Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkeme kararının ardından genel başkanlık koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, parti içi muhalefete karşı tavizsiz bir tutum benimseyerek geniş kapsamlı bir tasfiye süreci başlattı. Özgür Özel liderliğindeki mevcut yönetimin meşruiyetini kaybettiğini ileri süren ve olağanüstü kurultay talep eden muhalif kanadın çağrılarına resmi bir yanıt vermeyen Kılıçdaroğlu yönetimi, rotayı parti içi disiplin mekanizmalarına çevirdi. Kulislere sızan bilgilere göre, yeni dönemde genel merkez muhalif seslerle uzlaşı aramayacak veya af formüllerine kapı aralamayacak.
İlk hedef Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır oldu
Parti içi disiplin hamlesinin ilk ve en radikal adımı, meclis grubunun öne çıkan isimlerinden CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’a yönelik atıldı. Başarır’ın geçmiş dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yönelttiği sert eleştiriler ve ağır ifadeler, geri dönüşü olmayan bir ihraç sürecinin fitilini ateşledi. Özellikle Başarır tarafından sarf edilen "Omuz omuza yürüdüğü arkadaşlarını dövdürecekse tarih onu affetmeyecek" şeklindeki çıkış, yeni genel merkez yönetimi tarafından liderliğe ve partiye sadakatsizlik olarak yorumlanarak kesin ihraç isteminin gerekçesi yapıldı.
İmamoğlu ve belediye başkanlarına acil savunma kıskacı
Genel merkezin başlattığı bu hamle sadece meclis grubuyla sınırlı kalmayarak yerel yönetimler ayağına da sıçradı. Stratejik planın ikinci aşamasında, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere, haklarında yargı süreci devam eden tüm CHP’li belediye başkanlarından acil koduyla savunma istenmesi kararlaştırıldı. Belediye başkanlarının iddialara ilişkin genel merkeze sunacağı bu savunmaların ardından, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilip edilmeyecekleri netlik kazanacak. Fiilen ikiye bölünmüş bir manzara sunan CHP’de bu sert hamlelerin, parti içi güç savaşını geri dönülemez bir krize sürükleyeceği öngörülüyor.
“Beni halk seçti, meşruiyetini saraydan alanlar beni yargılayamaz”
Kendisine konuyla ilgili sorulan sorulara “Beni binlerce Mersinli seçti. Bizi milyonlarca yurttaşımız, partilimiz o irade bu koltukta oturtuyor.
Beni sarayın atadığı bir hakimin bir imzalı dilekçesi o oturtmuyor. O yüzden gülüyorum. Kimi ihraç ediyorsunuz? Ben şu anda oturduğum koltuk İsmet İnönü'nün koltuğu, Bülent Ecevit'in koltuğu, Sayın Özgür Özer'in, Sayın Bülent Ecevit'in, Sayın İsmet İnönü'nün koltuğunda oturuyorum ben. Beni mi ihraç edecek? Buyursun. Buyursun. Buyursun. Bizi millet destekliyor.
Halk destekliyor. Eğer bu bunu da yap Kalkacaklarsa buyursun. Ama dediğim gibi. Ve ben ben meşruyetimi halktan alıyorum, milletten alıyorum. Saraydan almıyorum. Saraydan alanlar beni yargılayamaz” şeklinde yanıt veren Başarır, partisi için hangi kademede olursa olsun çalışmaya devam edeceğini söyledi.



