Mersin’in benzersiz ekosistemini, verimli tarım arazilerini ve su kaynaklarını tehdit eden projelere karşı sürdürülen çevre mücadelesi önemli bir zafere imza attı. Türkiye genelinde ve Mersin özelinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine takılan yüzlerce proje, yaşam savunucularının ve çevre örgütlerinin kararlı duruşu sayesinde durduruldu.
Mersin’in doğası talan projelerinden kurtuldu
Sanayi baskısı ve kontrolsüz madencilik faaliyetleriyle karşı karşıya kalan Mersin’de, doğayı ve yaşam alanlarını katledecek 27 proje ÇED engeline takıldı. Gülnar, Mut, Toroslar, Silifke ve Akdeniz ilçelerinde kentin akciğerleri konumundaki ormanlık alanlara, su havzalarına ve tarlalara göz diken taş ve kalker ocakları ile kontrolsüz kapasite artış talepleri iptal edildi. Ayrıca "yeşil enerji" adı altında tarım ve mera alanlarını işgal etmek isteyen bazı dev Güneş Enerji Santrali (GES) projeleri ile Akdeniz’deki sanayi depolama girişimleri de çevre kriterlerini karşılayamadığı için reddedildi.
"Halkın direnişi ve kamu kurumlarının duyarlılığı kazandı"
Projelerin iptal edilmesinde en kritik etken, bölge halkının katılım toplantılarında sergilediği kararlı tutum ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi oldu. Tarım ve Orman İl Müdürlükleri ile DSİ gibi kurumların sunduğu olumsuz görüşler, doğa talanına karşı çekilen en güçlü setlerden biri haline geldi.
Çevre aktivistleri, iptal edilen bu projelerin Mersin’in geleceği için umut verici olduğunu belirterek, "Büyük umutlarla Arslaköy’de ki boksit madeni projesinin iptalini bekliyoruz. Türkiye genelinde sadece iyi yılda 865 proje ÇED raporu alamadığı için iptal edilmiş. Bunlardan 27’si de Mersin’de. Doğamızı, suyumuzu ve toprağımızı rant projelerine karşı korumaya devam edeceğiz. Yaşam alanlarımızı yok edecek hiçbir girişime geçit vermeyeceğiz" mesajını verdi.



