Nusrat Mayın Gemisi, Birinci Dünya Savaşı sürerken Çanakkale Boğazı’na döşediği mayınlarla 18 Mart 1915'te Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasına büyük katkı sağladı. Günümüzde Nusret Mayın Gemisi olarak bilinmektedir ve Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alıyor.

1990 yılında Mersin'de battı

Nusret Mayın Gemisi 1962’de satın alınıp ‘Kaptan Nusret’ adıyla kuru yük taşımacılığında kullanılırken Mersin açıklarında battı. Yan yatmış biçimde Mersin Balıkçı Barınağı içerisinde uzun yıllar boyunca sökülmeyi beklerken yaşanan bir olay Nusrat Mayın Gemisinin kaderini değiştirdi.

İki öğretmenin duyarlılığı Nusrat’ı kurtardı

Dönemin Halk Eğitim Merkezi Müdürü öğretmen Hilmi Dulkadir, denizde hayatını kaybedenleri anmak, deniz şehitlerine saygı göstermek ve denizden gelen trajedileri (göçler, kazalar) hafızada tutmak amacıyla yapılan sembolik bir tören olan denize çelenk bırakmayı Nusrat için düşündü. Bir 18 Mart tarihinde birlikte görev yaptığı öğretmenlerle birlikte bir çelenk hazırlayarak, Nusrat’ın anısını onurlandırmak amacıyla denize bıraktı.

Kocamaz’ın girişimi ile müzeye dönüştü

Tüm tartışma da bundan sonra başladı. Dönemin İl Garnizon Komutanı tarafından aranarak Hilmi Dulkadir’i eleştirmesi tartışmanın da fitilini ateşledi. Olayın duyularak kulaktan kulağa yayılması üzerine asıl mesleği öğretmen olan dönemin Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, gerekli girişimleri başlatarak Nusrat’ı kurtarmaya çalıştı.

27 kilometrelik yolculuk 4,5 saat sürdü

Kocamaz’ın girişimleriyle büyük bölümü su içinde bulunan ve yan yatmış olan gemi, dev TIRlarla Mersin'den Tarsus'a götürüldü. Üç parçaya ayrılarak tırlarla taşınan geminin 27 kilometrelik yolculuğu 4,5 saat sürmüştür. Nusret, kendisi için yapılan Çanakkale Zaferi Kültür Parkı'na demirledikten sonra sekiz kişilik bir heyet Çanakkale'deki maketini inceleyip tüm kaynakları araştırarak gemiyi orijinale en yakın haline getirdi. Restorasyonu tamamlanarak müze haline getirilen Nusret Mayın Gemisi, 2003 yılından itibaren ziyarete açıldı.

Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren gemi

Savaşın seyrini değiştiren Nusrat (Nusret) Mayın Gemisi, Çanakkale’ye 3 Eylül 1914’te geldi. Nusrat, mayın dökme gemisi olarak Almanya’da tasarlandı. Nusrat, tarihi görev için emri, Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanı Albay Cevat Çobanlı’dan aldı. 6 Mart günü Cevat Bey, Mayın Grup Komutanı Hafız Nazmi Bey’e savaşın seyrini değiştirecek görevi verdi.

Mayınların kıyıya paralel olarak Karanlık Liman’a dökülmesi büyük önem taşıyordu. Düşman gemileri boğaza gruplar halinde giriyordu. Görevini tamamlayan gemi, ikmal için geri dönüyordu. Dönüş yolunda diğer gemilerin yolunu kesmemek için boğazın en geniş yeri olan Karanlık Liman’da manevra yapıyorlardı. Mayınlar tam da bu manevra sahasına yerleştirilecekti.

Nusrat’ın zor görevi

Nusrat, 7 Mart'ı 8 Mart’a bağlayan gece yarısı demir aldı. Gecenin karanlığında bütün ışıklarını kapatıp hedefine doğru yola çıktı. Devriyeye çıkmış düşman gemilerinin projektörleri zaman zaman karşı kıyıya vuruyordu. Nusrat, işte bu ortamda yeni mayın hattının hazırlanacağı noktaya geldi. Büyük bir sessizlik içinde eldeki son eski tip 26 mayını suya bırakmaya başladı. Tüm mayınlar önceden belirlenen rota doğrultusunda yerleştirildi.

Mahalle halkı istedi Büyükşehir yağmura rağmen yeniledi
Mahalle halkı istedi Büyükşehir yağmura rağmen yeniledi
İçeriği Görüntüle

Nusrat’ın Komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey daha iki gün önce kalp krizi geçirmişti. Buna rağmen o zor görevde gemisinin dümenine geçmişti. Görev başarıyla yerine getirilmişti ama Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey’in kalbi o heyecana dayanamamıştı.

Bouvet, Irresistible ve Ocean’ı batırdı

Mayınlar döşendikten 10 gün sonra, 18 Mart’ta düşman gemileri harekete geçti. İkmal için geri dönen gemilerde peş peşe patlamalar oldu. Nusrat'ın mayınları; Bouvet, Irresistible ve Ocean’ı Çanakkale Boğazı’nın derinliklerine gömdü. Böylece savaşın seyri bir anda değişmişti.

Çanakkale Savaşı’nın kahramanı Nusrat, 1955 yılına kadar yine Çanakkale’de kaldı. 7 yıl sonra ise özel bir firma tarafından satın alındı. “Kaptan Nusret” adıyla kuru yük gemisi olarak kullanıldı.

Kaynak: Refik Arıtürk