Eroğlu, Doku’nun kaybolmasının ardından ailesinin valilikte görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmelerden birinin ardından kendisine kapalı bir zarf verildiğini belirterek, “Doku ailesi arama çalışmaları sürerken Vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra Vali bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana hitaben ‘bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu ‘Gürkan’ isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de bunun üzerine şahsa kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderirken dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde sim kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun sim kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söyledi. Bu sim kartın Gökhan’a ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüs ile gönderimini sağlamıştım. Ben gönderdiğim zarf ile ilgili Vali bey ‘ne oldu sim karta bakabildi mi sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca, ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ‘bakabildin mi, en son sinyal nerde alınmış’ tarzında sordum. O da bana ‘bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Bana tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘zarfı gönderdim teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp Vali beye ‘Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu” ifadelerini kullandı.
‘Para gönderip elden alıyordum, hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum’
Gökhan Ertok’a Vali Sonel talimatıyla para gönderdiğini belirten Eroğlu, “Ben bu Gökhan Ertok ile Vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim. 2017-2020 arasında valiliğin, belediyenin ve Vali beyin sosyal medya hesapları ile ilgili işlemler nedeniyle para alış verişimiz oldu. Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ deyip, ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum. Ben bu konuşmaların içeriğini hatırlamıyorum. Yoğun bir görüşe yaptığım belli, ama ben kendi adıma zaten arama gibi bir durumum yok. Vali bey talimatlı aramıştım. Bu görüşmelerine dair veriler telefonumda da vardır, bu tarihle ilgili veriler varsa yukarıda bahsettiğim sinyal bilgisi ile ilgili olabilir” dedi.
‘Kimsenin kara kutusu değilim’
Gökhan Ertok’un ifadesinde, kendisinin Tuncay Sonel’in kara kutusu olduğunu söylediği sorusu üzerine Eroğlu, “Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım. Gökhan Ertok sanırım Vali beyin talimatlarını benim üzerimden de yaptığı için böyle bir düşünceye kapılmış olabilir. Sim kart aileden nasıl kim tarafından alındı bilmiyorum, yukarıda da bahsettiğim üzere Doku ailesi, Vali beyi ziyarete gelip gittikten sonra Vali bey tarafından bana kapalı zarf teslim edildi. Zarfın içerisinde sim kart olduğunu sonraki zamanlarda Vali Bey ve Gökhan Ertok’dan öğrendim” ifadelerini kullandı.
‘Suçlamaları kabul etmiyorum’
Daraltılmış baz raporuna göre, kendisinin de Gülistan Doku’nun en son görüldüğü yer olan Sarısaltuk viyadüğü civarında 5 Ocak 2020 günü saat 21.12 sıralarında olduğu sorulması üzerine ise “Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gittiysem tek gitmedim, gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Benim asla Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile bir beraberliğim olmamıştır. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hatta hiçbir zaman Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile oturmadım bir yere de gitmedim. Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum” dedi.





