“Temiz Ekran Hareketi” adlı basın açıklaması öncesi konuşan Mersin Aile Platformu genel sekreteri Sayit Yılmaz “Değerli basın mensupları. Kıymetli STK başkanlarım. Değerli emniyet mensubu arkadaşlarım. Akademisyen arkadaşlarımız saygıdeğer, siyasi partilerin temsilcileri. Bugün burada Temiz Ekran Hareketi'ni başlatmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Büyük Aile Platformu olarak üç yıla yakın zamandır derin bir çalışma içerisindeyiz, saha araştırması içerisindeyiz. Bunu da lokomotifimiz olan İstanbul Aile Vakfı vasıtasıyla gerçekleştiriyoruz. Ve bir yıl önce yaptığımız saha araştırmasında karşımıza ekranların ne kadar tehlikeli olduğu çıktı. Şahitlik alanında mutlu olan insanlarımız haberdar olma alanında ne kadar mutsuzlardı. Yüzde doksan dört oranında "Aile deyince ne hissediyorsunuz?" sorusuna "Mutluluk, mutluluk, huzur ve sevgi" diyen insanlarımız, "Komşu için ne düşünüyorsun?" dediğimizde yüzde yetmiş dört oranında bu cevabı verdiler. "Şehir hakkında ne düşünüyorsunuz?" dediğimizde yüzde altmış yedi oranında, "Ülke hakkında ne düşünüyorsunuz?" dediğimizde yüzde elli altıya düşen bir oran gördük. Bu bize gösteriyor ki bizi huzursuz eden bir haber alma sistemi yani medya var karşımızda. Televizyonlar var ve bu ekranlar bizi her geçen gün daha da kötüye götürüyor, mutsuz ediyor” dedi.

"Artık vatandaşımız ıstırap çekmesin"
“Biz bunların bize her gün bombardıman yaptığını, her gün bizi sıktığını ve insanlarımızı yok etmeye niyet ettiğini görüyoruz ki bunu da Aralık ayında katil İsrail'in Başbakanı Netenyahu'nun ağzından bizzat dinledik” diyen Yılmaz “Diyor ki "Yemen'den Irak'a yedi tane cephemiz var. Bunların hepsinde kazanıyoruz ama sekizinci cephede başarısızız." Sekizinci cephe dediğinin ne olduğunu tahmin ediyorsunuz. Sosyal medya ve medya alanı. Bunun için daha çok çalışmalıyız diyor. O yüzden çok çalışıyorlar ve çok yakın zamanda biz Eren Şentürk'le başlatmıştık Mersin'de hareketi. Evlat nöbetleri dedik, nesline sahip çık dedik, ekranların emzirdiği çocuklar dedik. Her gün binlerce konferans düzenledik bu ülke çapında. Para yetmedi ama bir musibet geldi hepimizin karşısına bir durumu çıkardı. Lütfen bu ekranlardan artık vatandaşımız ıstırap çekmesin. Dizi filmlerinden sabah kuşağı programlarına, haber programlarından reklamlara, çocuklarımızın zihinlerine lağım akıtılıyor. Geçen hafta manifestosu vardı. Biz bunları ifşa etmekle mecburuz, meşgulüz. Bunu yapmaya mecburuz. Bunun için mücadele ediyoruz. Bunlar sağlıklı şeyler yapmıyorlar. Bunlar çocuklarımızı elimizden alıyorlar” sözlerine yer verdi.
"Kültürel emperyalizmin işgal girişimiyle karşı karşıyayız"
Memur Aile Platformu adına “Temiz Ekran Hareketi” adlı basın açıklamasını okuyan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanvekili Levent Temel, aile kurumunun önemine dikkat çekmek ve televizyonlarda yayınlanan gündüz kuşaklarına karşı tepkilerini koymak için bir araya geldiklerini belirtti.
Temel “Bize iştirak ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Basın açıklamamıza geçiyorum. Basın açıklamamızı Memur-Sen Başkan Vekili Levent Temel kardeşimiz yapacak. Allah hepinizden razı olsun. Çağrımızdır. Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve çağırıyoruz. Aziz milletimiz, ülkemizin önde gelen sivil toplum platformları, seksen bir ilimizde bu ortak açıklamayı hep beraber yapıyor. Bugün 15 Mayıs. Emperyalist devletler ve uşakları tarafından 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali üzerine Anadolu’nun dört bir yanından bir milletin bağımsızlık mücadelesi başladı. Günümüzde ise kültürel emperyalizmin işgal girişimiyle karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var” ifadelerine yer verdi.

"Bu mesele milli güvenlik meselesidir"
“Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflamakta, çocuklarımızın zihinleri ve kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır” diyen Temel “Bu mesele ne yalnızca bir yayıncılık tercihi ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir. Şiddetin, suçun ve mafyanın özendirilmesini istemiyoruz. Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımları istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz. Reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen yayınlar istemiyoruz” dedi.
"Aile ve çocuk dostu içerikler en güçlü şekilde teşvik edilmelidir"
Temel "Çağrımızdır yine; başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya, kültürel işgale geçit vermemeye davet ediyoruz. Gazze’de soykırım uygulayan İsrail’i desteklediği için boykot ettiğimiz firmalar var. Bu firmalar çok yüksek reklam bütçesine sahip. Sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar bu firmalara teslim olmasınlar. Medya ve sosyal medyayı savaş cephesi ilan eden İsrail’in, boykot ettiğimiz firmaların reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlarımız üzerinde kurduğu baskı zinciri kırılmalıdır. Sorumlu ve sağduyulu diğer reklam verenler de bu konuda boykot ettiğimiz firmaların dümen suyundan çıkmalıdır. Reytingi ve reklam gelirini tek ölçüt olmaktan çıkaran düzenlemeler artık yapılmalıdır. Zararlı içeriklere karşı daha etkin denetim mekanizmaları işletilmelidir. Aile ve çocuk dostu içerikler en güçlü şekilde teşvik edilmelidir. Temiz Ekran Hareketi, sorumlu yayıncılık çağrısıdır. Toplum mühendisliğine geçit vermeme kararlılığıdır. Aileyi, nesilleri ve milletimizin geleceğini koruma iradesidir” sözlerine yer verdi.
"Ne tek bir karış toprağımızı ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz"
Son sözlerine yer veren Temel “Ecdadımız dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti. Bize bu cennet vatanı emanet etti. Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var. Bunlarla da bizler aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu sorumluluk hepimizindir. Ne tek bir karış toprağımızı ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz. Bu akşam sosyal medya üzerinde sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, oyuncular, yapımcılar, senaristler, kanaat önderleri ve münevverler Temiz Ekran Hareketi manifestosunu paylaşacak. Tüm vatandaşlarımızı bu manifestoyu paylaşmaya ve desteklemeye davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" dedi.





