Ekmen, toplantı salonunu selamlamasının ardından, görev değişikliği yaşanan bakanlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak “Bu sabah yine Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin bir örneğiyle uyandık. Resmî Gazete’de gece yarısı yayımlanan bir kararnameyle iki Sayın Bakan’ın görevden aflarını talep ettikleri ve bu taleplerin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildiği duyuruldu. İstifa, siyaset kurumunun en onurlu müesseselerinden biridir. Bir kişi, üstlendiği görevin gereklerini yerine getiremediğini düşündüğünde ya da görevini icra ederken ciddi sorunlarla karşılaştığında istifa etmeyi tercih edebilir ve bu durum çoğu zaman olumlu bir gelişme olarak değerlendirilir; kimi zaman bir yükten kurtulma, kimi zaman ise onurlu bir duruşun ifadesi olarak. Ne var ki Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nde, yöneticilerin istifa etme hakkı dahi ellerinden alınmış durumdadır” dedi.
Ekmen: "Bir kişinin bir göreve getirilmesi, birtakım objektif koşullara dayanmalıdır"
Ekmen, “Görevden alma, bir yöneticinin en doğal haklardan biridir. Bir kişinin bir göreve getirilmesi, birtakım objektif koşullara dayanmalıdır; aynı şekilde bu koşullar ve kendisinden beklenen hizmetler yerine getirilmediğinde, o kişinin görevden alınabilmesi de gerekir. Görevden alma, yalnızca en üst otoritenin tasarrufu değil, aynı zamanda o görev üzerinde hakkı bulunan tüm kamunun iradesinin bir yansımasıdır. Hepimize ait bir yetkinin gereği gibi kullanılmadığı kanaati oluştuğunda, görevden alma meşru ve gerekli bir mekanizma haline gelir. Ne var ki Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nde, görevden alma müessesesinin de ortadan kalktığı bir tabloyla karşı karşıyayız” açıklamasında bulundu. Bakanların görevden “af talebinde” bulunduğunu ifade eden Ekmen, “Bugün gelinen noktada, Sayın Bakanlar görevden alınmak yerine ‘aflarını talep etmiş’ durumdalar. Doğal olarak şu sorular akla geliyor: Hangi gerekçeyle af talep edildi? İşlenen hata ya da kusur nedir ve kamuoyu bunu ne zaman öğrenecektir? Af sebebi günahlar herhangi bir idari, siyasi ya da adli soruşturmanın konusu olacak mıdır? Yoksa mesele, en üst makamdan gelen bir talimatın yerine getirilememesiyle mi ilgilidir; ya da bu af talebi bazı daha büyük günahlardan kaçınma çabasının bir sonucu mudur? Tüm bu soruların cevapsız bırakılması, konunun ister istemez siyasetin spekülasyon alanına itilmesine yol açmaktadır. Ancak şunu biliyoruz ve o günü de bekliyoruz: Görevden alma ve af taleplerinin gerçek anlamda milletin iradesiyle değerlendirileceği, millet tarafından kabul edilip işleme alınacağı bir gün mutlaka gelecektir. Biz de hep birlikte o gün için çalışıyor, o günün gelmesi için çaba gösteriyoruz” dedi.





