Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin tartışmaların kadınların yaşam hakkı ve ekonomik güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi. Açıklamada, nafakanın bir ayrıcalık değil, kadınların boşanma sonrasında karşı karşıya kaldığı ekonomik eşitsizliklerin sonucu olduğu ifade edildi.
Kadınların iş gücü piyasasında ayrımcılığa maruz kaldığı, eşit işe eşit ücret alamadığı ve ücretsiz bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omuzlarında olduğu vurgulanan açıklamada, nafakanın süreyle sınırlandırılmasının kadınları yoksulluğa sürükleyebileceği kaydedildi.

“Sosyal Devlet ilkesine aykırı”
Açıklamada, nafakanın süreyle sınırlandırılmasına yönelik girişimlerin sosyal devlet ilkesine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı olduğu savunuldu.
Merkez, bu tür düzenlemelerin kadınların ekonomik yaşam hakkını geriye götüreceğini belirterek, kazanılmış hakların tartışmaya açılmasına karşı olduklarını ifade etti.
Rahmi Koç’un sözlerine tepki
Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un kamuoyuna yansıyan ve “fıkra” olarak aktarılan ifadelerine de tepki gösterdi.
Açıklamada, söz konusu ifadelerin kadınları ve etnik kimlikleri hedef alan ayrımcı kalıp yargıları yeniden ürettiği belirtilerek, bu tür söylemlerin mizah veya espri kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
“Ayrımcı dil şiddetin ön basamağıdır”
Kadın Hakları Merkezi, ayrımcı ve cinsiyetçi söylemlerin toplumsal eşitsizliği derinleştirdiğini belirterek, kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığın arkasında bu tür söylemlerin bulunduğunu ifade etti.
Açıklamada, “Ayrımcı dil, şiddetin ön basamağıdır. Bu dil cezasız kaldıkça eşitsizlik derinleşmeye devam eder” görüşüne yer verildi.

Sürecin takipçisi olacaklar
Merkez, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan süreci yalnızca hukuki bir soruşturma olarak değil, toplumsal eşitlik mücadelesinin bir parçası olarak gördüklerini belirtti.
Açıklamanın sonunda, kadınların kazanılmış haklarının tartışma konusu yapılmasına izin vermeyecekleri, kadınları yoksulluğa iten düzenlemelere karşı sessiz kalmayacakları ve cinsiyetçi, aşağılayıcı, ayrımcı söylemlere karşı mücadelelerini sürdürecekleri kamuoyuna duyuruldu.



