektar, tarla alanlarının 141 bin 52 hektar, sebze üretim alanlarının ise yaklaşık 23 bin 932 hektar olduğunu belirtti.
Meyvecilikte Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri
Mersin'in özellikle meyvecilik alanında Türkiye'nin lider şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Cengiz, toplam tarım arazilerinin yaklaşık yarısının meyve bahçelerinden oluştuğunu ifade etti. Örtü altı tarımın da her geçen yıl büyüdüğünü belirten Cengiz, özellikle turfanda sebze, çilek ve son yıllarda hızla gelişen tropikal meyve üretiminin büyük bölümünün seralarda gerçekleştirildiğini söyledi. Cengiz, "Mersin'in mikroklima özelliği sayesinde elde edilen verim Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. Aynı araziden yılda birden fazla hasat yapılabilmesi üreticinin gelirini önemli ölçüde artırmaktadır." dedi.

Fidancılıkta yön değişti
Son yıllarda fidancılık sektöründe önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Soner Cengiz, değişen iklim koşulları, su kaynaklarındaki azalma ve yükselen üretim maliyetlerinin üreticileri farklı ürünlere yönelttiğini söyledi. Cengiz, klasik meyve türleri yerine yüksek katma değer sağlayan ürünlere olan talebin her geçen yıl arttığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Mersin'de fidan üretimi son yıllarda ciddi bir kabuk değişimi yaşamaktadır. Değişen iklim koşulları, artan girdi maliyetleri ve üreticilerin daha yüksek kâr marjı sunan alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle artık klasik ürünler yerine daha kazançlı türler tercih edilmektedir."
Tropikal meyveler yükselişte
Mersin'de son yıllarda en büyük artışın tropikal ve subtropikal meyve fidanlarında yaşandığını belirten Cengiz, özellikle Erdemli, Silifke ve Anamur'un bu alanda önemli merkezler haline geldiğini söyledi. Avokadonun hem iç piyasa talebi hem de ihracat potansiyeli sayesinde en fazla üretilen fidanlardan biri olduğunu ifade eden Cengiz, mango üretiminin de açık alan ve örtü altı yetiştiricilikte başarılı sonuçlar vermesi nedeniyle hızla arttığını dile getirdi. Ejder meyvesinin (pitaya) ise düşük su ihtiyacı ve kolay yetiştirilebilmesi nedeniyle üreticilerin en çok tercih ettiği türlerden biri haline geldiğini belirten Cengiz, passiflora (çarkıfelek), guava ve papaya gibi türlerde de deneme bahçelerinin her geçen yıl arttığını söyledi. Kuraklığa dayanıklı türlere ilginin de hızla yükseldiğini belirten Cengiz, keçiboynuzunun son yılların yükselen yıldızı olduğunu ifade etti.
"Keçiboynuzunun hem meyvesi hem de çekirdeği endüstriyel açıdan yüksek ekonomik değere sahip. Masrafı az, bakımı kolay ve su ihtiyacı düşük olduğu için milyonlarca keçiboynuzu fidanı hem kamu hem de özel sektör tarafından üretilmektedir."
Öte yandan zeytinde de özellikle yüksek verim sağlayan yeni çeşitlere yönelimin arttığını belirten Cengiz, sert kabuklu meyvelerde ise Mut, Gülnar, Çamlıyayla ve Toroslar'ın yüksek kesimlerinde badem ve ceviz üretiminin hızla geliştiğini söyledi.

Mersin ekonomisine fidancılığın katkısı
Fidancılık sektörünün Mersin ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Ziraat Mühendisi Soner Cengiz, kentin sadece tarımsal üretimde değil, fidan üretiminde de Türkiye'nin en güçlü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Mersin'in sahip olduğu Akdeniz ikliminin hem orman fidanları hem de ticari meyve ve süs bitkisi fidanlarının yıl boyunca sağlıklı ve verimli şekilde yetiştirilmesine olanak sağladığını ifade eden Cengiz, bu durumun ilin tarımsal ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Mersin'in tarım, lojistik ve ihracat altyapısıyla Türkiye ekonomisinde güçlü bir konuma sahip olması da fidancılık sektörünün gelişimini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Cengiz, sadece özel sektörün değil kamu kuruluşlarının da fidan üretiminde önemli rol üstlendiğini belirterek şunları söyledi:
"Sadece meyvecilikte değil, orman fidanı üretiminde de Mersin çok güçlü bir yapıya sahiptir. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, Türkiye'nin en büyük kamu fidan üretim kapasitelerinden birine sahiptir. Tarsus, Gülek, Çamlıyayla, Anamur, Mut, Karaeski ve Mut Darısekisi olmak üzere toplam altı orman fidanlığı bulunmaktadır."
Bu tesislerin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 10 milyon fidan olduğunu ifade eden Cengiz, her yıl ortalama 5 ila 5,5 milyon fidanın toprakla buluşturulduğunu ve bu üretimin hem ağaçlandırma çalışmalarına hem de erozyonla mücadeleye önemli katkı sağladığını söyledi.
Orman fidanlıklarında yaklaşık 154 farklı türde üretim gerçekleştirildiğini belirten Cengiz, kızılçam, sedir ve ardıç gibi orman ağaçlarının yanı sıra, ekosistemin korunmasına katkı sağlayan alıç, üvez ve kuşburnu gibi türlerin de üretildiğini kaydetti.
Gelir getirici türler arasında ise ceviz, badem ve keçiboynuzunun öne çıktığını belirten Cengiz, bu fidanların özellikle kırsal kesimde yaşayan üreticilere önemli bir ek gelir kaynağı oluşturduğunu ifade etti.

Mersin'in narenciye ve örtü altı meyvecilikte Türkiye'nin lider kentlerinden biri olmasının özel sektör fidancılığını da doğrudan büyüttüğünü dile getiren Cengiz, açık köklü ve tüplü üretim sayesinde badem, kayısı, erik, kiraz ve şeftali gibi birçok meyve türünde yoğun üretim yapıldığını söyledi.Poşetli (tüplü) üretim sistemi sayesinde yılın 12 ayı dikime hazır, güçlü kök yapısına sahip fidanların piyasaya sunulduğunu belirten Cengiz, özellikle hastalıklardan ari sertifikalı limon, portakal ve mandalina fidanlarının önemli bir üretim hacmine ulaştığını ifade etti.
Son yıllarda keçiboynuzu, avokado, muz ve ejder meyvesi (pitaya) fidanlarına olan talebin sektörün büyümesine önemli ivme kazandırdığını vurgulayan Cengiz, peyzaj ve süs bitkileri üretiminin de yüksek katma değer oluşturan alanlardan biri olduğunu söyledi.
Park ve bahçe düzenlemelerinde kullanılan boylu çınar, limon servi ve çeşitli palmiye türlerinin yoğun olarak yetiştirildiğini aktaran Cengiz, dış mekân süs bitkisi üreticilerinin önemli bölümünün gelirlerinin büyük kısmını bu alandan elde ettiğini belirtti.
Mersin'in iklim avantajının sektörün en önemli gücü olduğunu ifade eden Cengiz, don olaylarının seyrek görülmesi ve uzun büyüme sezonu sayesinde fidanların birçok bölgeye göre daha hızlı ve sağlıklı geliştiğini söyledi.
Üretilen fidanların yalnızca Mersin ve Çukurova Bölgesi ile sınırlı kalmadığını da dile getiren Cengiz, Türkiye'nin dört bir yanına sevkiyat yapıldığını, ayrıca Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerine yönelik ihracatın da her geçen yıl geliştiğini kaydetti.
Sertifikalı üretimin giderek yaygınlaştığını belirten Cengiz, Tarım ve Orman Bakanlığının denetimleri ile sektör kuruluşlarının çalışmaları sayesinde hastalıktan ari, sertifikalı fidan üretim oranının sürekli yükseldiğini sözlerine ekledi.
Cengiz, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Mersin'de fidancılık sektörü; kamu tarafından yürütülen orman varlığını geliştirme çalışmaları ile özel sektörün ticari meyvecilik, süs bitkileri ve fidan üretimini bir araya getiren, sürekli büyüyen, dinamik ve ekonomik hacmi oldukça yüksek bir sektör haline gelmiştir."





