Süper Lig'in 1'inci haftasında oynanan Kasımpaşa-Trabzonspor maçının ardından taraftarların attığı öne sürülen havai fişek, Evliya Çelebi Mahallesi Tepebaşı Caddesi'ndeki 5 katlı binanın 4'üncü katında yaşayan ressam Murat Melih Özen'in dairesine düştü. Çıkan yangında Özen'in kiracı olarak yaşadığı ev kullanılamaz hale gelirken, yıllardır üzerinde çalıştığı tabloları, resim malzemeleri ve müzik ekipmanları da yandı. Yangın sırasında ailesinin yanında Dalaman'da bulunan Özen, telefonla gelen 'Evin yanıyor' haberiyle yaklaşık 20 yıllık profesyonel sanat hayatı boyunca biriktirdiği eserlerinin ve malzemelerinin yok olduğunu öğrendi.
Yeni Sergi Hazırlığındaydı
İstanbul’da kiracı olarak yaşadığı evini çalışma alanı olarak kullanan Murat Melih Özen, yangından önce yeni bir sergi hazırlığındaydı. Aylarca üzerinde çalıştığı tabloları, boya ve fırçaları, şövalesi, müzik ekipmanları, yıllardır sakladığı evrakları ve babasına ait resimleri de evde bulunuyordu.
‘20 Senelik Bir Ressamın Resimleri Katledildi’
Ressam ve müzisyen olan Murat Melih Özen, “Dalaman'da annemin yanındayken alt komşudan telefon geldi 'Ev yanıyor, içeride misin?' dedi. 'Hayır' dedim. Ben senelerin ressamıyım. Emeğim, resimlerim yandı. Malzemelerim, stüdyo ekipmanım, her şeyim gitti. Benim şu an bu çantam var, bir de biraz evvel yoldan geldim, sırt çantam var, laptopum var, onun dışında hiçbir şeyim yok artık. Çocukluktan beri resim yapıyorum, 3 yaşından beri. Sergiye çıkartabilecek iş olması için çok az kalmıştı. 2-3 tane iş daha yapmam gerekiyordu. Hazırlamıştım. Zaten sanattan hayatı idame ettirmek çok kolay bir şey değil. Ben bunu bilerek bu işi seçmek durumunda kaldım, çünkü doğuştan gelen bir yetenekti. Başka yapmak istediğim, beni heyecanlandıran bir şey yok. Hepsini bir kenara bırakın, burada bir hayat, yaşantı, mücadele var. Her şey para değil. En azından insanların sergide görmelerini isterdim. Üzerine konuşabilmek isterdim. Satılması bile o kadar önemli değil. Bu hale gelmesini istemezdim" dedi.

'Kaybettiklerimi, Emeğimi Geri İstiyorum'
Özen, "Şövaleyi ablam almıştı, pahalı bir şövaleydi. Son zamanlarda benim işlerim pekiyi gitmiyordu. Rica etmiştim almıştı. İçeride patlayan terebentinler, fırçalarım var. Resim adına biriktirdiğim şeyler var. Eskiden müzik stüdyom vardı profesyonel, oradan kalan şarkı sözlerim, çeşitli evraklarım, anılarım var. Kendime ait özel, paylaşmak istemediğim, tanıdığım, hayatta olmayan insanlarla ilgili olan şeyler vardı o çekyatın altında. Rahmetli babamın resimleri vardı. Artık hiçbirisi yok. Sadece bu olay çözülsün ve fazla bir şey istemiyorum. Kaybettiklerimi, emeğimi geri istiyorum. Hukuki olarak bir şey yapabiliyorsam yapacağım. Burayı bu hale getiren insanlar da tabii ki bilerek bu hale getirmemişlerdir ama onlar eğlenecek diye benim hayatımın bu şekilde mahvolması çok adil gelmiyor. Şehrin göbeğinde. Birileri etrafı yıkıp dökecek, her şeyi kıracak dökecek ve hayatına devam edecek" diye konuştu.
'Teknik Olarak Ortaya Koyduğum Resimler Yandı'
Özen, "Bütün resim hayatım boyunca, kariyerim boyunca yaptığım her şeyi hesaba katabiliriz. Zorluklar içerisinde ortaya koyduğum eserlerin şu anda yanmış hallerini paylaşıyorum insanlarla. Benim emeklerim, senelerdir uğraştığım emeklerimin sonucunda vardığım nokta, resimler yandı. Şimdi bu en sevdiğim resimlerimden bir tanesi. Bunun her tarafında ben bir ay boyunca günde 8 ila 12 saat çalıştığım bir eserdir. Ben bu eseri insanların doğru dürüst bir platformda görmesini isterdim. Satmak da önemli ama en azından görebilmelerini isterdim. Çok emek harcadım. Maalesef şu anda bu şekilde gösterebiliyorum" dedi.




