Mersin’in kültürel hafızasında yer edinen Şan Müzikevi’nin kurucusu Hüseyin Ün, bakkaliye toptancısını veresiye defterlerini kapatıp müziğin evrensel diline sığındığı günden bu yana binlerce insanın hayatına dokunuyor. Gençlik yıllarında ticarette yaşadığı hayal kırıklığını "Kandırılacaksam bildiğim işte kandırılayım" diyerek sanata dönüştüren Ün, sazdan kemana, neyden tefe kadar geniş bir yelpazede hem eğitim veriyor hem de enstrüman satışını sürdürüyor.
Kuvayi Milliye Caddesi Mer-İn İş Merkezinde bulunan Şan Müzikevi, Mersin’de müziği bir hobi olmaktan çıkarıp profesyonelliğe taşımak isteyenler için bir okul misyonu görmeye devam ederken, Hüseyin Ün’ün azmi genç sanatçılara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
İki öğrenciden dev bir orkestraya
Müzik eğitmenliği yolculuğunun bir arkadaşının ricasıyla başladığını belirten Hüseyin Ün, “Bir arkadaşım iki öğrencisi olduğunu ve onlara nota öğretip öğretemeyeceğimi sordu. O iki öğrenci zamanla kırka çıktı, yıllar içinde ise 5 bini aştı. Bugün geriye dönüp baktığımda binlerce kişiye bir enstrüman öğretmenin huzurunu yaşıyorum” ifadelerini kullandı. Tüm söz ve müziklerini kendisinin yaptığı bir de Türk Halk Müziği kaseti de çıkaran Ün, nefes aldığı müddetçe müzik yolculuğunun devam edeceğini de sözlerine ekledi.
“Müzik iyi insanları bir araya getirir”
Emekli olmasına rağmen işine olan tutkusu nedeniyle dükkanından kopamayan Ün, müzikle ilgilenen kitlenin özel bir profile sahip olduğunu vurguladı. Müşteri profilinden ve karakterlerinden memnuniyetini dile getiren usta sanatçı, "Genel olarak iyi insanlar müzikle ilgilenir. Ben işimi ve bu güzel insanlarla bir araya gelmeyi seviyorum. Belki müzikle ilgilenen her insan iyi değildir ama iyi bir insansa mutlaka müziğin bir yerinde vardır. Çevremde hep iyi insanlar olsun diye ısrarla her gün gelip dükkanımı açıyorum" dedi.
“Dostlarla buluşuyoruz en büyük zenginlik bu”
40 yıldır aynı hevesle her gün dükkanını açtığını belirten Hüseyin Ün, “Her gün ara vermeden açıyorum müzik evini. Komşu esnaflarla sohbet ediyoruz. Şakalaşıyoruz, günlük siyasetten ekonomiye kadar sohbetler ediyoruz. Ama bu esnada bir kişi gelip de müzikle, enstrümanla ilgili bir şey sorarsa en büyük kazancım bu oluyor. Bir kişiyi bile müzikle tanıştırmak benim için en büyük kazançtır. Müzikle tanışmak isteyen birisi geçer de kapalı görürse en büyük kayıp da budur benim için” diye konuştu.
Ekonomik zorluklar ve mesleğin geleceği
Sektörün genel gidişatı hakkında endişelerini de gizlemeyen Ün, her iş kolunda olduğu gibi müzik aletleri satışında da bir durgunluk yaşandığını ifade etti. Enstrümanlara olan ilginin sürdüğünü ancak alım gücü nedeniyle daha çok ekonomik modellerin tercih edildiğini belirten Ün, mesleğin geleceğinin gerçek müzik sevgisine bağlı olduğunu söyledi.




