Mersin merkezinde ekonomik ömrünü tamamlamış binaların kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi projeleri hız kazanırken, yoğun yaya ve araç trafiğinin ortasında yapılan yıkımlar tedirginlik yarattı. Aktif bir cadde üzerinde, yaya ve araç trafiğinin en yoğun olduğu saatlerde başlatılan bina yıkım çalışması, şehir içi şantiye yönetimindeki aksaklıkları ve riskleri bir kez daha gözler önüne serdi. Dev ekskavatörlerin enkaz üzerinde harıl harıl çalıştığı esnada, günlük hayatın tüm hızıyla ve tehlikenin gölgesinde akmaya devam etmesi dikkat çekiyor.
Kepçe darbesi yukarda vatandaş aşağıda
Yıkım alanının etrafı geçici saç bariyerler ve plastik uyarı dubalarıyla çevrilmiş olsa da, bariyer kapılarının açık bırakılması ve yaya koridorunun iş makinelerine sadece birkaç metre mesafede bulunması büyük risk oluşturuyor. Kepçenin betonları parçaladığı esnada kaldırımdan geçen çocukların ve ailelerin, yukarıdan sıçrayabilecek taş veya moloz parçalarına karşı tamamen korumasız olduğu görülüyor.

Şehir içi yıkımlarda "tam koruma" şart
Uzmanlar, mesken ve yaya yoğunluğunun yüksek olduğu bu tür merkezi caddelerde yapılan yıkımlarda sadece duba koymanın yeterli olmadığını vurguluyor. Çalışma süresince caddenin yaya trafiğine tamamen kapatılması, tünel bariyer sistemlerinin kurulması ve çevreye salınan asbest ile tozun engellenmesi için arazözlerle kesintisiz sulama yapılması gerektiği hatırlatılıyor.



