Cadde ortasında kentsel dönüşüm mesaisi
Cadde ortasında kentsel dönüşüm mesaisi
İçeriği Görüntüle

Mersin futbolunun gizli kahramanı, "Futbolcu Fabrikatörü" olarak anılan antrenör İzzet Kızgın’ın yaşam hikayesi, azmin ve fedakarlığın sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Hayatını çocuklara, gençliğe ve Mersin’in geleceğine adayan emektar teknik adam, kendi imkanlarıyla çıkardığı "Bir Ömür, Bin Evlat" isimli eseriyle sadece bir spor adamının anılarını değil; tozlu sahalardan Milli Takım’a uzanan dokunaklı bir insan hikayesini toplumla paylaştı. Üç büyük kulüp başta olmak üzere Süper Lig’de forma giyen 20’den fazla profesyonel futbolcuyu ve 9 milli sporcuyu Türk futboluna kazandıran Kızgın, bu yıldızları keşfetme öyküsünün arkasındaki derin dramı ve gururu anlattı.

Whatsapp Image 2026 05 25 At 19.37.37

İki elini kaybetti ama pes etmedi

İzzet Kızgın’ın hayata karşı verdiği büyük mücadele, henüz çocuk yaşta geçirdiği trajik bir kazayla başladı. Küçükken tandıra düşmesi sonucu sağ elini parmaklarından, sol elini ise bilekten kaybeden Kızgın, insanların kendisine farklı gözlerle bakmasının yarattığı zorlukları aklının erdiği ilk andan itibaren hissetti. Ancak o, fiziksel engellerine ve babasının tüm karşı çıkışlarına rağmen asla pes etmedi. 8 yaşında içindeki futbol aşkının peşinden koşan talihsiz çocuk, Mersin Bahçe Mahallesi’ndeki mahalle arası turnuvalarda top koştururken Ahmet Karataş hocası tarafından keşfedildi. Babasının muhalefeti nedeniyle idmanlara gizli gizli giden ve bir ağacın üzerine saklanarak antrenmanları izleyen Kızgın’ın futbolculuk hayalleri erken bitse de, babasının vefatının ardından antrenörlük koltuğuna geçerek asıl efsanesini yazmaya başladı.

Bir dilim ekmeği suya banarak geçen gençlik

Gençlik yıllarını derin bir yoksulluk ve imkansızlık içinde geçiren efsane hoca, 45 kişilik kısıtlı imkanlara sahip büyük bir ailede büyüdü. Henüz 10 yaşındayken aile bütçesine katkıda bulunabilmek için geceleri sokaklarda sakız ve sigara satan Kızgın, çocukluğunu "Bir dilim ekmeği suya banıp yediğimiz ama futbol aşkıyla her zorluğu aştığımız günlerdi" sözleriyle özetliyor. Yaşam mücadelesi bugün de aynı ağırlıkla devam ediyor; kendisi gibi işitme engelli olan eşi ve yine işitme engelli 3 çocuğuyla birlikte 8 kişilik ailesini tek bir odada geçindirmeye çalışan fedakar antrenörün bugüne kadar başını sokacak bir evi bile olmadı.

Sokaklardan Milli Takım’a uzanan köprü

Kendi hayatındaki tüm bu dramatik yokluklara rağmen İzzet Kızgın’ın 30 yıl boyunca tek bir gayesi oldu: Çocukları sokaklardan ve kötü alışkanlıklardan çekip kurtarmak; onlara vatan sevgisini, disiplini ve ahlakı aşılamak. Nitekim bu çaba karşılıksız kalmadı ve Mersin’in varoş mahallelerinden çıkardığı yetenekler bugün yeşil sahalarda fırtınalar estiriyor. 2021 yılında malulen emeklilik talebi olumsuz sonuçlanınca Mersin SGK binası önünde ses getiren bir protesto eylemiyle gündeme gelen emektar hocaya, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Belediyesi sahip çıkarak antrenörlük desteği ve iş imkanı sağladı. Kendisine uzatılan bu yardım eliyle gençleri eğitmeye devam eden Kızgın, "Benim hikayem, o meşhur dut ağacının gölgesinde başladı. Bu meşakkatli yolun binlerce evladın hayatını değiştirecek bir köprüye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi" diyerek Türk futbol tarihine geçen o asil ve mağrur duruşunu bir kez daha tescilledi.

Muhabir: Seyrani Solugan