Yapılan açıklamada, "Gerçeğin suç sayıldığı bir ortamda demokrasiden söz edilemez" vurgusu yapıldı.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan KESK Mersin Şubesi, gazetecilerin üzerindeki baskı ve sansür politikalarına sert eleştiriler getirirken, basın emekçilerinin yanında olduklarını ifade etti.
"Gazeteciyi Susturmak Toplumu Susturmaktır"
Açıklamada, özgür basının halkın haber alma hakkının teminatı olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Özgür basın, halkın gerçekleri öğrenme ve haber alma hakkının en temel güvencesidir. Basına yönelik her türlü baskı, sansür ve yıldırma politikası yalnızca gazetecileri değil, doğrudan toplumu susturmayı hedefler. Haber yapanın cezalandırıldığı, gerçeğin suç sayıldığı bir ortamda ne demokrasiden ne de toplumsal barıştan söz edilebilir."
"Emek ve Özgür Gelecek Mücadelesiyle Birdir"
Eğitim Sen vurgusuyla devam eden mesajda, düşünce özgürlüğü ile emek mücadelesi arasındaki bağa şu açıklamalarla dikkat çekildi:
Düşünceyi, sözü ve kalemi baskı altına alan anlayışın; emeği, bilimi ve özgür geleceği de kararttığı savunuldu. Halkın haber alma hakkını savunmanın, laik ve demokratik bir toplum mücadelesiyle eş değer olduğu ifade edildi. Basın emekçilerinin yanında olmanın, gerçeğin ve kamusal sorumluluğun yanında saf tutmak olduğu belirtildi.




