İnsan vücudunu sanatsal bir tabloya çeviren dövme sektörü dünya genelinde bir tutkuya dönüşmüş durumda. Dövme yaptırmak için gittiği stüdyonun eleman aradığını öğrenince sevdiği resim sanatını insan vücudunda uygulamaya karar verdi. İlk başlarda harçlık çıkarmak için dost arkadaşına dövmeler yaparak başlayan Alihan Turgut, büyük işler gelmeye başlayınca kendi stüdyosunu açarak sektörün en önemli isimlerinden birisi haline geldi. Bugün Infinity Tattoo markasıyla mesleğinde 8-9 yılı geride bırakan Turgut’un hikâyesi, aslında pek çok gencinki gibi üniversite sıralarında ders notları ile hayat mücadelesi arasında çok özel bir mesleğe dönüşümü anlatıyor.

Üniversite harçlığından ömürlük mesleğe
Mersin Üniversitesi İşletme bölümüne adım attığında tek amacı, ailesine yük olmadan kendi harçlığını çıkarmaktı. Çocukluğundan beri elinden düşürmediği resim kalemi, 18 yaşında ilk dövmesini yaptırmak için oturduğu koltukta hayatının seyrini değiştirdi. Dövmesini yapan stüdyonun eleman aradığını öğrenince içindeki resim tutkusunu bu alana yönlendirmeye karar verdi. "Neden olmasın?" diyerek attığı o ilk adım, 5 yıllık üniversite eğitimini yarıda bırakmasına neden olsa da ona tutkuyla bağlanacağı bir meslek kazandırdı.

Harçlığımı çıkarmak için başladığım hobi mesleğe dönüştü
Mesleğe ilk olarak harçlığını çıkarabilme mamacıyla başladığını ifade eden Alihan Turgut, “İlk iki yıl sadece çevreme ve kendime ufak tefek şeyler yapıyordum. Ama ikinci seneden sonra baktım ki bu iş harçlık kazanmaktan, hobi olmaktan çıktı; yavaş yavaş ilerleyip gerçek bir mesleğe dönüştü. Hangi dövmeyi yaptıktan sonra 'Ben artık bu işi yapıyorum' dedim bilmiyorum ama o kırılma anından beri aralıksız bu işle uğraşıyorum” dedi.

“El yatkınlığı, korkmamak ve sevmek en büyük şart”
Herkesin dövme yapamayacağının altını çizen Turgut, “Malzeme işin sadece yüzde 20'lik kısmını oluşturuyor. Malzemeler Dolar bazlı geldiği için pahalı ama asıl verdiğiniz ücret el emeğiniz oluyor. Alıp evde sen de yapabilirsin; kendini geliştirebilirsen, el yatkınlığın varsa yaparsın. Ama bir el titremen varsa bu işte çok zor, imkânı yok yapamazsın. Ama en büyük ayrıntı bu işi seviyor olmanız şart” dedi.

İnsan derisine 3 yıl süren anıtsal eser işledi
Dövme yaptırmayı sadece görsel bir tercih değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olarak gören Turgut’un portföyünde olağanüstü sabır gerektiren devasa projeler yer alıyor. Sanatının en büyük eserinin Mersinli bir müşterisiyle yürüttüğü uzun soluklu çalışma olduğunu anlatan Turgut, “Göbeğin üstünden başlayıp iki kol, göğüs, ön vücut ve sırtı komple kaplayan bir iş yaptım. Vücutta boş bir tek nokta bile bulamazsınız. Aralıklı olarak geldi; 3 ayda bir çalışarak tam 3 yıl sürdü. Bu benim için en büyük ve en özel sanat eseridir. Bir de Kıbrıs’tan sırf bu iş için araştırıp Mersin’e gelen bir müşterim vardı. Bacağını komple bileğinden kalçasına kadar, iç ve dış dahil tamamen kaplamıştım. O da çok güzel bir işti” şeklinde konuştu.

"Kalıplaşmış aslan figürlerinden vizyoner tasarımlara"
Sektörün Türkiye'deki coğrafi ve kültürel dağılımına dair gözlemlerini aktaran Turgut, sahil kentlerinin vizyon farkına dikkat çekti. İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da talebin hâlâ zayıf olduğunu, deniz kıyısındaki şehirlerde ise dövme kültürünün çok daha geliştiğini ifade ederek, “Müşterinin düşünce yapısından, isteklerinden ve sana önerdiği dövme figürlerinin görsellerinden ne kadar vizyonu olduğunu algılayabiliyorsunuz. Ben Antalya’da da çalıştım; turistlerin vizyonuyla bizim ülkemizi kıyasladığınızda dağlar kadar fark var. Adam sana öyle figürler getiriyor ki... Bir tablo düşünün, adam tablo getiriyor. Bizde ise kalıplaşmış şeyler vardı; sürekli aslandır, benzer figürlerdir. Ama Mersin özelinde konuşursak son iki yılda insanlar çok gelişme katetti. Artık kaliteye, tasarıma ve özgünlüğe çok daha fazla önem veriyorlar” dedi.
Genç yaştaki dövme hevesine karşı sınırlarını açıkça çizen Turgut, “18 yaş altına ailesi gelse bile kesinlikle dövme yapmıyorum. Şu an 25 yaşında dövme yaptıran birinin 40, 60 veya 70 yaşına geldiğinde de sıkılmayacağı şeyleri yaptırması bence çok mantıklı. Pişman olmayacağı figürler seçmesini tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.

Avrupa’da ameliyathanede dövme yapılıyor
Dünyada dövme teknolojisinin ulaştığı boyutu aktaran Turgut, Avrupa’daki çarpıcı uygulamalardan bahsederek, “Avrupa’da artık çok büyük projeler için hastane kliniklerinde müşteriyi anestezi verip uyutuyorlar. Bone ve maskelerini takmış 6-7 dövme sanatçısı aynı anda vücuduna girip komple kaplama yapıyor. Bildiğiniz doktor ameliyatı gibi... Bunlar eskiden yoktu, Türkiye’de de henüz yok" diye konuştu.
Dövme yaptırmanın kolay, sildirmenin ise acılı ve meşakkatli bir süreç olduğunu vurgulayan sanatçı, sildirme gerekçelerini ise, “Garip bir sebeple gelen pek olmadı. Sevgilisinden ayrılıp dövmesini sildirmek veya başka bir şeye dönüştürmek isteyen çok var ama o bize artık garip gelmiyor, alışkınız. İnsanlar genelde memuriyetten kaynaklı sildirmek istiyor. Polis olmak, devlet memuru olmak istiyorlar, bu yüzden zorlu sildirme sürecine katlanıyorlar” sözleriyle aktardı.

Dövme bir yaşam biçimi
Toplumda dövmeye dair zaman zaman oluşan önyargılara ilişkin de konuşan Alihan Turgut, dini açıdan gerekli makamlarca açıklamaların yapıldığını ve ibadete engel bir durum bulunmadığını hatırlattı. Sağlık boyutunda ise dünya genelinde milyonlarca insanın dövme taşıdığını ve bilimsel olarak kanıtlanmış doğrudan bir zarar bulunmadığını ifade etti.
Dövme yapmanın bir sanat olduğunun altını çizen Turgut, “Ülkemizde bu işe henüz tam anlamıyla 'sanat' gözüyle bakıldığını düşünmüyorum. Daha çok bir mal karşılığı satın alınan hizmet gibi algılanıyor. İnsanların bu konuda bilinçlendirilmesini çok isterim. Yine de stüdyomuzda, takı takmayı sevmeyenler için İstanbul'dan getirttiğimiz geçici yapıştırma dövmelerden, 3 yıl süren devasa vücut kaplamalarına kadar her talebe yanıt vermeye ve bu sanatı doğru tanıtmaya devam ediyoruz” dedi.




