Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Mersin’in de aralarında bulunduğu 27 ildeki bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması tartışma yarattı. Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Başkanı Sabahat Aslan, söz konusu uygulamaların orman ekosistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, tahsis ve orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin yangınlardan daha büyük tahribata yol açabildiğini ifade etti.
“Orman demek su demektir, temiz hava demektir”
Aslan, Akdeniz Bölgesi’nin küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte giderek daha fazla kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, ormanların yalnızca çevresel açıdan değil, su kaynakları, hava kalitesi ve insan sağlığı açısından da korunması gerektiğinin altını çizdi. “Orman demek su demektir, temiz hava demektir” diyen Aslan, ormanların yağışların toprakla buluşmasına ve suyun yer altı kaynaklarında birikmesine katkı sağladığını belirtti. Aslan, “Mevcut su kaynaklarımızın giderek azaldığı bir dönemde, orman alanlarını kaybetmek bu süreci daha da hızlandıracaktır” dedi.

“Gerekçesinin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor”
Mersin’de hava kirliliğinin de ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Aslan, geniş ormanlık alanların imara açılmasının yapılaşma ve nüfus yoğunluğunu artırabileceğini, bunun da hava kalitesi üzerinde ilave baskı oluşturacağını ifade ederek, “Söz konusu alanların orman niteliğinden çıkarılmasının gerekçesinin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Bir alanın bugün orman vasfını kaybetmiş olması, onun yeniden ağaçlandırılamayacağı veya ekolojik işlevlerini tekrar kazanamayacağı anlamına gelmez” diye konuştu.
“Su kaynaklarımız üzerindeki baskı artar”
Aslan, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Ormanlık alanların yok edilmesi yalnızca ağaçların kaybedilmesi anlamına gelmez. Bunun sonucunda su kaynaklarımız üzerindeki baskı artar, hava kalitesi olumsuz etkilenir, sıcaklıklar daha fazla hissedilir ve insanların yaşam kalitesi ile sağlığı bundan zarar görür” dedi.

“İklim krizinin etkilerini azaltmak ve su kaynaklarını korumak gerekiyor”
Dünyanın farklı bölgelerinde iklim krizinin etkilerini azaltmak, su kaynaklarını korumak ve hava kalitesini iyileştirmek amacıyla ormanların korunması ve yeni yeşil alanların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Aslan, Türkiye’de de benzer bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Aslan, ormanların kentlerin doğal dengesinin korunmasında da önemli rol oynadığını belirterek, “Ormanlar aynı zamanda kentlerin doğal dengesini sağlayan, havayı filtreleyen, karbonu tutan ve yağış sularının toprağa ulaşmasına yardımcı olan doğal alanlardır” diye konuştu.
“Kaybedilen alanları yeniden kazanmamız gerekiyor”
Geleceğe yönelik alınan kararların yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşayacağı çevreyi de etkileyeceğini belirten Aslan, ormanların yapılaşmaya açılması yerine ekolojik değerlerinin korunmasına yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde, mevcut ormanlarımızı korumamız ve kaybedilen alanları yeniden kazanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.



